Şimdi Ayrılığa Susuyoruz

Ö Özgür Havuz Özgür Havuz
0 Altın Yaprak
Şimdi ayrılığa susuyoruz... Gözlerin kadar yabancı bana bu kent ve ellerin kadar soğuk... Bir sokak ortasında yalnızlığa bırakıyorsun ellerimi, Tüm kelimelerim ölüme vuslat düşüyor ardından... Ezberimde kalmış gözlerin, Göremediğim düşlerde bile, Hayalime düşüyorsun... Derin bir nefesle çekiyorum, Ayrılığın soluğunu, Kent gri dumanlara karışıyor... En siyahını giyiyorum yasların, Ayrılığın dik merdivenlerinden iniyorum, Sessizce... Bir bayram arifesi sanki, Halaylar tutuluyor karşı köyde, Bir düğün alayı geçiyor önümden, Beyazlara bulanmış bir gelin düşüyor gözlerime... Az sonra, Bir çocuk dileniyor benden, Oysa ceplerimde acılarımdan başka bir şey kalmamış... Umut kokan düşler biriktiriyorum sana, Sen tüm sevmelerimi intihara sürüklüyorsun... Seni sevmenin böylesi akla zarar/mış, Zararlara uğratıyorsun tüm senli yanlarımı... Uçurumun kenarından bakıyorum sana, Kent hala gri dumanları soluyor Ve soluksuz kalıyorum sana, Tüm geçmişimle... Ardından yazdığım şiirler, Suskun Ve Ağlamaklı bir gün geçiriyor... Düşüyorum... Acı bir kahkahaya boğuluyorum dudaklarında, Acısı bana, Yarası bana... Temmuzun sıcağında, Teninde kavuruyorsun beni, Oysa ben şubat soğuklarında üşüyorum... Ellerin kadar soğuk bir uykudan uyanıyorum, Gördüğüm bir düş/tü.. Geceye siyah bir matem düşüyor, Çığlıklarım da boğuluyorsun, Adın yine dudaklarıma düşüyor... Yarım kalıyorum bir şiirin dibinde, Aynaların ardında sır oluyorum, Nefretim kendime, Beni gördüğüm her yerde...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.