Ademin gönlünde yaşayan Hüda İnsandan seslenir sen ve ben değil Kudret nidasıdır duyduğun nida Tenin Rahman evi boş bir in değil…
Sefil Selimi, asıl adı Ahmet Günbulut, yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten sonra geçim sıkıntısı nedeniyle okulu bıraktı. Okuldan ayrıldıktan sonra şiire merak sardı. Ümmü Gülsüm adında bir kızı kaçırdı. Bir terzinin yanında çırak olarak çalışmaya başladı. Evliliğinin ikinci yılında bir kızları oldu. Kadir gecesi doğduğu için de adını Kadriye koydular. 1954 yılında Mamak Muhabere Okulu'nda terzi olarak askerliğini yaptı. Terhis olduktan sonra Şarkışla'da bir dükkân açıp terziliğe başladı. İlk kitabı olan "Yar Badesi"ni tamamladı ve 1963 yılında yayımladı. 1966'da Konya'da düzenlenen Aşıklar Bayramı'na katıldı, çok başarılı oldu. Bu arada "Kevser Irmağı" ve "Ah Edip Çırpınan Bülbüle Döndüm" türkülerini de 1966 yılında yine Şarkışla'lı olan sanatçı İhsan Öztürk, o dönemin ünlü sanatçılarından Nurettin Dadaloğlu'na vererek Plağa okuttu. 1968 yılında turist olarak Hollanda'ya gitti. 1972 yılına kadar orada çalıştı. "Yalınkat", "Çoban Pınarı" adlı kitapları ve "Kevser Irmağında Saki Olan Yar", "Kimse Bana Yaren Olmaz, Yar Olmaz", "Ah Edip Çırpınan Bülbüle Döndüm", "Gök Kubbe Altında Yerin Üstünde", "Mezarlıkta Mezar Taşı" gibi türküyü halk kültürüne kazandırdı. Sefil selimi hakkında beş kitap hazırlandı. Üniversitelerde üç tez çalışması yaptırıldı. Hakkında yazılan son kitap ölmeden bir ay önce "Aşık Sefil Selimi İrfan Okulu" adıyla Ahmet Özdemir imzasıyla yayınlandı.
- Kul Yanmasın
Sefil Selimi şiirleri
Ah edip çırpınan bülbüle döndüm Biçare dolaşır güle varamam Aramaktan bitkin düştüm yorgunum Kendime gelip de dosta varamam…
Bir evliya bin bir isim, Muhammetle Ali birdir. Dünyadaki bütün cisim, Muhammedle Ali birdir.…
Yer altında yer altında, Gözüm yoktur her altında, Bir gün gelir hep yatarız; Çok çiğnenen yer altında.…
Can arıya can arıya Can canda can arıya, Arıya insan arıya, Benzer tende can arıya.…
Aşk adı verilen izahsız duygu Bütün sözlerimin bittiği yerde. Hakiki olmayan niza(h)sız duygu, Güneşin doğduğu battığı yerde.…
Aşkın, bedenimde tahribat yaptı Ateşin ormanı yaktığı gibi Korlar can evime sığmadı taştı Yanardağdan lavlar aktığı gibi…
Çok düşün az konuş, Az az ye, az uyu. Özden de öz konuş, Az söyle yaz deyi.…
Gökte yağan kara yerde kurt düşer, Beyazdır diyerek kar'a bağlanma. Hem şaşınr hem de kendisi şaşar, Gözlü sanıp bakar köre bağlanma.…
Benim bedenimde yara başladı Dağlardan amansız çöktü bağrıma Kaydı sıra sıra bana taşları, Felek külfetini çekti bağrıma.…
Göz dediğin göz, Bakanın gözü, Gözlediğin göz, Hakanın gözü.…
İçimde dert yükü yaralar kanar. Sevdiğim karşımda dargın baktıkça. Derdimi bilmeyen sarhoştur sanar, Nazlı yar geriden gergin baktıkça.…
Her aşığın sevdiği var yâri var Benim yârimdeki başkalık başka. Güzel çoktur ayrı ayrı yeri var Benim yerimdeki başkalık başka.…
Misafir olduğum hanede köyde, Yüzler başka başka öz başka başka. Her vardığım ilde, ayrı bir gayda, Teller başka başka saz başka başka.…
Âşıklar aşk ile yaşar, Ahüzara belendikçe. Kaynadıkça kaynar coşar, Zordan zora belendikçe.…
15 / 159 gösteriliyor