Bir çağ yalnızlığı varmış kaderde, Tenha dostluklara takılma gönlüm... Gecenin gündüzü gördüğü yerde, Korkarım, yalnızca bulacak ölüm.…
Işıl ışıl gece, mehtap, yıldızlar; Rüya ahengine bürünmüş yazdı. Ansızın beliren kaybolan kızlar Tatlı hülyalardan daha beyazdı.…
Sen yoksun, kimse yok... Ve sessizliğim İpek hülyaların manzarasında; Gülüyor şi’rimin altın tasında. Oturmuş yanıma kimsesizliğim...…
Bu yağmur durmalı geç saatlerde, Bu rüzgâr susmalı, uyumalıyım. Evvelâ sımsıcak ses duymalıyım; Uykular beklesin olduğu yerde.…
Gel, tut ellerimi, yavaş yavaş tut! Dünyayı, zamanı, herşeyi unut... Hiçbir şey söyleme, hiçbir şey sorma, Yıldızları sustur, geceyi unut;…
Uçup gitti uzaklara, ansızın, Uçup gitti, bana birşey demeden, Güzel gözleriyle gülümsemeden.…
Şiir ki yürekte yıldız yığını, Göz kırpar sevene, sevilenlere; Kimseden saklamaz aydınlığını, Çağırır güneşin doğduğu yere.…
Uzanırım tutmak için zamanı Gecenin karanlık çerçevesinden Apansız içimde parlayan anı Bazan yakalarım bir su sesinden…