Ormanda Kaybolan Soykütüğü
U
0
Altın Yaprak
terk edilecek bir ev sanıp dünyayı
çıktım alemlerin defterinden
derimle ödedim tarih denen hilkatin diyetini
işte akıyor etimden nehre kan
işte esrar ve orman ve su
orman!
yeise muştu, ruha cihannüma olan
orman! hangi meşenin külüyle ovdular yüzümü
hangisi insan aklını hayvanın gözakına düşüren büyü...
ilkeldik, anlamazdık ağacın dili olduğunu
bilmezdik, uyurken çizdiler nehirlerin yolunu
isim koymadan, rüşte ermeden
bent bilmeden bekçi ettiler vadilerin bekaretine soyumu
bir'i bilmez adamlardık
bin orman cini sardı budunumuzu
soyumuz eriyen bir şey gibi
soyumuz yonga gibi ağaçtan kopan
soyumuz ey! nehirler içinde kurudu!
çıktım alemlerin defterinden ne esrar ne orman ne su
ağaç değil gördükleriniz, ahşaptan yapılmaz hiçbir köprü
tek tek yüzdüler derimizi, etimizi gerdiler karşı kıyıya
tenimiz tirşe, tarihinizi yazarlar o günden bu yana,
yazılır ormanda her soy kırıldığında!
geçin insanlar geçin ahşap değil, yüzümüz merakınıza köprü
rıh diye bilsek de her daim kumu
vadiye bekçi olanın düşmez rahmine döl
vadiye bekçi olanın orman ölüsüyle ovarlar yüzünü
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş