Kucuk Hanımın Kaderı

Y Yavuz Bülent Bakiler Yavuz Bülent Bakiler
0 Altın Yaprak
Ve nihayet evlendi küçük hanım Güzelim yüzünde çizgi çizgi gam. Kocası ne zengin, ne halden anlar biri Üstelik çirkin kaba bir adam. Evleri şimdi doğunun yoksul bir şehrindedir. Ne dağlar yol verir ne ırmaklar su Kalın kara bıyıklı, kara mavzerli adamlar Kurmuşlar dağların başında pusu... Öksüz bir ceylan gibi her akşam Odadan odaya dolaşıp durur Pencereden baksa bir yer görünmez Sokağa çıksa söz olur Kör kandiller gibi yanar elektrikler Sokaklarında çirkin köpekler ulur Gece şehir kulübüne gider kocası Küçük hanım odasında yapayalnız oturur. Büzülür korkudan bir köşeye çaresiz Eski hayalleri bir bir uzaklardan el eder: İstanbul'u düşünür, altın kumları düşünür Sonra bel vermez dağları, yol vermez ırmakları Kalın kara bıyıklı adamları düşünür... Batar avuçlarına sedeften tırnakları Bir şey kopar içinde bir bilinnmez yerinden Nemli bulutlar geçer güzelim gözlerinden Ah bu kader demeyin, kısmet demeyin Anlatılmaz şimdi küçük hanımın derdi Her kuş dengiyle uçardı, böyle olmazdı Küçük hanımlar bilselerdi.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.