Ellerini bırakmalısın saçlarımda Tel tel dökülmeli savrulmalı Dağlardan bir gönül rüzgarı esmeli Çiçek kokuları avuçlarında…
Bir gelin gördüm düşte yaşlı gözleri Kınalara sarılmış pamuk beyaz elleri O ipek elbisenin sürünürken etekleri Gelin kıza yaraşmış beyaz gülleri…
Hani biz dosttuk kopmazdı bağlarımız? Yalın ayak sokaklarında yokluğun Hani beraber adımlardık umudu?. Yağmur gecelerinde fırtınalara dur der…
her şey güzel olacak bir gün bir sabah erkenden uyanıp yaprakların üzerindeki çiğ tanelerini öpeceğim…