Hoş'ça Kal
S Sena Nur Dilaver
0
Altın Yaprak
Bu sabah uyandığımda,
Yatağın "Sen" tarafı boştu.
Ve göğsümün "Sol" tarafında,
Yine bir ağrı vardı.
Elim saate gitti;
07:45.
İlk kez bu kadar erken uyandım.
Sen'sizliğe erken başladım,
Zor bir gün geçireceğim anlaşılan.
Kalktım, elimi yüzümü yıkamak için banyoya yöneldim.
Aynaya baktığımda,
Sen'sizlikten mosmor olmuş göz çukurlarımla gözgöze geldim.
Biraz moralim bozuldu tabi...
Yüzüme değen soğuk su içimi ürpertti,
Tıpkı elin elime değdiğinde olduğu gibi...
Akşam yatmadan önce yüzümdeki Sen'i silmeyi unutmuşum.
Lavaboya damlayan Sen'leri görünce farkettim.
Ellerinin ellerimden kayıp gidişini anımsadım,
Deliğe doğru süzülürken sen...
Ve solumda yine bir ağrı.
Güç bela odama attım kendimi.
Sen'sizliğimi giyip üzerime,
Yalnızlığımı da takıp koluma;
Çıktım dışarı.
Olur ya gelirsin belki,
Anahtarın da yok hem.
Kapıda kalmayasın diye,
Aralık bıraktım.
Geldiğinde konuşan dört duvarla karşılaşırsan;
Korkma sakın.
Sen yokken ben onlara anlatıyordum,
Gün boyunca yaptıklarımı.
Ha bir de masanın üzerinde kül tablası ve boş bir kadeh olacak.
Sakın üzülme gördüğünde.
Az sonra da eve geleceğim,
Umarım gitmemiş olursun.
Olur da ben gelmeden gidersen;
Biraz ellerinden,
Biraz gözlerinden,
Biraz da kokundan bırakırsan masama;
Bir dahaki gelişine kadar beni idare eder onlar.
Zaten sigaram ve kadehim eşlik ediyor,
Ama kokunun,
Ellerinin,
Gözlerinin yerini tutmuyor, inan.
Ve evet,
Nihayer eve geldim.
Yine yoksun.
Ve sol'umda yine bir ağrı...
Saate bakıyorum;
23:59.
Mezarlığa dönme vakti...
Hoşçakal sevdiğim;
Gittiğin yerde,
Sevdiğin kadının sol yanında,
Hoş'ça kal...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş