Bir Yol Şiiri

O Osman Kaplan
0 Altın Yaprak
Garaja erken geldim yine Otobüs beni bekler, ben otobüsü… Saat 00.00 Yeni bir günün ilk saniyeleri Yola çıkarız bir iki dakika sonra… En öndeyim, ne güzel yolu izleyerek gideceğim Sonsuz yollar gibi, sonsuz hayaller kuracağım Yine bir krallık kuracağım sabaha kadar Bir başka krallığın prensesine aşık olacağım Çok uzak bir ülkede olacak, sevdiğim Ve yol bitince, diğer yolculukta başlamak üzere tekrar Bir kenara koyacağım, kurduğum ve yıktığım krallığımı… Acı bir kahve içeceğim Biraz vakit geçtikten sonra ışıklar sönecek Gözleri açık bir ben, bir şoför, birde ben gibi derin düşüncelere dalmış bir iki kişi kalacak… Yorgunluk verecek yine bu yolculuk Uyumayacağım, düşüneceğim, hayallere salacağım yine kendimi… Derken ufak bir şehirde bulacağım kendimi Ufak ama hayallerimin, şiirlerimin şehri Sevdiğimin yaşadığı, benim yaşayamadığım şehir, diyeceğim ona Beklediğim, sevdalandığım, yandığım, ağladığım şehir diyeceğim… Hep bu şehir yüzündendir; Benim bir şehri özlemeyişim Hiçbir şehri sevmeyişim Çünkü hiçbir şehirde bir aşkla, beni bekleyen olmadı… Hiçbir şehrin vitrininde sen ve benim yansımamı görmedim ben Hiçbir şehrin pastanesinde simit ve çay içmedim seninle Ama seviyorum yine bu şehri yalanlar söylüyorum kendimce Kendim bile inanmadığım… Bu şehir senin yaşadığın şehir Bu şehir kalbimin attığı şehir Bu şehir sevdamın şehri… Bu şehir seni özleyen şehir, sevdiğimin şehri… Yol devam ediyor, yarılamamışız yolu daha Birden aklıma masmavi bir deniz geliyor Ve birden karanlıkta buluyorum kendimi Denize bakarak, kumların üzerinde çıplak ayaklı, saç sakal birbirine karışmış, pecmurde bir halde oturmuşum… Yakamozları, dalgaları, dalgaların dövdüğü kayaları, ayı, yıldızları izlerim… Aklımda sevgilim… Hasretim… Özlemim… Denizi bundandır sevmem, masmavi gözlerini görürüm, hasretimi hafifletirim bir nevi Şiirler yazarım, amatörce… Zaten kim ister ki şair olmayı… Sevdiğimin şairi olurum yalnız, bakidir bana… Yolu yarılamışım, pamuğun kale olduğu bir şehirden geçerim Bu şehir bana şu travertenlere benzettiğim; beyazlığıyla ve saflığıyla Sevdiğimin yüreğini hatırlatır… Bu aşkımı hatırlatır… Duygularımı hatırlatır… Yol gider, ben giderim, birkaç yolcu biner, bir kaçı iner Her yolculuk gebemidir? Hasrete veya kavuşmaya diye düşünürüm Cevapta bulamam doğrusu! Diğerleri için belki öyledir ama Benim için her yer özlem yalnızca Her yerde ayrı ayrı bir özlem yalnızca Her şehirde, senden bir parça var sanki Öyle anlam yüklemişim senelerdir Öyle seviyorum işte… Yol devam ediyor, buda ne gözlerim kapanıyor Allah' ım uyumamam lazım Derken… Gözlerim kapanıyor… Ve bir şehir karşılıyor beni Yine yol bitti şimdilik… Ama şiir bitmiyor Karanlık ve soğuk… Üşüyorum Kendimi bir sabahcı kahvesinin, sobaya yakın, kuytu bir köşesine atıyorum Usta demli bir çay… Diyorum… Yorgun ve uykuluyum Ve alıyorum elime kalemi, not defterimi… Başlıyorum yazmaya; Seni seviyorum Seni seviyorum Seni seviyorum Seni seviyorum Seni seviyorum ...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.