ekmek arası bir kaç aşk sözcüğü yiyorum, boğazıma diziliyor her lokma elimi uzatıyorum bakıyor manasız gözlerle o unutmuş aşklarını derin bir kuyuda…
dün gece ellerimle gömdüm seni anne çok çırpınmadın babamla aynı yerdesin şimdi belki daha mesutsundur ...…
sen sevememişsin hiç! daha hissedemiyorken, sürünmüşsün elleri kırık bir aşka. senin aşklarının basit mazisi bu...…
ona sorsak, o bir aşk tamircisi.. yanlız gezen aşkı bır ağacın dibinde uyuklarken bulmuş, kullanır durur seni beni kandırmak için... cadı kazanlarında kaynatır iki kelimelik aşk cü…
sabahın erken vakitleriydi, güneş henüz gülen yüzünü göstermişti.. yelkovan kuşları havadaydı belli ki yarın fırtına kopacak…
dün gece bir aşk öldü kollarımda dün gece öldü hayallerimdeki hayallerimiz.. bir namlu yöneldi zenci yüreğime, ve güm!!.…
dün gece seni düşünüp de yattım ne de meraklıymışsın öyle hele yüreğin çok kalabalıktı beraber ilk hayallerimizi paylaştığımız ilkokul bahçeleri gibiydi…
gökyüzü derin, toprak ıslak kayboldum bir köylü kadının hasretinde, hasreti oyasında, boncuk boncuk olmuş aşkı..…
tehlikeli masalların kahramanlarıydık biz, istasyon savaşçılarıydık. koklamak, dokunmak, sevişmek yasaktı doğuştan bizlere, bizler sadece dinlerdik.…
eriyorum .. otobüsteyim , uzun bir tüneldeyiz . sen eriyorsun, sana değiyorum ben eriyorum..…
ölü çalıyordu etraf ben ölü dokunuyordum o gün. odada bilmediğim nice ruh, gözlerde ise yavsak bir acı.…
Kadının gözleri tuttu zamanı denize doğru bakarken, öptü, kokladı uçuşan sözcükleri sonra ' 'Apollon ' ' ilişti yanına…
uzun bir yolun yolcusuydu 'o ' uzun bir aşkın oyuncusu.. sen yoksun senden kalan 'o ' da yok artık..…
bir oda.. oda da bir resim resimde çıplak bir kadın kadında sen…
telefonlara sarılmıştım sesini duyabilmek için. ancak her çalışta telefon, yıkılıyordum içten içe. içimde birileri beni sorguluyordu ,…
15 / 23 gösteriliyor