Gün vuruyor gün almaların alnına almaları ne benden alırsın, ne daldan bu ne menem oluş böyle dağlara kan çöküyor can, can çöküyor bahçalarda-…
Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, şair, oyun yazarı, çevirmen. Ankara Ticaret Lisesi'ndeki eğitim sürecini yarıda bırakarak devlet memuru olan Gruda'nın yazdığı şiirler, 1950'li yıllarda, çeşitli dergilerde yayımlanmaya başladı. 1956 yılında girdiği Cep Tiyatrosu'nda başlayan oyunculuk yaşamı, Ankara Devlet Tiyatrosuna ait Küçük Tiyatro'da devam etti. Ankara Meydan Sahnesi ve Nisa Serezli topluluklarında da görev yaptı. Bir süre yeniden memurluk hayatına dönüp, muhasebecilik yaptı. Muammer Karaca tiyatrosunu yönetti. Ayşen Gruda'nın eski eşi olan sanatçı, aynı zamanda Attilâ İlhan ile beraber mavi hareketini yaratan şairlerdendir. Seyirlik tiyatro oyunları da yazıp, çeviriler yapan Gruda'nın eserlerinde geleneksel Türk tiyatrosu ve Çehov etkisi açıkça görülür. Sanatçının yayımlanmış eserleri bulunmaktadır. Kamera önünde de yer alan Yılmaz Gruda, sinema ve dizi filmlerde rol almaktadır.
Bir Başka O - Oratoryo, Şubat 2007
- Manzum Nasreddin Hoca Fıkraları, Haziran 2006
- Marathon "Bir Uzun Koşu", Haziran 2002
- Çerçi Zeus - Bir Çağdaş Mitoloji Denemesi, 1997
- Çarmıhtaki Yeni Mehmet, 1997
- Camdaki Düşman, 1996,
- Bir Çürümüş Kent Belgeseli, 2002
- Tek Perdelik Dokuz Oyun, Anton Çehov, 1994
- Şu Bizim Tiyatromuz, 1976
- Kül Altındaki Kor, Anton Çehov, 1993
Yılmaz Gruda şiirleri
1.bunca yıl sadece vardım bu evrende hiçbirşey -ama hiçbirşey yetmiyordu bana bir bela gibi biliyordum yetmediğini tutup kendimi bu istanbullara attım-…
tuhaftır: adamsız bir sonrada yaşıyoruz kimseler kımıldamıyor ışığa hep aynı mısraı okuyorum bıkkınlığında kahrın:…
'türkü' Benim hiçbir zaman şapkam olmadı ne beyaz ne kara sevmediğimden deyip geçiyorum.…