Geceyi bağlamakta dem. Tutuşur gözlerimle Sıcak, mıhlı seccadem.…
Ne kadar büyüsek aslında o kadar çocuğuz. Titreyen maziye sarılı yamalı bir gocuğuz.
Gidenler gittiler; çal şen şakrak tefini bacı. Ölenler de konuşur, susanlara ne acı.
Günü beklemek için an bitmeli, nefs düşmeli suya. Yazılmış kader gibi, süngü çile, hükmetmeli huya! Artık 'yok' demek için önceden geç!…
Hak katında temsil kalkıyor ruhun şaha biçilir mi sana paha?…
Bekledim her boğuk, her soğuk rüzgarda bekledim gidenleri. Gidenler yorgun, bir hayal satırında taşırlar gelenleri.
Saltanat fiyatına ucuz, kırık oturak. Ya yolcusun durakta, ya yolcuya durak.
Güldüm birdenbire yırtık cebime. Birdenbire taş oynadı yerinden. Gözüme perde indi birdenbire. Birdenbire ağladım.…
Her gülüşümüz bir beklentiyken insanlara. Ağlamakmış kursağımızda en büyük caka.
duvarın birinde dağınık fırça darbelerinde saklıyım. hep yalnız kaldığında görebiliyorsun beni.…
Umutluyum çocuğum, çünkü çocuğum her yerde Dil tövbe etse de hayaller var ellerimde İşte bu hayal yağmurunda gülüşür zaferlerim Senin gibi gerçeklere bir tembih miğferiyim…
İçimizde artıkları hayatın, sürekli attığımız. Attığımız her pisliğe bir ömür taptığımız...
Duvar; ebedin aşılmaz kısır döngüsü. Sorgunun mabedi, korkunun süngüsü.
Gidiş gelmez, yol geniş geniş geliş. Düşlerdir uçkursuz gidip gelen Hiç ölüm açmamış.
Uzanmak isterken umuda elim, dolar çamurlar içine beni. Sürüyor topraklarımda cüceler, ya bir at ya bir gemi.
15 / 52 gösteriliyor