Duyunca Soruyorsun

Z Zekeriya Efiloğlu
0 Altın Yaprak
kalınca anlıyorsun yalnızlığımız kader değildi uzaklar kadar bizimdi unutulmuştuk sararmış lambanın kör karanlığında gecenin ayazında bir haziran akşamında tuzumuz karışırken efkârımıza ebedden bakarken ezelimize bakınca korkuyorsun intizar akarken dudaklarından bestelenirken acılar kaçıncı keredir izler kanarken kül renginde bakışlar donmuşken elvedadan inmemişse eller ağlıyorsun iki damlaya değişiyorsun hayalleri sonra bir göl oluyor toprağa damlayanlar özlüyorsun duyunca soruyorsun fırtınaya yakalanmış sözlerle tecessüs eylemiş kelimeler dilinde vaveyla dökülürken yumruklarından dişlerini ısırıyorsun şarabın kadına şehvetle bulaştığı tanrı'ya isyanın inkârla yarıştığı bir ayyaş masasından sesleniyorsun kimdir bunlar ebû afek, ka'b ibnu'l-eşref, ebu azze sonra kan oluyor şiire dadananlar dokunuca uyanıyorsun yalnızlığımız kader değildi uzaklar kadar bizimdi düş görmüş gözlerin ürkekliğiyle kucaklıyorsun üşüyünce bedenin korkuyu duyuyorsun iliklerinde ilmek atılmış hayaller görüyorsun ter kokuyor sesinin rengi ölüyorsun

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.