bir özlem değil miydi mutluluğa duyduğumuz oysa özlemlerdi bizim tüm mutsuzluğumuz acılar,yokoluşlar,belki kurulan tuzaklar belki de zamansız gelen hasretler bize…
Ben,geçmişlerin değil geleceğin senini yaşamak istiyorum. boşuna çiçek vermesin özlemler, boşuna yalvarmasınlar.…
biz,yıllandıkça hüzünlenen ayrılıklar mahkumu olduk hüzünler bizi biz hüzünleri hep besledik kendi göğsümüzde acılar arasında tutsak kaldık bazen yüreğimizden aktı bir bir kanatıla…
hep böyle akşamlarda olur çekersin içine yağmur kokusunu başını öne eğersin sonra bir sensindir yalnız,bir de akşam…
sırası gelince daha bir başka çekiyoruz günün acısını. her kalpte başka bir özlem, her yürekte başka bir soluk var. nice sevdalar başlarda en güzel yerde,…
güneşin altında sırılsıklam ellerim özledi gözlerini,gözlerim küçük bir inci tanesini hatırlatıyordu bana şimdi yarım bir inci tanesi yüreğimde burkulan...…
hayatımın neresindesin şimdi hangi bilinmeyen yerdesin kim bilir kaç sevda geçti de bir bir ben geçmedim içinden uzak yollar daha da çekilmez ediyor…
kim söylüyor bu şarkıları bu şiirleri kim yakıyor böyle derinden karanlığın ucunda ha attı kendini ha çıkacak... bu eller kimin böyle çizik her yanı…
karanlığı seviyorum artık. içime bir çiy çöküyor ve pişman oluyorum iki damla gözyaşına mahkum kalıyorum tutunacak bir yer bulamıyorum,düşüyorum her seferinde.…
rüzgara konuşuyoruz şimdi. ayrılığın her yüzünü de gördük. karardı dilimiz,içimiz bizde son buldu birlikteliğimiz.…
susmak kimi zaman sözlerin en asaletli olanıdır... gözlerindeki bir cemreyi anlatmak kadar güç ama anlamlıdır. yamacına bakıpta görmemek lakin…