Gecenin Mesaisi

Ş Şenol Başkaya
0 Altın Yaprak
Akşam oluyordu yine tüm güzelliği ile Gündüz işini bitirmiş Tüm sararmışlığı ile ayrılıyordu kentten. Güneş ise başka şehirlere Başka mesailere doğru iniyordu tepeden Ve geceye ay tayin ediliyordu Güneşin boşalttığı yerden gülerek Tüm cesareti ile geceyi aydınlatıyordu Nankör kahkahaları ile martı sesleri inletiyor şehri, Ve şehir yine allak bullak Sıkışan trafik arasında yine aynı koşuşturmalar Yine aynı bağrışmalar Kahramanlar değişsede heyecan aynı heyecan. Bir işportacı bağırıyor gidenlerin ardından Son bir ekmeklik kazanmak için Günün yorgunluğundan kimse arkasına dahi bakmıyor. Ardı ardına daraba sesleri inletiyor şehri Son kalanlarda kaçan kaçana Şehir yasakta gibi bomboş Sokak başı çöplüklerde kedi kapışmaları Ve akşamın işçileri garip çöpçüler Şehrin bir günlük günahını temizliyorlar. Sokakları dolaşıyorum bir zabıta edasıyla Bir nemli rüzgâr fısıldıyor kulağıma 'hadi gel.' Ara sokaklardan takılıyorum peşine, Yokuşlardan çocukça koşarak Sonunda kıyıya varıyorum Kıyı bu akşam bir başka bütünleşiyor denizle Kızgınlığından köpüren deniz vuruyor Her kıyı taşına yumruğunu Deniz belli ki med-cezire kurban Ve fırtınanın habercisi beni buralara getiren o rüzgâr, Bir korkunç uğultu ile ağaçlarla haşir neşir. Gök o kurşuni mantosuyla şimşekler çakıyor Tüm gürültüsü ile birlikte şehre rahmetini gönderiyor Sağımdan solumdan şehrin korkusuzları sarhoşlar geçiyor Koşuşmalarına ortak oluyorum Gece ile vedalaşıp düşüyorum yollara Sessizce şehre bakıyorum Görüşmek üzere…..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.