-1- Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam, Açsam göğün mavi kapılarını. Bir samanyolundan geçip dolaşsam…
Şair, yazar, edebiyat öğretmeni. Hecenin Beş Şairi grubunun üyesi ve öncülerinden. İstanbul Vefa İdadisi'ni bitirdi. 1915'te Darülfünun-ı Osmani'nin (İstanbul Üniversitesi) açtığı yeterlilik sınavını kazanarak edebiyat öğretmeni oldu. Çeşitli okullarda dersler verdi. Orhan Seyfi Orhon'la birlikte çıkardığı Akbaba mizah dergisini ölümüne değin yayınladı. 1946-1954 arasında Ordu milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulundu. Şiire aruzla başladı. Ziya Gökalp'in etkisiyle hece ölçüsünü benimsedi, bu türün başarılı örneklerini verdi. Beş hececilere katılıp bu akımın şemsiyesi altında ün kazandı. Şiirleri Türk Yurdu, Servet-i Fünun ve Büyük Mecmua'da yayınlandı. Akbaba dergisinde akıcı bir dille, rahat okunur bir tarzda yazdığı fıkralarında siyasal mizahın özgün örneklerini verdi. Şiir ve gülmece yazılarının yanı sıra roman, öykü ve oyunlar da yazdı. 1950 sonrasında, şiirden ziyade, ağırlıklı olarak, mizah, gezi, anı ve biyografi türlerinde yazdı. 1962’de Bir Rüzgâr Esti adlı şiir kitabını yayımladı. 11 Mart 1967’de İstanbul’da hayatını yitirdi. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
Şiir
- Akından Akına (1916)
- Aşıklar Yolu (1919)
- Şairin Duası (1919)
- Şen Kitap (1919)
- Cenk Ufukları (1920)
- Yanardağ (1928)
- Bir Selvi Gölgesi (1938)
- Kuş Cıvıltıları (Çocuk şiirleri, 1938)
- Bir Rüzgar Esti (1962)
Oyun
- Binnaz (1918)
- Name (1918)
- Kördüğüm (1919)
- Nikahta Keramet (1923)
Uzun Hikâye
- Kürkçü Dükkanı (1931)
- Şeker Osman (1932)
Antoloji ve İnceleme
- Nedim (1932)
- Seyranî (1933)
- Halk Edebiyatı Antolojisi (1933)
- Faruk Nafiz: Hayatı ve Eserleri (1937)
- Ahmet Haşim: Hayatı ve Eserleri (1937)
Roman
- Dağların Havası (1925, manzum)
- Göç (1943, otobiyografik roman)
- Üç Katlı Ev (1953)
- Sarı Çizmeli Mehmet Ağa (1956)
- Gün Doğmadan (1960)
Mizah
- Beşik (1943)
- Ocak (1943)
- Sarı Çizmeli Mehmed Ağa (1956)
- Gün Doğmadan (1960)
Gezi - Anı - Biyografi
- İsmet İnönü (1946)
- Göz Ucuyla Avrupa (1958)
- Portreler (1960)
- Bizim Yokuş (1966)
Yusuf Ziya Ortaç şiirleri
kavuşmak bir gün toprağa, bir bahar cümbüşü olmak, dört mevsimde ayrı ayrı tabiatın düşü olmak...…
Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam, Toprak kilidini açsam dünyanın, Çözsem düğüm düğüm muammasını Ölüm denen sonsuz, büyük rüyanın!…
köşede altın oymalı edirne kavukluğu, üstünde çeşm-i bülbül sürahi yıldız serpintili mavi bir buğu...…
Dedemden yadigâr olan bu evi Kışın fırtınası, yazın alevi Daha ben doğmadan ihtiyarlatmış...…
Onu tarihe sorun, yoktur eminim bir eşi O güneş yüzlü, güneş sözlü, güneşler güneşi Sözü halkın dilidir, gözleri hakkın ateşi O güneş yüzlü, güneş sözlü güneşler güneşi…
İşittim ki, benim için ağlıyormuşsun, Hala adım düşmüyormuş dudaklarından! Geçenlerde bir yolcudan beni sormuşsun, Metruk, ıssız bir manastır gibiymiş odan!…
İşittim ki benim için ağlıyormuşsun Hala adım düşmüyormuş dudaklarından…
Bir daha o fırsat geçer mi ele? Dün gördüm, bugün de göresim geldi! Gülüşü o kadar hoştu ki hele, Lebinden koncalar düresim geldi!…
Söylüyor birer güneş yakarak bağrımızda, Bir tarihi yolundan çevirecek sözleri. Yirmi milyon bakışla ışıldıyor gözleri, Toplayıp bir milletin bütün ümitlerini.…
Gök dibinde havuzun Sularda ellerimiz Bütün emellerimiz Anlaştı uzun uzun…
ay doğarken şu tepeden iner zeybekler karşı dağın yosmaları dört gözle bekler bir tarafta raksa başlar izmir'in gülü sırma saçlar topuklara kadar örgülü.