Beni hatırladıkça için ürperecek, Boşanan gözyaşlarını tutamayacaksın Boşuna zorlama kendini sevdiğim, Biliyorum, unutamayacaksın
1845'te Eskişehir Ticaret Lisesi'ni bitirdi. Osmanlı Bankası ve Türkiye İş Bankası'nda çalıştı. 1977'de İş Bankası Halka İlişkiler Müdür Yardımcılığı görevinde iken emekliye ayrıldı. İstanbul'da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi kurdu. Bir süre yayıncılık yaptı ve Akbank Genel Müdürlüğü Krediler Servisi'nde çalıştı. Yaşamının son döneminde mizah dergisi 'Çarşaf'ta mizah şiirleri yazdı. İlk şiiri 1942'de Eskişehir'de yayınlanan 'Kocatepe' gazetesinde yayınlandı. Daha sonra Yedigün, Varlık, Büyük Doğu gibi dergilerde yayınlanan şiirleriyle tanındı. İlk şiir kitabı 'İnsanoğlu' 1947'de basıldı. Zamanla geniş kitlelerin okuyup hayranlık duyduğu bir aşk ve ölüm şairi olarak tanındı. Şiirlerinde Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığı görülür. 1973'de büyük oğlu Vedat'ın intiharından sonra 'ölüm' temasına daha çok eğildi. Bazı şiirleri çağdaş sanat müziğinin popüler bestecileri tarafından bestelendi. En duyarlı ve yoğun aşk şiirlerinin yazarıdır.
İnsanoğlu (1947)
- Dolmuş (1955)
- Aşkımızın Son Çarşambası (1955)
- Bir Daha Ölmek (1956)
- Avrupa Görmüş Adam (gezi notları-şiirler)
- Kör Ayna (1957)
- İki Kişiye Bir Dünya (1957)
- Beni Unutma (ilk yedi kitabından seçmeler) (1959)
- Karanlığın Gözleri (1960)
- Akıllı Maymunlar (1960)
- Seninle Ölmek İstiyorum (1960)
- Üstüme Varma İstanbul (1961)
- Sahibini Arayan Mektuplar (1961)
- Yeni Dünya Rekoru (1961)
- Sevenler Ölmez (1962)
- Çigan Gözler (1962)
- Ötesi Yok (1963)
- Hüzün Şarkıları (1963)
- Bir Gün Anlarsın (1965)
- Sadrazamın Sol Kulağı (1965)
- Mihribana Şiirler (1965)
- Taşlar ve Başlar (1966)
- Seni Sevmek (1966)
- İnşallahla Maşallahla (1965)
- Toprak Olana Kadar (1968)
- Göbek Davası (1968)
- Ben Seni Sevdim mi (1968)
- Halktan Yana (1969)
- Aşk mıydı O (1969)
- Önce Sen Sonra Ben (1971)
- Rubailer (1972)
- Acılar Denizi (1973)
- Yalan Bitti (1975)
- En Eski Yalnızlığımdın Sen Benim (1978)
- Dikiz Aynası (yergi şiirleri, 1982)
Ümit Yaşar Oğuzcan şiirleri
Ne zaman baksam çevreme elli yıl sonra Hep aynı gördüklerim; bir keşmekeş, bir bozuk düzen Bir lokma ekmek uğruna tükenmesi insanların Yaşamak ve ölmek için hep aynı neden…
Senin aydınlığın yetişir bana Güneşi istemiyorum Yıldızları istemiyorum Açma perdeleri…
Kirli çarşaflar ağardı karanlıktan Abanoz sokağında akşam olmaktadır Alçacık sedirlerde üryan kadınlar Kötü kadınlar, kederli kadınlar…
Ben acılar denizinde boğulmuşum işitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını…
Beni öylesine sev Öylesine artır ki Hep senin üzerinde kalayım
Bir oda mıydı paylaştığımız dünya mıydı neydi Serin çeşmeler gibi ellerin miydi akan yüzüme Ne zaman gecelerde kalsam, böyle yapayalnız Yıldızların dökülüyor gökyüzüme…
Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan…
Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde Cümle düşmanlarımı affettim Yediğim meyvalardan Kokladığım çiçeklerden af diliyorum…
Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde Cümle düşmanlarımı affettim Yediğim meyvalardan Kokladığım çiçeklerden af diliyorum…
En ağır işçi benim; Gün yirmi dört saat, Seni düşünüyorum.
Her şey güzeldi bir zaman, çok önce Şehirler, insanlar, güneş deniz Mutluluğumu görebilirdiniz Çökmeseydi içime bu son gece…
Susadık şiire ey koca şair 'Yeşil pencereden bir gül at bize' 'Beyaz dokusunda o saf rüyanın' Yeni ufuklar aç hayalimize…
Yıkılmak,ezilmek her gün biraz daha Dostlar değişiyor aldanmalar değil, Aksimizden eser yok şimdi o sularda Çirkin olan biziz aynalar değil...…
Gitgide alışıyorum sana.... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar;…
15 / 373 gösteriliyor