Demini hüznümden almış sanki bu gece Ne kadar çabuk unutursam seni O kadar kolay avutacağım benliğimi Toprağa ilk dokunuş ve gözlerde buğu…
kokunu sürüp ve geçirip mavi elbiseni üstüne öyle alelacele. bir göğe bulaşmışsın…
Avucum da senden arta kalan yalnızlığım Üstümde bir ceket Onun üstünde ayrılığın yorgunluğu var. Şimdi çekip gitsem diyorum.…
başka bir yalan bul kendine "giderim" de, mesela sıkılınca bir durağa benzet beni hani dönmeyeceklerin beklendiği…
yalnızlık bir seçimdir tek oyla iktidar olan diretilmiş, istenmiş ne yazılmışsa…
benim en sağlam kalem zaten kumdandı o da senin bir dalgana dayandı. şimdi çek üstümden sularını, hadi git…
Burası mecburiyet caddesi Katran gecelerin hazin perdesi Yürür ayaklarım bir türlü bıkmaz Bu caddenin sonu bir sana çıkmaz…
Taş yerinde ağırdır bir tanem İçime oturduğun gibi kal yanımda Sonsuza doğru gitmese de bu azılı sevda Sonunu bilenleri, dinleyenleri gülümsetmese de…
yine günlerden pazar ve ben kendimdeyim bu sabah, hiç olmadığım kadar. evin duvarlarında…
yollara yakın duruyorum atık, tam inceldiği yerden kopuyor kıyametim hissediyorum.…