Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti, Zaferle kalbimize yazdık Cumhuriyeti... Sakarya'dan su içtik o çelik süngülerle,…
İlk öğrenimini Uşak'ta, orta öğrenimini Sivas'ta tamamlayıp, 1927'de Mülkiye Mektebi'ni bitirip idari hayata atıldı. Bursa'da maiyet memuru olarak staj yaptıktan sonra Mudanya kaymakam muavinliğine atandı. Daha sonra Ünye ve diğer çeşitli ilçelerin kaymakamlıklarında ve bir süre de Artvin vali vekilliğinde bulundu. 1938-1943 yılları arasında mülkiye müfettişliği yaptı. 1943 yılında 7. dönem Kütahya milletvekili seçilerek meclise girdi. İlk şiirleri yüksek öğrenimi sırasında Milli Mecmua'da yayınlandı. Anadolu'da görev yaptığı yıllarda tanıdığı yöreler, kişisel izlenim ve gözlemleri şiirinin duygu ve düşünce kaynağını oluşturdu. Doğayı izlenimci bir gözle, ülke gerçeklerini ve bireysel duygulanışları içli bir duyarlılığın sezgileriyle ve öznel bir bakışla, şiirinde yansıttı. Dönemin "Anadolu Şairi" olarak ünlendi. Eşini ve kızını kaybetmesi şiirine hüznü ve iç duyarlılığı getirdi.Sarı Kız Mermerleri adlı şiir kitabını kızına adamıştır. Anadolu'dan değişik, canlı görünümler çizmiştir. Kullandığı simgeler ve yaptığı betimlemelerde "hayal"i ön planda tutmuştur. Doğa, gurbet, deniz, ölüm ve özlem, şiirlerinin başlıca temalarıdır. Hece ölçüsü geleneğine kısmen bağlı kalmıştır. Giderek öz bakımdan, bu geleneğin öncüleri olan Faruk Nafiz Çamlıbel ve Orhan Seyfi Orhon'un etkilerinden arınmış, çağdaş Fransız şiirinin yapı özelliklerinden yararlanmıştır.Son Şehir adlı şiiri onun şiirindeki bu değişim ve gelişime işaret eder. Öz ve sade bir söyleyişi vardır. Şiirlerinin önemli bir bölümü Türk Müziği bestekarları tarafından bestelenmiştir. Özellikle Kaptanzade Ali Rıza Bey ve Cevdet Çağla'nın yaptığı besteler halk tarafından çok sevilmiş ve beğenilmiştir. Bu gün bile bu şarkılar söylenmekte ve yeni kuşaklar tarafından benimsenmektedir. "Yıldızların Altında", "Eğilmez Başın Gibi", "Kapıldım Gidiyorum" adlı besteler örnek verilebilir. Genç yaşta verem hastalığından vefat etti.
Efe'nin Bayramı
- Deniz Sarhoşları, 1926 (değiştirilmiş 2. Basım, 1929)
- Yayla Dumanı, 1934
- Sarı Kız Mermerleri, 1940; Yayla Dumanı-Seçme Şiirler
- Deniz Hasreti
- Veda
- Aşkımın Kini
- Bir Hançer İstiyorum
- Dağ Başında Bir Gece
- Efe'nin Müjdesi
- Engin Şarkısı
- Kim Bilir?
- Sevgiliye
- Sevgiliye Üç Sual
- Sılaya Giderken
- Son Dilek
- Yıldızların Altında
- Munzur dağları
Ömer Bedrettin Uşaklı şiirleri
Nihad Ali Üçüncü'ye Titrek sahillere güneş doğunca, Gözlerim, görünmez dağları selamlar...…
O çoşkun gençliğimi bütün yoluma verdim, Git, kanlı gözlerimde ateşlenmesin derdim.. İçimde şimdi sana bir fırtına var kinden, Hicran zamanlarında mesuttum şimdikinden...…
Kuyrukları düğümlü atlarımız çamurda Kamışlarla çizilmiş bir aynada gölgemiz... Gözlerimiz akşamdan süzülen ince nurda; Karşımızda nehirle kucaklaşmış bir deniz…
Portakallar altında geçmiyor bu yıl güzüm Gönlüm uzak bir köyün gelecek baharında. Aylar var ki, ey tanrım, görünmez oldu yüzüm Dört atlı yaylıların süslü aynalarında.…
Bu gün de sonbahardan süzülüp doğdu akşam Dağların yere indi koyu serin gölgesi. Uludağ etekleri al ipekten bu akşam Düştü yeşil ovaya kubbelerin gölgesi.…
Kızıla boyanmış koynunda sular, Yandın mı bu gurbet elinde Çoruh? Bayburtlu Zihnî'nin koşması mı var Türküler söyliyen dilinde Çoruh?…
Baktım ki yar belinde Kollarım düğümlenmiş; Yalçın dağlar elinde Yollarım düğümlenmiş...…
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor, Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum. Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor; Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum.…
Köpükten omuzları birbirine dayanmış Yüksek, mağrur başları akşam rengiyle yanmış Sahile koşuyorlar bak deniz sarhoşları! ..…
Eğilmez başın gibi Gökler bulutlu efem.. Dağlar yoldaşın gibi, Sana ne mutlu efem!…
Çoban yıldızı gibi Gönlüme kaydın Ayşe! Bir peri kızı gibi Saçını yaydın Ayşe!…
İşte yapayalnızız Güzelim, altım tacım. Bırakta sandalımız Engine yelken açsın;…
Sularından içtiğim akşamdan beri şenim Ey günümün doğduğu diyardan geçen Göksu! O bulanık suların kevserim olsun benim, Ey çamlık ormanlardan, dağlardan geçen Göksu…
Güneşle beraber söndüğüm akşam, Ağlayacak hangi rüzgâr, kim bilir? Mermer bir heykele döndüğüm akşam, Başucumda kimler yanar, kim bilir?…
15 / 27 gösteriliyor