Âdem yaratılıp binâ olmadan Nice bin yıl evvel yaşımız bizim Buğday yere düşüp dâne olmadan Kudretten pişiktir aşımız bizim…
Gerçek adı Zeynel Abidin olan, Sıtkı Baba'nın soyu Oğuz Türkleri'nin Bozok koluna bağlı Dedekargın örelerine da aşiretinden gelir. Dedekargın aşireti Anadolu'nun çeşitli yörelerine dağılırken bir grup da Malatya'da Tohma çayı kenarında Çerme adında bir köye yerleşmişler, uzun yıllar bu köyde yaşayarak arazi ve mülk sahibi olmuşlardır. Bunların arasında Hacı Ahmetler diye tanınan bir aile vardır. Sıdkı Baba'nın dedesi bu Hacı Ahmetlerdendir. Zeynel Abidin‘in ilk adı Pervane’dir. Pervane on iki yaşına geldiğinde ününü duyduğu Hacıbektaş Dergâhına gitmeyi arzular, annesinden izin ister. Annesi çocukluğu bahane ederek izin vermez, “biraz daha büyü de sonra gidersin” der. Fakat Pervane aklına koyduğu için bir gün habersizce kaçar, farkına varan annesi arkasından atlı göndererek yoldan çevirtir. Pervane bir süre sonra tekrar kaçar ve bu sefer planını uygulamayı ve Hacıbektaş’a ulaşmayı başarır. Pervane 1293 yılında dergâha gittiğini ve o zaman on iki yaşında olduğunu deyişlerinde tekrarlamaktadır. Buna göre doğum yılı 1281 miladi 1865'tir. Pervane, Feyzullah Çelebi’ye gösterdiği bağlılığı daha fazlasıyla oğlu Cemaleddin Çelebi’ye de göstermiştir. Kendisine verilen görevleri yapmaktaki çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile dikkati çekmiştir. Pervane, iki yıl sonra kısa bir süreliğine memleketine gider, dergaha döndüğünde Feyzullah Efendi ölmüş, yerine Cemalettin Çelebi geçmiştir. Bundan böyle ona hizmet edecektir. Ömrünün sonuna kadar kullandığı mahlası da Cemalettin Efendi'den alacaktır; On dört yıl sonra, Pervane hizmetine sadakatini gösteren Sıtkı adını alacak ve deyişlerinde buna değinecektir. Sıdkı Baba'nın ilk eşinden oğlu Ali Baki ve yedi kızı dünyaya gelmiştir. Kızların üçü çocukken ölmüş diğerleri büyüyüp evlenmişlerdir. 1911 yılında eşi Hatice ölünce, 1912 yılında Harız köyünden Naciye adlı bir kızla ikinci evliliğini yapmış, ondan da Hamdullah adında bir oğlu ve iki kızı daha dünyaya gelmiştir. Sıdkı Baba'nın bir yönden yorucu ve maceralı, diğer yönden ise kazandığı büyük saygı ile gittiği her yerde padişahlar ve sultanlar gibi karşılanarak çok debdebeli ve şaşalı geçen hayatı 1928 yılında son bularak fani dünyadan göçüp vuslata ermiş ve ten kafesi Harız köyü mezarlığına gömülmüştür.
Sıdkı Baba şiirleri
Ne yaman firkate uğradı başım Serimi sevdaya saldım ağlarım Halimden bilmiyor yaranım eşim Aşk ile sarardım, soldum ağlarım…
Ah eyleyip yollarına bakarım Ağlarım ki nazlı yarim gelecek Sular gibi enginine akarım Çağlarım ki nazlı yarim gelecek…
Doğdu mah-ı matem giydi karalar Ah Hüseyn`im ciğer parem diyerek Güneş derunundan açtı zaralar Ah Hüseyn`im ciğer parem diyerek…
Müminleri yaşın yaşın ağlatan Ah senin dertlerin İmam Hüseyin Kerbela çölünde kanın çağlatan Ah senin dertlerin İmam Hüseyin…
Mahbub-ı mevla´sın Ali Feyzullah Nesl-i Mustafa´sın Ali Feyzullah Cemalin görenler gelir imana…
Âşık oldum bir keremler kân’ına Gönül arz ettiği cana kavuştu Sürdüm yüzlerimi asitanına Mur-ı cismim Süleymana kavuştu…
Aşk atına süvar olan aşıklar Ölünceye kadar yorulmaz imiş Hakkı can gözüyle gören sadıklar Bu fani dünyaya sarılmaz imiş…
Ayrılık dolusun aldım destime Dostlar himmet eylen gidelim bugün Hasret kaldım yaranıma dostuma Dostlar himmet eylen gidelim bugün…
Nar-ı firkat ile hasret eyyamı Sineler dağlamak bana mı düştü Bülbül gibi çekip yas ü matemi Karalar bağlamak bana mı düştü…
Başım açık yalınayak yürüttün Sen merhamet eyle lebbi balım yar Yüreğimi ceviz gibi çürüttün Senin aşkın büktü kaddi dalım yar…
Ben cemale aşık oldum dil vermem gayrisine Ne mümkündür azad olmak bağlandım çeşnisine Yüzleri şebberü-kamerdir gözleri aynen Ali…
Ben mürşidim diyen meydana gelsin Mürşid kimdir ondan nişan isterler Men-aref sırrını okusun bilsin Destine hüccet-ü burhan isterler…
Biat aldık hanedanın yoluna Nur-i Feyzullah´dan elimiz vardır Bülbül olduk Has Bahçe´nin gülüne İsmini zikreder dilimiz vardır…
Bir güzele gönül verdim erenler Bulunmaz emsali cihan içinde Zara düşer hub cemalin görenler Güya bir goncadır gülşan içinde…
15 / 84 gösteriliyor