S Seyrani

Seyrani

322 şiir · 1800 — 1866

0 Altın Yaprak

Kayseri’nin Develi ilçesi Everek Köyü’nde 1800’de dünyaya geldi. Bir imamın oğlu. Önce babasından ders aldı. İki yıl kadar medreseye devam etti. Develi o dönemde âşıkların uğrak yeriydi. Seyranî de genç yaşta saza ve şiire ilgi duydu. Kısa sürede olgun ve usta bir âşık oldu. İstanbul’a gitti. Âşıkların toplandığı semai kahvelerinde düzenlenen atışmalara katıldı. Bu atışmalarda devlet büyüklerini sert dille eleştirmeye başlayınca başı derde girdi. Develi’ye dönmek zorunda kaldı. Daha sonra Halep’e gidip geldi. Halep’ten dönüşünde kendisini içkiye verdiği ve sıkıntılı günler yaşadığı söylenir. Şiirlerinde haksızlığa, yolsuzluğa ve her türlü kötülüğe karşı çıkar. Rüşveti, adaletsizliği, cahilliği hiç çekinmeden eleştirir. Devlet böyüklerine yönelttiği taşlamalarda da cesurdur. Hece ölçülü şiirlerinin yanısıra aruzla yazılmış şiirleri de vardır. Heceli şiirlerinde yalın bir Türkçe kullanır. Çoğu koşma türündeki bu kusursuz şiirler, Develi ağzının özelliklerini yansıtır. Şiirlerinde yaşadığı çağı, gezip gördüğü yerleri bütün güzellik ve çirkinlikleriyle ortaya koyar. Fuzulî, Yunus Emre, Karacaoğlan, Aşık Ömer ve Gevherî’den etkilenmiştir. 1866’da öldüğü kabul edilen, Seyranî’nin şiirleri, kendisinden daha az ünlü olan çağdaşı Ispartalı Seyranî’nin şiirleriyle karışmıştır.

  • Sahihât-ı Seyranî (haz: Everekli Müftüzade Ahmet Hazım (Ulusoy))

Seyrani şiirleri

Arama yardımı

Acep güzel sana neyledim bilmem Sensin bu dertlere daldıran beni Gözüm yaşlı kaldı ağlarım gülmem Yok elimden tutup kaldıran beni…

459

Açıl ey gonca-i bağ-ı letafet Bülbülü zar eden sen değil misin Meseldir arife tarif ne hacet Beni naçar eden sen değil misin…

445

Açmayınca gözün arıya özün Teslim rıza sözün edemez çiçek Örümcek çulhanın dokunmuş bezin Biçmek elimizden gelmez ki biçek…

466

Ademoğlu dünya nimetin yerken Bilinmez çiy sütten aş kapar kaçar Er ekmeğin taştan çıkarır derken Unun incesini taş kapar kaçar…

469

Âdem tabiatlı melek sıfatlı Şah olursan sana geda bulunur Her kim güler yüzlü ve dili tatlı Olsa anda lütf-ı Huda bulunur…

343

Afitap cemalin görelden beri Arttı derûnumda hicran sevdiğim Layık mı gezeyim böyle serseri Yok mudur lütfunla ihsan sevdiğim…

355

Aşkın Derdine Düşeli Mecnunum Dağlar Gezerim Katram Kaynayıp Coşalı Sel Oldum, Çağlar Gezerim…

422

Ahval-i âlemden yâr sorsa bana Müptelayım canım gibi tenime Muhabbet bir yana ben de bir yana Güzel sevmek zarar değil dinime…

432

Akan su serinden ola gör agâh Serden agâh olan geda olur şah Değirmenin çarhı zikr-i illallah Hu ismin zikreder döne döne taş…

342

Akıl ermez kulak duymaz göz görmez Şükret kula haktan ihsan var iken, Göz görmüş olduğun sanma öz görmez Sen küfre yâr olma iman var iken…

335

Âlemde bir devir dönüyor amma Devr-i İngiliz mi Frenk mi bilmem Halli kolay değil, pek güç muamma Zâlim zulmü göğe direk mi bilmem…

341

15 / 322 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.