Aşkın Dilinden Destan

Y Yunus Emre Durlanık
0 Altın Yaprak
Bir kaval sesi kulaklarımda Bir çobanın masum yüzü Bir kuzu ağlamaklı meleyen Bir koyun kuzusunu orda burda arayan Bir kaval sesi Yüreğimde bir çoban Sevdasını kavalında arayan Yüreğindeki sızıyı Kavalıyla yüreğime akıtan Bir çobanın ağlamaklı sesi Sus kara koyun kuzun gelecek Belki kışın belki yazın gelecek Senin derdin kimler nerden bilecek Sus kara koyun kuzun gelecek Kavalınla söylediğin yalana İnanmadın sen de Musa Ben de inanmadım Kara koyun da Leylekler götürdü senin kuzuyu Kara koyun kuzun gelir sen uyu Üç gün tuz yalayıp içmezsen suyu Kara koyun kuzun gelir sen uyu Ağır konuş eğer duyan olursa Ağa kızın sana vermezler Musa Bir kavuşsam ciğerparem kuzuma Dayanırım dünyadaki tüm tuza Kara koyun inanmıştı Musa'ya Yalan söyleyen bir kaval çalıyordu Musa Koyunlar kavala inanır Kuzular koyunlara Üç günde üçbin koyun üç arşın tuzu Kara koyunla yaladılar susuz ve sessiz Kuzum diyerek yaladı tuzu Karakoyun Su içmeden geçerse dereyi Önünde kuzusunu görüyordu belli belirsiz Kuzusu yerine tuz yaladı çaresiz Kara koyun su içmedi dereden Bir kuzgun geçti tepesinden Bir kan damlası kızarttı suyu Ve düşürdü ağzındaki kuzuyu Kara koyun dişlerinedek karardı Çoban Musa dizinedek taş oldu Akan dere sonunadek kan oldu Ne yaptın ey kuzgun kuzuma benim Kar yağdırdın alçak yazıma benim Diyerek kara koyun yere uzandı Görenler heryeri karadır sandı Musa şimdi damat, haketti kızı Bir ölü koyunla bir ölü kuzu Üç günde üç bin koyun üç arşın tuzu Senin için yaladılar, al kızı Ağladı Musa gören olmadı Heryer kardı ve karaydı Gözyaşları kara koyunu ısladı Kuzgunu lanetledi, kuzuyu kutsadı Musa gitti kızı almaya Kuzgunlar seğirtti ardı sıra Bir köprü vardı kara dere üstünde Kanlı köprü derler şimdilerde Kızıl mı kızıl bir gündü Kara mı kara bir yıl İşte bu köprü, al, dedi Musa'ya Gel de al kızı Üçyüzatlı dayandı kızıl köprüye Kızıl gün daha da kızardı Taşlardan kan aktı Topraktan gözyaşı Kızıldere, Kızılırmak, kızılsu Engizli bir yere kurmuşsun pusu Ne kara koyun yetti ne masum kuzu Ne de bahalıymış bir ağa kızı Üçyüz atlı aktı üçyüz at aktı Kızılırmak nice gönüller yaktı Kuzgunlar tepeden şenliğe baktı Ağa köşkü bu ırmağa uzaktı "Kızılırmak parça parça olaydın Her parçanı bir diyara salaydın Sen de benim gibi öksüz kalaydın Kızılırmak nettin allı gelini Nasıl aldın allı pullu gelini Köprüden geçerken köprü yıkıldı Üçyüz atlı birden suya döküldü Nice gelinlerin boynu büküldü Kızılırmak nettin allı gelini Nasıl aldın allı pullu gelini"

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.