İşte yine İstanbul. Alçalıyor uçak Florya üzerine, sağ taraf açık seçik Yeşilköy.…
Robert Koleji'ndan mezun olduktan sonra İngiltere'deki çeşitli üniversitelerde öğretim gördü. İktisat üzerine doktora yaptı. İktisatçılık yapmamayı tercih eden Margulies Londra'da hayatını sürdürdü. Yahudi asıllı olmasına rağmen kendisini siyonizm karşıtı ve devrimci olarak tanımlamaktadır. İlk şiir kitabını 1991 yılında çıkaran Margulies, toplam altı şiir kitabı, şiir çevirilerinden oluşan dört kitap, çocukluk anıları, siyasi tercümeler ve edebiyat, siyaset, tarih hakkında çok sayıda dergi ve gazete makalesi bulunmaktadır. 2002 yılında Saat Farkı adlı eseri ile Yunus Nadi Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür. 27 Ağustos 2009'da Beyoğlu'nda dört ÖDP üyesinin boyalı saldırısına uğradı. Konuyla ilgili olarak ÖDP başkanı Alper Taş, saldırganlar parti üyesi ise, gerekenin yapılacağını belirtti. Daha sonra ÖDP'nin resmî sitesinden yapılan açıklamada, eylemin Margulies'in "uğruna bedeller ödenerek yaratılmış devrimci değerlere yönelik provakatif ve saldırgan tutumu"na karşılık şiddet içermeyen demokratik bir tepki olduğu savunuldu. DSİP üyesi olan Margulies, 2009-2013 tarihleri arasında Taraf gazetesinde köşe yazarlığı yapmıştır.
Şiir
- Her Rind Bilir (Remzi Kitabevi, 1991)
- Gün Ortasında (Korsan Yayınları. 1992)
- Mağrur Olma Padişahım (Yapı Kredi Yayınları, 1994)
- Bilirim Niye Yanık Öter Ney (Yapı Kredi Yayınları, 1996)
- Elsa (Adam Yayınları, 2000)
- Uzaklıklar (İlk dört kitap bir arada - Adam Yayınları, 2000)
Anı
- Gülümser Çocukluğum Ardımdan (Adam Yayınları, 2000)
Çeviri
- Ted Hughes - Seçilmiş Şiirler (Adam Yayınları, 1987)
- Philip Larkin - Seçilmiş Şiirler (Adam Yayınları, 1990)
- Yehuda Amihay - Seçilmiş Şiirler (Oğlak Yayınları, 1996)
- Doğumgünü Mektupları, Ted Hughes (Yapı Kredi Yayınları, 1998)
Roni Margulies şiirleri
Ağlamalıdır ayrılanlar ayrıldıklarında. Her ayrılık kanıtıdır çünkü o bitmez arayışımızın boş çıktığının yine.…
Gün boyu koltuğunda sere serpe yattıktan sonra akşamları gelir köpeğim bazen bilgisayarın başındayken ben,…
Tu vois, je n’ai pas oublie La chanson que tu me chantait Bana Elsa’yı anımsatanlar…
Anneannem için "İki kızım var" dedi, "benim. Ve ben" dedi, "onları büyüttüm. Bundan ibarettir hayatım.…
Büyükada'yı düşünüyorum bozkırın ortasında. Hatırlıyor musun son verdiğimiz ziyafeti? Tamamlanmıştı Maliye kitabımın hani Beşinci cildi onca emekten sonra,…
Ayrıntılardan arındırsam hayatımı; desem ki: ben Elsa'yı çok sevdim. O kadar. Bir kapı aralandı kısaca: Bir başka dünyada, başka bir çağda…
Dalgalarla kıyı arasındaki o bitmez çelişki gibi birşeydi, eskidendi bizim seviştiğimiz.…
Futbol oynuyor çocuklar Downs Park'ta. Sırtlarında siyah beyaz, sarı lacivert formalar, saçları hep kapkara ve kısa.…
Sekiz yaşındayken getirip manastıra papazlara teslim etmiş babası onu. Şam’a gidip geleceğini söylemiş. Hatırlayan kalmamış artık nedenini,…
İlk geldiğimde İngiltere'ye yıllardan yetmiş iki yılında ve ilk gördüğümde Thames nehrini,…
Tek bir şey istemişti hayatı boyunca Ömer Naci. Bab-ı âli baskınında fırlayıp askerlerin önüne, Açıp ağzını bar bar bir bağırması var ki, Ağzı açık bakakalmıştı Enver Paşa bile:…
İnce uzun bir iskelenin ucunda, denize dikmiş gözlerini, kımıldamadan, öylece duruyor adamın biri akşam üzeri.…
Her akşam, her akşam, her akşam, her şeyi baştan düşünüyor olmasam, tartmasam baştan niye ve neden kaybetmeyi seçtiğimi seni ve yeniden…
İlk geldiğim gün on yedi yaşımda İngiltere'ye Victoria metrosundan çıktığımda günışığına, Batılı bir seyyahın onaltıncı yüzyılda ününü duyduğu İstanbul'u ilk görmesi gibi…
15 / 26 gösteriliyor