Kucuk Hanımın Kaderı
Y
0
Altın Yaprak
Ve nihayet evlendi küçük hanım
Güzelim yüzünde çizgi çizgi gam.
Kocası ne zengin, ne halden anlar biri
Üstelik çirkin kaba bir adam.
Evleri şimdi doğunun yoksul bir şehrindedir.
Ne dağlar yol verir ne ırmaklar su
Kalın kara bıyıklı, kara mavzerli adamlar
Kurmuşlar dağların başında pusu...
Öksüz bir ceylan gibi her akşam
Odadan odaya dolaşıp durur
Pencereden baksa bir yer görünmez
Sokağa çıksa söz olur
Kör kandiller gibi yanar elektrikler
Sokaklarında çirkin köpekler ulur
Gece şehir kulübüne gider kocası
Küçük hanım odasında yapayalnız oturur.
Büzülür korkudan bir köşeye çaresiz
Eski hayalleri bir bir uzaklardan el eder:
İstanbul'u düşünür, altın kumları düşünür
Sonra bel vermez dağları, yol vermez ırmakları
Kalın kara bıyıklı adamları düşünür...
Batar avuçlarına sedeften tırnakları
Bir şey kopar içinde bir bilinnmez yerinden
Nemli bulutlar geçer güzelim gözlerinden
Ah bu kader demeyin, kısmet demeyin
Anlatılmaz şimdi küçük hanımın derdi
Her kuş dengiyle uçardı, böyle olmazdı
Küçük hanımlar bilselerdi.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş