Hal-i Pürmelal

S Semih Bilgin
0 Altın Yaprak
binlerce defa feda olsun diyerek kanama acılar çekilmedi bu tende yaralar sarmalıdır kendilerini ve dostlar civa gibi açılmalıdır bu haraya dost olmalıdır mesela akışkan ve izan ilişkiler kurmalıdır laubalilik sınırlarında tutuşmalıdır öfkemiz kabahatin ne cürmünden büyük ne cürmü suçundan okunmalıdır yüzlerimizden emaremiz karanlık yüzümü kamaştırıyor muhterem bu son olsun otur şöyle üstüne basma fakat biliyorum yorgunsun biteviye yorgun ve fiilerde biliyorum biteviye yorgunsun ve fiiler solgun hissediyorum çığırtkan bir maviliktir yüreğin yüreğim maviliktir denizten öte,gökten öte öteden de öte faust bir şiirdir -zavallı şeytan bana ne verebilirsin ki- bir parya bu nihayet nihai çözüme kavuşturacak bizi kimse bana suskun olmalısın demedi ve sanada biteviye yorgun ve suskun biliyorum ve dedim fiilerde yorgun bir öldürücü salgındır bu çevremde evet, isyandır, sağanaklar altında yaşadığım solgun benizli vakur Vandallardır ve yırtılan tohumdan çıkan çiçek bilir ki hayat,bir çiçeğin ne oldum değil ne olacağım demesidir. hissediyorum, hissediyorum çünkü bu bir karanlık his çünkü bu bir irinli şems çünkü bu bir sıkımlık hezeyan bu bir hal i pürmelal perdeler örtülecek, kanlar boşalacak oluklardan biliyorum ki ondan istemiyorum biliyorum, biliyorum ki susuşlar başlayacak gecenin ardından üzeri örtülemez bir zifiriye hapsolunacak dünyam biliyorum ki ondan biliyorum ki yok olmaya devam işte kapılıyorum ve ölüyorum ıslak nümayiş tetikliyor karanlığı ışık ihanet-i vataniye bir denklemde somut nietzche'yi oynuyor nietzche bıyık altından gülümsüyor şüphesiz ki O; Taşralı bir dilin çemberinde çürük bir çünkü sıkışmış ve yorgun. mevzu bahsi aralayan sonsuz bir uç arsız bir tokat yüzünde patırdayan demek ki bu bir çığlık, bu bir hezeyan sarı saman bir zarfta pul yanı başım yağmur rüyadır gövdemde çapaklanan o eski günler, o eski acılar, o eski örtük saatler gece boyu yakarışlar,ezikliğe teslim yeniden ve yeniden hissediyorum biliyorum. mutat pespaye devran içlenen çapaklı gövdene ve aralanan her düşsel fırtınada bir gemi batıran bu tatminsiz acı bu tatminsiz yalnızlık dört duvar içinde boğularak can veren us aleminde yaşayan ve yine düşsel dertlere kapılmış ürkek, sakin, bilge ve yalnız neden neden neden bitki örtüsü katran kara çıplak ve kanlı havaları durgun ve tatminkar artık emaresi okunmayan o telaşlı o isyan, o karanlık ihtişam ateşlenip, devleşmeyen hep bir şeylerin arasında karayı körelten ve batan neden neden neden kimse Bayrakları yarıya indirmez öğle namazına müteâkip gömülür bir imam olur son gündüzünde ne siyahlar mevcut cenazesinde ne kortejde ağlayanları biliyordu ensesinde hissetti o çığlığı ve biteviye yorgunsun biliyorum ve fiilerde yorgun solgun dudakların intikamıdır gidişin bilirim son kez nefesine dokunsaydı yüreğim sesimdir bu çürümüş bedenim biteviye yorgunum ve suskun Halim pürmelal. biteviye yorgunsun ve diplerde yorgun sen solgun bir çiçeksin farkede biliyorum. biteviye yorgun ve suskun

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.