yokluğun ortalık yerinde acıyla öpüşür dururdum aşığım olmuştu bırakıp gidemiyordu…
kadın ağlıyordu belki de erkek son oyununu oynamıştı hala perde diyordu kadın…
çarpıyorum acımı gökyüzünden yere ikindi sonrası…
önce düşündüğümdü antik bir şehir erkekleri ve kadınları…
aldın götürdün eflatun bir bulut arkasına yaşama baktırdın gözlerinden yüreğimde binlerce kepenk açıldı havalandı tozları bir an geçmişin…
Boşuna eziyet eder insan kendine ve garip bir keyif sigarası gibi de sarılır ona... Her nefeste biraz daha ölür,…
yine bir çelik dövülüyor tavında yaşam usta yine alışkanlık…
aşk adı bile sen aşk tadı da sen kokusu da…
kalakaldım kapanan kapının sesine bakakaldım…
sevgi yaşamın karasında avuçların arasında uzat elini tutuver gülüm…
bugün ellerim yandı yüreğimin üstüne koymuştum onları sonra anımsadım…
Ay alev almış gördün mü gecenin köründe hem de can yanmış bildin mi…
Sordu - nereye kadar sanki o an vardı…
bakışlar kardan güneşe yedi renk kıştan çıkışta buluşmalar ayrılışların sonunda…
kahırda dem tuttu bu engebeli yol bir oturdu duygular bir kalktı ayağa ağlama dedi toprak hüzünden buluta eller çağırdı o an dudaklar biçare suskun…
15 / 114 gösteriliyor