Hz.Süleyman'ın Anahtarı
S
0
Altın Yaprak
'Bu Sırlar Anahtarlarının kimin eline düşerse, içtenlikle dua ve temenni ederim ki bu bilgileri inançlı, sır tutabilen ve Sanatta uzman olmayan bir kimseye ne versinler, ne de anlatsınlar. Dört harf Yod Heh, Vau, Heh'ten oluşan yüce Adı ve Ahdonai Adı ve Tanrının bütün diğer Yüce ve Kutsal Adları üzerine bu kitap sahibinin kendi ruhu kadar bu kitaba değer vermesine ve herhangi budala ve cahil insanı bu bilgiye dahil etmemesine temenni ederim.' Süleyman'ın Anahtarı'(25)
--
Alınlarıyla soluyan kül rengi umutların hicri
kefenime sarılmadan bedenime iliklendi,
ne garip bir vuslatın baharı,
ne de soysuz güruhları karanlığın,
kanayan etime diş geçirdi.
Uzak lehçeler çıngıraklı akşamlarla us'um da belirdi
Özlemdi bu, yarı yarıya kalmak dilimde
Hatırlamadan öz nesnemi unuttuğum içimde.
Koşmaktı beyaz ilahların sancılı bekleyişine..
Garip değildi kamçılı serzenişlerle yaşanılan hiçbir şey,
Ucuz patates dilimleriyle oynaşan ispirto sabahları gibi
Nergis alacasına saklanmış kokular garip değildi.
Uzağımda, uzak ayrıntılarıyla devleşen düşlerim,
Henüz çiğnemeden beni, sarnıçlara gömdüğüm gövdemi
İşte çıkarıyorum şimdi.
Islak tenimde yalazlanan keskin çelik pıhtısı,
Aortumda hala dolaşan anason kokusu,
Bir amerikan bezinde sancılı lahitler gibi kudurgan duruşum,
Bundandır belki.
Lakin asterikslerle örtüşen iç kanamasıyla,
Sayfa sonlarına eklediğim çığlık,
Düşmedi kanı çekilmiş damarlarıma..
Dudaklarım mosmor.. sütunların yükselttiği bu kubbe altında
Ellerimde hala esrikliği karşı koymanın ve savaşmanın
Adını bile bilmediğim cehennem soylusu ulu yaratığa.
Minerva'nın hüznünü bohem serzenişleriyle uluyan Sodom
Düşmeden eline taranseksüel dizgelerin,
Yazılan tüm kitaplarına kusuyor,
Sakalında gün devşiren Zerdüştlerin..
Ah ölümüm bekçisi, zamanın sultanı, saltanatın sanatı
Kevgir yüreğime karanlık geceleri ekerken gözlerinin kırmızısı,
toplamadan gelme nehrin ruhuna çakılı duran ışıkları,
yeni çağların meteorlarıyla, partükül sevdalısı atomlar gibi
içinde büyüyen çöl yangılarını, benim suyumla besleme
dön olduğun şey'e.. sen vahdet'in Kırgızlı yazıtlarına giren
tangoya düşkün eski yunan mermerleriyle soğuttuğun eline
çaldığın ateşi saklayan, dik başlı tanrı çocuğusun..
bana gelişin niye?
Afrodizyaklarımı içiyorum devrik cümlelerimin yüklemlerinden,
Grek alıntılarla soyunduğum ne varsa şimdi kendimi görüyorum
Aynada tastamam Heptad* ışıklanmış uzuvlarıyla dikiliyor çırılçıplak
Katlimin sancısı kupa kızlarına saklanan aşıklarıdır şimdi. Biliyorum..
Altı yapraklı lotus çiçeklerinin.
Özlüyorum beyaz kanatlı düş meleklerin yüreğime dokunan dudaklarını
Eski elyazması karanlığa dökülen mısraları ve çalıntı oktavlarını kulaklarımın..
Oktavlar….
Oktavlar sekiz sesli miydi,
Do bir yanılgı mı yoksa
başlayıp biten kuyruksokumu gibi
Aslında yedi ses dingin bir ıslık gibi çalınır
kabalistik ağacın sekizinci sefiras'ın da,
Ben heptagramlara çentikler döşerim yine de
Hz.Süleyman'ın Anahtarı'nda.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş