Şişmiş dalağından bir öğün yemek çıkar! ! ! Kanlı kansız farketmez Canına susadım senin! Canın elimde…
sana Ağustos ' ta üşüdüğümü yazıyorum. Ağustos soğuk ay sen gittiginden beri Mevsimlere döndürdün kendini Ne zaman geleceğim desen…
Birbirini izlemekten sıkılmayan, durumlar zincirindeyim Bunu yazdığıma gore yalnızımdır. Elimde muhtemelen bir kahve fincan vardır…
Aşkın kapıları açılır birbir Sonrası derin bir sessizlik... Keskin bir rüzgar, girer içeri Rüzgar,vurur sessizliği…
Aynalari ne zaman kaldirdim Banyomdan... Bu kadar mı alıştım yalnızlığa, bu kadar mı sessizliğe?
Günlerdir aynı resimdeyim Ayni masada, Aynı kadehde, Aynı kalemdeyim…
Bu akşam,dalgalardaki köpüğüm Müziğin en hızlı ezgisiyim. Ve kalbini yumusatan Çınarın tepesindeki en güçlü yaprak!…
Bir bulut duruyor gözümde Gidip geliyor saatlerdir Yer bulsa carpıp yağacak üsüume Gözlerim iki kara bulut…
Cenabet değildi hiçbiri Ellerinde parlak şekerlemeler Ağızlarında ıslık vardı…
Kustum seni geçen ay. Kustum içip içip, İçtikçe üstüne üstüne Dağıldı midem seninle…
Kalemim kalem değil! Yazilasi şiir, bu şiir değil. Değil! değil! hiçbiri değil! agladiğim sebeplerim bunlar değil!
Ben bugün söz verdim kendime Ben seni sevmedim dedim. Ben seni düşünmedim. Bugün,bu sözüm yarım yamalak…
Yalnızlığın en güzel zamanları bunlar Ben bile bedenimde nasıl yalnız Oldugumu hissediyorum. Bir anlık, bir insan, nasıl tek bütün olur…
Sus! sus! Hareket etme. Çıt çıkmasın bedeninden! !…
Giderken bırakıp gitmen güzeldi Giderken sevdim ben seni Şimdi bu gelmelerin Hos değil!…
15 / 31 gösteriliyor