Ağzımın tadı yoksa , hasta gibiysem , Boğazımda düğümleniyorsa lokma , Buluttan nem kapıyorsam , vara yoğa Alınıyorsam , geçimsiz ve işkilli ,…
Bir yağmurla çıkıyor rıhtımına sıkıntının, büyük kayıkların dönüşünü gözlüyordu, akşam balığın karnında bekliyor.…
Her dakikasını ayrı hatırlarım Erenköy'de geçen zamanımın. Rüyama girer bir arada, İstanbul, bahar ve Türkânım..…
Bağlı kollarımı çizmek kimin aklına gelir kelepçeli o zamanlar bir kız kaşıkla su içirir başımı çevirince -yeter demekti bu-…
Dişli rüzgarlara karşı büyüttüm Düşman gecenin içinde seni Bir damlacık aydınlığım Kalemime kağıdıma şavkı vuran…
Gece oldu yandım Tepeden tırnağa donandım İndim şehre pırıl pırıl Geçtim ışıklar içinden…
Ağaçlar ki atlar gibi ayak üstü Uyurlar, başlarında düş torbaları, Dalgın, el ele geçiyorduk uykulu Ağaçları. Bulutları geçiyorduk,…
Öyle durgun, sıcak saatler vardır ya, Hani kararmış tahtalar, nikel, bakır Işır karanlık odalarda, kanarya Susar, kedi uyur, yazdır.…
Bütün karanlığı versem size giden geceyi durduramazsınız Işır odamızın havası kaçar çeşmelerinizden durduramazsınız Ben denize bakarım sandalca uzaktan Siz yüzersiniz bir kuş uçar…
Denize vuran balıkçı bir aynadan döner bize yüreği rüzgara göre mintanı yamalı…
Bana benzer bacalar aşkla tüten, Kaçırırlar Gece'den düşlerini. Üstümdeki çardak ve bu dal benden, Gökyüzü bahçem, bulutum kan rengi.…
Ölü bir kente sürülmüş, tutuk Sinsi bir sokakta tek başına Sorumsuz bir denizde gülümser. Bencil renklerden uzak, benekli…
Gökteki uçurumdan başım dönse de, Sokulurdum az daha, az daha. Gömük yarı belimize kadar, büyük Yarı belimizden öte, cıvık…
Bütün bayraklarımı çektim gönderlere, Kanımın sıcak rengine boyadım kenti. Taşlar döşedim öfkelere giden yola, Elimin tersiyle düzledim kuleleri.…
Benim yârim iki dirhem bir çekirdek Hoppa mı hoppa Rakı içer Kadeh kırar…
15 / 78 gösteriliyor