Geceler gözü yaşlı sokaklar dertli ayaz, Yaram var iki başlı yetmez gönülde niyaz. Hangi sayfası beyaz, akıp gider seneler.…
Şair 1959’da Kırıkkale ili Sulakyurt ilçesi Koru köyünde doğdu. İlkokulu doğduğu köyünde ortaokul ve liseyi Hasanoğlan Öğretmen lisesinde, yüksek okulu Ankara Eğitim Enstitüsünde tamamlayarak öğretmenlik görevine başladı. Diyarbakır, Çankırı, Elazığ, Kayseri ve Kırıkkale’de görev yaptı. Şair, hece ölçüsünü benimsemekle beraber aruz ve serbest vezinde de eserler vermektedir. Gülce Edebiyat Akımı’nın öncülerinden olup, akımın nazım türleri ile ilgili çok sayıda çalışması mevcuttur. Değişik türde edebi sanatlar ve edebi terimlerle ilgili çalışmalar yapmıştır. Ayrıca dünya edebiyatı nazım türü örneklerinden Türk şiirine uyarlanmış çalışmaları vardır. Dede Korkut hikâyelerinin tamamını Gülce nazım türleri ile şiirleştirmiş, geçmişten günümüze halk ozanları ve halk şairlerinin hayatlarını şiirleştirmeye çalışmaktadır. Bir yerel gazetede ve bazı internet sitelerinde köşe yazarlığı da yapan şairin değişik antolojilerde, dergilerde ve yerel gazetelerde şiirleri yayınlanmış olup eserleri şunlardır.
1-Tuğra / 2009
- 2- Hicran Düştü Sevdama / 2009
- 3- Gülce Edebiyat Akımı-GÜLDESTE / 2011 (Osman Öcal-Refika Doğan)
- 4- Tuğra II / 2011
Osman Öcal şiirleri
Vatan birdir töre birdir tuğ birdir, Dedem korkut Oğuz Ata han bizim. Sevinç birdir tasa birdir yuğ birdir, Avşar bizim Türkmen bizim san bizim.…
Yüze bakmak değil sevgidir aslı Bakarsam yüzüne boşa sevdiğim Boş yere yanmıştır Kerem'le Aslı Bakarsam yüzüne boşa sevdiğim…
Dert silse melekler kâr mı eceler? Lâl olsa bu dillim ismin heceler, Ömrümü zindanda koyan geceler, ……….Bana sevdiğimi geri getirin,…
Şu hayvanlar âlemi, yurt tutarken toprağı; Anlamaz nasipsizler, tutuşmaya köz gerek. Ağaç bile iniler, yel alırken yaprağı; Kan emen sülüklere, kokuşmadan tuz gerek.…
Memleketim yüreğimde son acı, Ya dere kenarı ya dağ yamacı. Koru, İn Köy, Kale ya da Danacı… Adını yazıya döker giderim……
Uykuya dalınca sayıklar beni; Ayıkken mor ışık yaymadı Cennet. Horanta içinden ayıklar beni; Bir ömür kocadan saymadı Cennet.…
Ne güzel yaratmış ulu yaradan; Eller gibi saymadım ki sıradan. Başım suda yürüyorum karadan, Elimde değil ki seni sevmemek.…
Öğüdüm var sana dinle ey çocuk! Ozan pınarından kanmayı öğren. Nice işimiz var senle ey çocuk! İrfan sofrasına banmayı öğren!…
Emanet etmiştim seni aşkına, Alınca haberi döndüm şaşkına, Engel mi kalmıştı selden taşkına. …..Döktürdün kapıma sarı samanı,…
Ben çöldeyken sen vahada yanmışsın, Kırıp yüreğini yalnız kalmışsın, Dön gel kurban diye haber salmışsın, Bazen söner bazen yanar ışığın.…
Görmedi bu memleket daha evla bir yiğit, Uyuz tayla ünlendin yazayım beyit beyit. Kaderin nasipliymiş zaman buyurdu ferman,…
Can bedende beden bende yaşarken, Sevgimiz baş verir baş Kırıkkalem. Kızılırmak kıvrımını boşarken, İncinir dökülen yaş Kırıkkalem.…
Ne çisil yağmurda ne gönlü buzda, Ne al yanak ne bal dudak bir kızda; Benim gönlüm bir güzele sevdalı; Sevgi onda sevda onda aşk onda.…
Kökleri derinlerden çıkıp gelen milletin, Dar günün eşiğinde düşmüş nice kalası; Yıldırımlar misali akıp gelen milletin, Asırlara hükmeden tutsak kalmış balası.…
15 / 22 gösteriliyor