Yaşayacak kadar yakınken Dolaşırsın çöllerde ağlayarak Ne ararsın karanlık vahalarda Yağacak yıldızlara bak…
Sen Akdenizlim Dağların gökyüzüne karıştığı Dorukta başlayan özlemim Kök salmış ağacın gölgesinde…
Voltada yalnız kaldığın anlarda tek düze olmuş yaşamın dağınık öyküsü yakalar seni ağır ağır kaldırır gece…
Yine seni aradım telefonla Sesini duymak istedim uzaklardan Bilmiyordum Sana ulaşacak numaraları..…
Plaklarda dinlerdik romantik aşkları Yaşamaz seyrederdik son moda dansları Demis Roussosun sessizce saran melodileri Taşırdı bizi unutulmuş gençlik yıllarına.…
Orda aykırı çiçek açardı Görmediğim dağlarda Yüreğimde açan Kardelen kadar sıcaktı.…
Umut bu kez içimde baharla çiçek açtı benek benek. Gözlerim düşlerde…
değiştirmeye başladık güçlü sevgilerle dört duvar demir kapı simgesini karanlığa yıldız verdik özlemleri ve hep beraber bekledik…
Ellerimizden tutan yarimiz Bir onlar düşürmedi cevahiri…. Oysa ne güzel yürürdük Marşlarla sıkılı yumruk…
bazen, çağlayanların güneşe karıştığı mavi beyaz seslerinde damla damla buharlaşır…
O an yalnız başına karanlıkta kavga ederek duygularınla yakamoz hayatın göz yaşları…
beni tanımak istersen sabah güneşle kalk pencerene yansıyan maviliğe damla damla doluşan…
Aksam yalnızlıkları başladı Yakma ağaçlarımı kuşlarımı Güneşin doğuşuna taşı beni Dağlar yüreğim sana ağlar.…
Köşemde sırtım duvara Gözlerim sıra dağlara İçimde kopan tufanlar Sana uzanmış sana…
Bazen gözlerdeki ışık dildeki çıkarsız yakınlık karşılıksız özlemdir dostluk…
15 / 46 gösteriliyor