Deneme # Metin
S
0
Altın Yaprak
çok yazarlar tanıdım güçlü, öfkeli, kuşkulu... kalemleriyle oynaşan cümleler gördüm yarı saydam, yarı fahişe..dahası, bir kazma sapıyla sanatı bağdaştıran zekanın ürünü SANATlar gördüm. psikososyal ya da antisosyal tanımlamalarla hayatın dezenfekte olmamış yüzünü zemzem suyuyla yıkamaya çalışanları... onlar dehaydılar.. onlar sanatın kurtarıcısı! .. bağnaz bir bukalemun gibiydi gelmiş geçmiş (kendi dışındaki) tüm sanatlar, sanatçılar.. hayatın kıllı bacaklarına ağda yaparak, etek altına şiirler yazdılar.. o hayat ki 'ERKEK' ti otostopların kahpe kuşlarıyla danseden her ışığı paronoya edindiler.. şiirde paronoid ve şizoid etkileşimler aradılar.. edilgen oldular.. onlar sanatçıydı. ama o ışık hep 40 mumluk bir ampuldü..
sosyallik sıradışılığın eşanlamlısıydı. sokaktaki insan sıradışıydı. açlığını düşünmezdi fenomenleri düşündüğü kadar. ve aydın insan bunu bilirdi.. aç kalırdı, kalmıştı.. şiirine yüklediği imge gettonun argosuydu.. beynine kazıdığı gümüş kelimeler onun tanrısal düşleriydi.(veya kanlı bir inka sunagıydı)
sanatçı düş görmüş bir maymundu.. her gördüğünü yazmaya! her yaşadığını anlatmaya başladı. politikti, sosyaldi, kuramsal ve sevecendi..(kimliksizdi yani)
sanat bir soykırımın eşiğinde nasyonal bir piç olmaya adaydı. sokaktaki leşleri sayan kutup yıldızı bile şaşıracaktı buna...! ... meteryallerin ve yeni imge arayışlarının peşiinde koşan sanat(çı) artık hissedemeyecek kadar yorgun, farkedemeyecek kadar uzaktı her şeyden...
artık Post-Serseriliğin dönemsel kabızlığını kendine şırınga etmiş olan SANAT varoşun rahminde gün sayıyordu..
SANATI TAŞRA DOĞURACAKTI...
DOĞURDU....! .....
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş