Yağmur yürüyüşlerinde terk ettim; Ihanetine olan nefret bağımlılığımı, Küçük ayrıntılarda büyük yokluğunu hatırlatıyor bu şehir,…
Bir yağmur yanaşıyor gönlümün iskelesine… Yağmur damlalarının sesi haykırışlar gibi yüreğimi acıtıyor bugünlerde.. Gözlerimin önünde yine hayalin.. Gözlerini, sözlerini, dev gülüşl…
Kuruyorum soframı ayışığı vurmuş ihanetinin yüzüne Kayıp ilanı asılı gamzelerinin gizinde.. Göğsümde ise ay vurgunu bir esaret Nefessiz kalmış seni özlemlerim..…
İstanbul hüzün yağıyor, Yüreğimde sert damlalar, Sevdam özleminle ıslanıyor, Gözü ıslak gecenin acılardan..…
Bir yalan; içinde umut ya da sen.. Ben hüzünlerimle besleniyorum… I.…
Sen hiç "hiç kimse" oldun mu kendine sevgili? Ya da kimse seni gördü mü ay ışığını toplarken, yüzündeki çiçek tebessümlerle..…
Bilmek sadece sanmaktır Sanrılardan silinmiyor İhanetlerin sesi…! Sürgün yemiş yürekler…
Mavinin esrik tutsaklığı Büyür bir kuytuda Uzakta bir karanlık aydınlanır Sonbahara siner hasretin rengi…
Yağmur değil, hasretindi yüreğimi ıslatan.. Yıllarımı ve sesizliğimi dolduran sensizlikti.. Özleminin o tarifsiz kokusu yayılırken, Yalan damlalardı ruhuma akan..…
Yağmur saatlerimde beklemiştim seni, Başka başka anlamlar yüklemiştim, Ağrıtan, ağlatan, ağır damlaların sesinde.. Nisan yenilgilerimde…