Hey buradan geçen güzeller, Aranızda yârim var mı? Soğuk su içen güzeller, Aranızda yârim var mı?…
Yine esti ayrılığın rüzgârı Kışa döndü gönlümün ilkbaharı Kar kapladı başı yüce dağları Ahu gözlü nazlı yardan ayrıldım…
İstemem nergisi, gülü, laleyi, Başıma almışım büyük belayı Verse de barışmak için dünyayı Al yanaktan gül dermeden barışmam…
Çocuk olsam bu akşam şu salıncağa binsem Çıksam ta tepesine kayıncaklardan insem Dönsem atlıkarıncada sabahlara kadar Unutsam dertlerimi, tasa nedir bilmesem…
Daha dün, dünyaya yeni gelmiştin Acıktıkça ak sütümden emmiştin Bir yaşında, anne, baba demiştin Şimdi gider oldun ellere, kızım…
Geçmez oldu gurbet elde günlerim Sıla diye söyler durur dillerim Gurbet elde yaman oldu hallerim Ben gurbeti, gurbet beni bırakmaz…
Hicran haberi bu; dilhûn etti gönlümü Daha yaşamadan, aldı gitti ömrümü Sanki kurşun yedim, bilemedim kendimi Hasret, yine hasret, ben daha çok beklerim.…
Yine efkârlandı bu deli gönül Derdine bir çare bulamaz oldum Ölçülmez onunla ne gül, ne sümbül O yâri aklımdan silemez oldum…