Martı

S Sunay Akın Sunay Akın
0 Altın Yaprak
Her vapur dumanının ardına yüreği sıcak bir insan sanıp takılırken tüyleri ıslanan bir martı olduğumu hem azarlayan hem de sırtıma havlu koyan anneme anlatamam Kanadım kırılsa da konmam deniz kıyısındaki hiçbir caminin minaresine kubbeye tüneyen martıların keyiflerince uçmalarını bekleyen imam ezanı geç okuduğu için sürülünce bir dağ köyüne Birazcık daha sabredin diyorum eski bir sokağın kıvrımında yolun iki ucunu gösteren trafik aynalarına hüzün modeli arabalar kırılmamanız için örgütleniyor dolmuş duraklarinda Denize düşen bir gazetedeki ölüm ilanından öğrenirim mendireğe attığı çakıltaşıyla ürken martıların alkışa benzeyen kanat seslerini selamlayan yaşlı adamın unutulan bir tiyatrocu olduğunu Gece yarısı söndürülünce ışıklarını kuytu bir iskelede ne yaptığını görürüm iki yakası arasında Istanbul'un koltuklarında günboyu kadın kalçalarının izlerini biriktiren vapurun Yanından ayrılmam deniz fenerlerinin fotoğrafına benzemeyen heykelleridir çünkü idam sehpasına çıkınca asağıda asılmasını bekleyenlerin yüreklerindeki sivri kayalıkları isığıyla aydınlatan devrimcinin Uyandırırım çığlıklarımla kıyısında karnı aç yatan çocukları yiyecek aradığım kent çöplüğünün ama bir parça olsun koparmam beyazlığından bilirim ki Kız Kulesi doğum günü pastasıdır özgürlüğün!...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.