İçimi ürpertiyor, Yalnızlığım! Bir uğultu dökülüyor, Kenârından bir uçurumun.
1978 yılında Ordu İli Akkuş İlçesi'ne bağlı Salman Beldesi'nde doğdu. İlköğrenimini Salman İlkokulu'nda, orta öğrenimini Akkuş Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler anabilim dalında lisans ve Ordu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri anabilim dalında yüksek lisans programlarından mezun oldu. 2003 yılında Salman Çakırlar ve Kuşakkaya ilkokullarında vekil öğretmenlik yaptı. 2004 yılında asteğmen olarak vatanî görevini tamamladı. 2005 ilâ 2008 yılları arasında İstanbul AHL Serbest Bölgesi'nde çalıştı. 2008 yılından bu yana kamu kurumunda denetmen olarak görev yapmakta. Evli ve iki çocuğu var. Köşe yazarlığının yanında çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış çok sayıda makale, deneme, öykü ve şiir türünde çalışmaları bulunmaktadır. Ayrıca yayınlanmış beş adet kitabı vardır.
Avrupa Birliği Sosyal Güvenlik Sistemi ve Türkiye/ Legal Yayıncılık-2019
- Türk İdari Yapısı ve Türk İktisat Politikası/Legal Yayıncılık-2020
- Bekleyiş (şiir)/ İkinci Adam Yayınları- 2024
- Gözlerin İstanbul Sanki (şiir)/ Kanarya Matbaası- 2024
- Yaşayan Türk Halkları Tarihi ve Edebiyatı/ Gece Kitaplığı- 2025
- Sosyal Güvenlik Denetmenliği İşçi Hakları ile Emek Piyasası/ Legal Akademi-2026
Tahsin Çayıroğlu şiirleri
Gün salarken kendini akşama, Aksediyor ezan ard arda semaya. Yaklaşan fecrin ufkunda, Yaslanmış ruhum kızıl hülyalara..
Sigara diyorum, dost gibiyiz meğer, Çekilmez anlarımın yalnız yoldaşı! Derdim, tasam dumanıyla gider, En âdi küfürlerimin tek sırdaşı!…
Sen beni anlayamazsın, Başım dumanlı, gözlerim sislidir. Çizgi çizgi düşer yağmur,…
Bir dileğin var sanki benden, Lakin korkuyorsun, neden! Serzeniş et, bırak geçeni gönlünden. Vur göğsüme, acıtmaz anne!…
Farkında olmayız bazen, Belki de çoğu kez yaşamın. Bir şeyler bekleriz hayattan, Doğmayan günün ardından.…
Aynada görmen mi çirkinliğini, Saçların mı yere düşen gözyaşların.. Göz göze gelince bir karşı cinsin, Tılsımı mı içinde sakladığın bu halin..…
Merhaba baba! Nasılsın..? Unuttu sanma sakın! Aramıyor hayırsızlar diye.…
Kirez aynın on dördü, kuşluk vaktiydi. Kızıla çalan ayın on dördü. Doğan günün ayazıydı!…
Alem-i hayala dalıyorum, Muammalı geleceğimde. Ve sen, Gölge gibi hep peşimde.…
Ne koçyiğitler düşüyor yere dağ gibi, Bir ninnidir içilen şehadet şerbeti! Toprağa dökülen bayrağın al rengi! Her şeye rağmen 'vatan sağolsun',…
Seni mazimin karanlığında boğdum, Saf zamanların en derinine koyup bıraktım öylece!! Bir gülüşünün ihanetini gördüm yüzünde, Yüzünün soğuk renklerinden resimler çizdim gözlerime...…
Yıllarca kanaat ettik, Muhannete minnet etme! Gönlü alçaklarda eyledik, Dostla muhabbeti kesme!…
Öyle bir akşamdı İstanbul'da.. Ne ses var ne seda, susmuş minareler, El ayak çekilmiş, çekilmiş perdeler. Kapım açık sabaha inat karanlıklara,…
Haya kalsın kır utanç zincirlerini, Yerine göre ister akıllı ister deli..
15 / 24 gösteriliyor