Sevgilican'dan Kasım Armağanı

Z Züleyha Selçuk
0 Altın Yaprak
Şimdi kırık bir keman sesi dolacak bütün odalarıma, Şimdi bir asır sürecek yalnızlığıma duruşunu işleyeceğim. Nasıldı sevdaya geçitler hazırlayan aşıklar eskiden? Bilmeyeceğim... Ama bilmediğim bütün geçitleri kurup kurup, Gelmeyişinin sızısıyla maşuksuz aşık oluşumu izleyeceğim. Birazda akşam kızılı bir renge boyayıp düşlerimi, Patika yollarda kalışım olacak SevgiliCan. Sana hiç söylemedim ama bir kahır sardı, Mor menekşe günlerimin aşıklığını Ve artık öğrendim, Ne bahardan, ne yazdan medet umulur! Işıksız gecede gibi güneşsiz baharlar yaşanır. Gün be gün artar Ayrık otu gibi içimi sarmalayan ayrılığın sesi. Sonra alışır gözlerim uzaklara dalmaya... Sonra yitirdiğim her umudu alışkanlığım sayarım. Sende ne buldum ben böyle, Her gün bir kaybedişi bezeyip, Ağrısını tatmaya sil baştan başlarım. Sende ne buldum ben böyle, ben bile şaşarım! Masallar kısa sürermiş Sevgilican, bende öğrendim. Aslında periler de hiç yokmuş Ve hiç kavuşamamış seven, sevdiği kadar! Belki ben gibi Solgun yüzlü bir gökkubbe altında olmakmış kavuşmak. Ya da bir teselli sözü duyarken dindirmek istediğini Alabildiğine kanatmakmış... Artık öğrendim SevgilCan, Seni sevmek sana uzak kalmakmış. 13 Kasım 2009

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.