Hayat Muhasebesi

A Abdullah Toklu
0 Altın Yaprak
ne için yaşıyoruz ne uğruna ne olduğunu nereye gittiğini bilmeden ömrün ve bilmiyoruz zamanın nasıl geçtiğini dökülen çökmüş bir bedenin ardından iki damla gözyaşı kalıyor geriye hayat dediğin nedir senin için yaşamak için mi yaşıyorsun hayat hep bir eğlenceden mi ibaret bitmek tükenmek bilmeyen zevklerinin peşinden koşmak mı bir gün beyoğlunda bir gün Etilerde gezip tozmak mı hayat sokak köşelerinde çürümüş bir gençlik kahvelerde geçen bir ortayaş geriye kalan pişman olmuş bir ihtiyarlık hayatın boyunca doğru olan yanlışlarından yanlış olan doğrularından vazgeçmedin belki de bulunduğun çevrenin sana olan yansımasıydı bildiklerin oysa her şeyi merak eden sen neden merak etmedin yanlışların doğruluğunu doğruların yanlışlığını neden doğrular karşısında sıkıştığında yalan söylemeyi tercih ettin neden korkularınla yüzleşmedin hep insanı kötüye götüren korkuları değil miydi.. ölüm bir korku muydu senin için belki de onun için düşünmek istemiyordun ölümü tercihlerini hep nefsin ile yaptın oysa aklın ve fikrin vardı hep güvendiğin neden şimdi o nefsinden nefret ediyorsun o değil miydi iten seni mala mülke o değil miydi seni sürükleyen güzel şeylere gördüğün hayatı maddeden mi ibaret sandın hiç düşünmedin mi seni yaratanı oysa O’nu anlamak için o kadar çok şey var ki bir tebeşir yazabilir miydi tahtaya bir öğretmen olmadan bir inşaat yapılabilir miydi bir ustası olmadan bir evren sahipsiz olabilir miydi kabul ediyordun belki varlığını davranışların düşündüklerini yansıtmıyordu belki de hiç kaçırmazdın değil mi çok sevdiğin sokak konserlerini her şeyi unutup hayaller aleminde gezmeyi kendinden geçercesine içmeyi çok severdin değil mi yine bir diskonun birindeyken hayatı unutmuş içiyorken bir adam girmişti içeriye başında sarık elinde cübbesiyle hatırlıyor musun sana söylediklerini - oğlum elindekini içme diyordu adam - git kabeye dök diyordu çok sinirlenmiştin hani deli misin demiştin hocaya kabeye dökülür mü hiç bira adamı cevabı şöyleydi: kabeyi hz. ibrahim yaptı sen Allah’ın (c.c) kendi nuruyla yarattığı bedene döküyorsun ya söyle nereye dökmek makbul? hüngür hüngür ağlıyordun ya hani.. şimdi pişmanlığın sebebi boşa geçen gençlik değil mi şuan hangi yaşta olursan ol gözlerini kapat ve düşün ne anladın şuana kadar yaşadıklarından göz açıp kapamak kadar kısa geçmedi mi şuana kadar yaşadıklarından aldığın zevk devam ediyor mu hâlâ geçmişi geri getirebiliyor musun getiremezsin çünkü insan anı yaşar yaptıklarıyla geçmişte kalır insanı yaşatacak olan doğru inançlarıdır ve gün gelip pişman olduğunda fayda etmeyecek pişmanlık ecel vaktinde böyle söylediğime bakma ölüm her an bekliyor kapıda ve girdiğinde ölüm odana götüreceği tek şey sen olacaksın yanında götüreceğin tek şey yaptığın ameller olacak... dünyada ne kadar düşünürsen görevini içindeki istek o kadar büyüyecek ölümün ne kadar güzel olduğunu göreceksin ölümü hasretle beklemeyi seveceksin...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.