Ülkemi Dinliyorum
S
0
Altın Yaprak
Yazdıklarımla umutsuzluğu değil umudu yaymalıydım derken kendimi sorgulayıp yargıladığım çok olmuştur. Oysa gönlüm kara kara cümleler kurmak yerine insanın içine huzur veren, umuda sürükleyen güzellikleri, aydınlık yarınları yazmaktan yana olmalıydı. Olmalıydı olmasına da, ama…
İşte böylesi bir "ama" gelince cümlenin sonuna huzur, umut ve güzelliklere dair ne varsa silinip gidiyor gönlümden. Ve akabinde başlıyorum kendimle savaşmaya. Nasıl savaşmayayım ki ve nasıl gördüğüme görmedim, duyduğuma duymadım diyeyim ki. Örneğin akşam iş çıkışı bindiğim şehiriçi minibüsünde gördüğümü nasıl görmedim diyebilir, nasıl unutulabilirdim…
İlk durak sonrasında minibüse 9-10 yaşlarında bir erkek çocuğu binmiş ve hemen yanı başıma oturmuştu. Giysilerinin solukluğundan yoksulluğunu anlamamak mümkün değildi. Bu pek de yadırganacak bir şey değildi elbet. Nasıl olsa gözlerimiz alışkındı üstü başı perişan insanları görmeye. Benim dikkatimi çeken çocuğun iki eliyle tutup göğsüne bastırdığı şeffaf naylon poşet içindeki ekmeklerdi. Hani ekmek tüm olsa belki dikkatimi çekmez ve içime dert olmazdı ama ekmekler kırıntıydı. Belli ki bir lokantanın artıklarıydı. Ve çocuğun bu ekmek kırıntılarını (biri elinden alacakmış gibi) sıkı sıkıya tutmasını, göğsüne bastırmasını nasıl görmemezlikten gelebilirdim.
Kim bilir bu kırıntılar ne büyük bir nimetti ve kim bilir bu kırıntılarla kaç kişinin karnı doyacaktı diye düşünürken çocuğun hangi durakta indiğinin farkına bile varamamıştım.
Eve geldiğimde acıkmış olmama rağmen yemek hazırlayamamıştım. Çünkü biliyordum ki, yemeğin başına oturursam her lokmada o çocuğun evine götürdüğü ekmek kırıntıları aklıma gelecek ve lokmalar boğazıma dizilecekti. En iyisi çay demleyip, TV izlemekti.
İçimdeki sıkıntı ile birlikte TV'de haberleri izlemeye başladım. Haberleri izledikçe de içimdeki sıkıntı kat be kat artıyordu. Nasıl artmasın ki şiddet, cinnet ve cinayet haberleri karşısında. Nasıl artmasın ki insanlık ve sevgi öldü derken…
Neler oluyor ülkem insanına? Diye haykırmak istedim bir an, ama… Sustum.
Sustum ve gözlerimi kapatıp ülkemi dinlemeye koyuldum;
"Ülkemi dinliyorum; gözlerimde hüzün, kördüğüm!" diyen içimdeki sesin eşliğinde…
Saadet Ün - 25 Ağustos 2009
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş