Kayıtlardan Silinen Rüyalar

V Vedat Aydın
0 Altın Yaprak
Yıldızları birlikte seyrettiğimiz eylül akşamları İnce bir sızı giriyor kalbime. Kurbağa sesleri ve çakal ulumaları melodimiz olurdu bizim. Melodimize karışırdı bekçinin düdük sesi. İçimizdeki ışığın göğe yansımasıydı Çobanyıldızı. Karakoyun çalan kavalın titreşimleriydi yüreğimizi saran. Yalnızlığımıza şahitlik ederdi ay dede. Kalbimizde kopan fırtınalar uçurumu olurdu delikanlı rüyaların. Birlikte ağlardık yağmur altında Gavurboğan'da. Kaç tavşan ürküttük biz öyle, kaç tilki numarası gördük. Nice namlu soğuttuk gelelerinde Palandöken'in. Aras artık kudurmuyor balıklarını kıyıya vurdu Hezâl nenenin firûze fistanını hatırlardık bulutlar üzerimize çökünce Şeyh Hüsameddin de yok ki birlikte ağlayalım Arap Yaşar toprak oldu serâzad çığlıkları kaldı kulaklarımızda. Şimdi bir derin bakış şehlâ gözlerden kalbimize süzülen Çıplak bir dünyanın önünde diz çökmüş. Nefes kesen billur gökdelenler küstürdü güneşi. Beyaz melek elini çekti üzerimizden. Mor menekşe, servi söğüt boyun bükmüş. Katran renkli bahçelere bıraktık elimizdeki son gül'ü. Nerede kaldı kalbimizi emanet ettiğimiz o âşık kahvehaneleri! Hangi yürek dayanır buna, hangi vicdan kaldırır bu viraneleri! Geçti üzerimizden bir kâbus gibi rüyâlarımızı emânet ettiğimiz cellat. Şimdi unuttuklarımızı siliyorlar kayıtlardan, alın size diyorlar; Yüreğimizde açılan uçurum, yanaklarımıza süzülen yaş, avâzımızdaki feryat... Vermiyoruz kalbimizi birlikte ağlamayı öğrendik: Sabır ve dua aydınlatıyor içimizi.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.