Pazar Nedimesi

R Reha Başoğul
0 Altın Yaprak
posta güvercinleri... artık daha sever oldum, daha sevecen, daha beyaz bakıyorlar artık bana... hiç de soğuk değil ve hiç de eskisi kadar yavaş atmıyor minik kalpleri... sıhhatin sabun köpüklerini patlatan çocuk gibi oynamak bu sokak aralarında ve her geçen anın adını koparmak gül yapraklarından... sessiz konuşmalar söylenecek sallanan sandalyeler üstünde ve ebrularda yüzünü çizmeyi beceremeyeceğim yine belki... bu kaçıncı sergi bu kaçıncı resim diye saymıyorum artık ve artık sadece suyun özüne dalıyorum bir yunus gibi ve Yunus’un içerisindeki deli gibi... sadece bir obua sesinin hızında yazacağım adını sulara ve kimse tanıyamayacak böylece yüzünü sözünü kalbimin kapakçıklarında kanatacağım ve salacağım atardamarlarıma... hiç temizlenmeye gerek duymayacaksın orada.... ne denli iri kar taneleri yağıyor artık kitaplarıma ve soğuyor iyice yazdıklarım ve sıcaklıklarınızın arasından sadece enerjiniz ve bana bakan gülümsemeniz düşüyor ve bir taçla tutturuyorum onu boş sayfalara... hiç yazı olmasın istiyorum orada... sadece düşlerinizi çizmek ve boyamak istiyorum kara kalemle kalınca... bir tazecik gül kurusu oldun artık sen ve neşelice bakıyorsun artık etrafa özgürce... ya bizlerden ne bıraktın yıkayamayacağım kokulu pelerinin dışında ve dostlarım orada mı soruyorlar mı beni "ne yapıyor bizim deli?" şu erkekler niye bu kadar açlar kadına ve sonra niye bana patlarlar kadınlar yolda, sokakta, telefonda ve lafta... işte birini daha aldı benden erkeklerin bu açlığı ve çeviremeyecek artık gül kurum telefon tuşlarını... orada yaşama düşlerini ansiklopedilerde bile göremeyeceğiz artık ilerde... annenin gözkapaklarına sahip olamayışını, babanın mezarsız oluşuna yanışını ve küçük masum mavi gözlü kardeşinin bağırışlarını ise duyacağız kulaklarımızda hep birlikte... ve bilinmez gözler olarak bakacağız ve artık sarılamayacaksın bana biliyorum ama yüreğimde saklı kalacaksın yine... hep bunlar yazacak sinema afişlerinde ve sadece senin oynadığın bir başrolde neon lambalarda kahkaha atan fotoğrafın düşecek şehrin ve doğanın yakamoz lağımlarına... ve filmin sonunda yazılanlarda alacaksın ödüllleri... en iyi yönetmen, oyuncu, müzik ve kostüm... benim hayatımda en iyi filmi olmayacaksın belki ama ya onlara ne demeli? ya onlar kimi alkışlayacaklar şimdi tek seyrettikleri bu trajedi filminde? anlamsız şakşaklardan başarı öykülerine sadece sözlükteki adını bilecek herkes ve tazecik bahçelerde düşleyecekler seni... bir sevgilinin hediyesinde gülümseteceksin sevileni ve genç kızlar sürecekler bazen seni boyunlarına işveli... ya bülbüller? hep onlar sana aşık olacak değil ya şimdi sıra sende artık nidaların onlar için atmalı ve teşekkür etmelisin onlara... ben ise sadece susarak alkışlayacağım seni kaderin cilvesindeki rolümde... hep bana düşer bu suskunluklar zaten ve ölüm denen kurtuluşun açıklamasını yapmak da sızar yapılan konuşma programının son satırlarına... ne meşhur adammışım ben ki şu ölümü tatmadan anlatmak ve özümsetmek olmuş benim görevim... bi tatsam zaten ne kadar silecekler gözyaşlarını ve ne kadar gözükecek dişleri? huzur rüzgarları ve gözlerindeki ışık yıldızları... bunlarla bırakıyorum seni yeryüzüne ve ne mutlu ki birinin daha mezarı gözükmedi yüzüme? sanırım bu yüzden ölümden hiç korkmadım ve senin gibi susadım obuanın notalardaki saltanatına... benim için çal her baktığım resimde her dinlediğim müzikte her soluduğum nifakta... ve gülümse senin için yaratılan yeni yemyeşil ve berrak denizde ben mi? beni düşünme ben yine saka kuşu gibiyim merak etme her gözü oyuluşunda daha güzel ötüyorum ve doluyorum ölüm türkülerini dilime... biraz da fırçamı süreceğim sudaki bana bakacak akisine neyse unut bunu beceremeyeceğim gene sen mi? sense bir şahin kadar asil bakıyorsun biz fanilere ve yüzün bir deniz perisi kadar nur gözüküyor gözüme umarım sözünü unutmazsın gülümse... babalar gününde bize verdiğin hediyeyle gülümse ki saka kuşun coşsun pazar ilahisiyle pazar nedimesiyle...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.