Sarıkamış Şiirleri

Ö Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt
0 Altın Yaprak
Sarıkamış Şehitleri Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi, Karlara serildi Sarıkamış’ta. Mevsimler ağlaştı gece buz gibi, Şafaklar gerildi Sarıkamış’ta. Mehmedim çarıksız Yemenden gelmiş, Pak beden mor oldu Sarıkamış’ta, Gök mavi yer beyaz, kefeni almış, Bir tufan görüldü Sarıkamış’ta. Hoşaftı menusu yağsız yemekler, Öğünler bir oldu Sarıkamış’ta, Ağlaştı mevcudat ve de melekler, Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış’ta. Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi, Defterler dürüldü Sarıkamış’ta, Namlular yırtıldı taşlar delindi, Bir tarih yarıldı Sarıkamış’ta. Cilvesidir lakin buda kaderin, Zor nizam kuruldu Sarıkamış’ta, Yaram çok ağırdır çıban çok derin, Silahsız vuruldu Sarıkamış’ta. Sarıkamış dinle tarih seslenir, Şehitler soruldu Sarıkamış’ta, Abide gerekli ruhlar süslenir, Emr-i Hak verildi Sarıkamış’ta. Bak Ömer rikkatle, bak perde perde, Bak Mehmet pir oldu Sarıkamış’ta, Şehitler ölmez Hay! Şehit her yerde, Cennete girildi Sarıkamış’ta. 09.05.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Bir Başka Güfte Var Sarıkamış’ta bir beyaz güfte Sarıkamış’ta küskün bir eda ile sarar beni bir matem gözyaşlarım dökülür gaipten sesler gelir kör kağnılar gıcırdar ızdırap şarkısıyla tasalara bürünür gömülürüm sihirli ağıtlara… bambaşka yankılanır Sarıkamış, bambaşka. sonra ruhumu sarar efsunlu musikiler. geceye bir sessizlik yayılır siner çileli geceler uzanır da uzanır doksan bin şehit uzunluğunda… derken bir düşünce alır götürür beni Allahuekber dağlarına bulutlarla birlikte zaman durur, hayat durur, yaşlar donar ayazın kucağında karlara her dokunuşta yutkunur yutkunur boğulurum birkaç kez ayazın en kırak yerinde duygularım kâh coşar kâh emekler Sarıkamış ah Sarıkamış … şehitlerin mekânı hüzünlerin diyarı her tarafın ızdırap ızdırabın türküsü her tarafın bir destan bir destanın öyküsü kim bilir belki de Sarıkamış bir perde mi ne vuslata açılan tarihin son sayfasında, ruhum soluklanır duygularım dirilir karlar okşar baharın çehresiyle her Sarıkamış duyduğumda… ateşin donduğu ölümün gülümsediği ölümün hayat bulduğu yer Sarıkamış yanar kelimeler aşkla AllahuEkber dağlarında her bahar kardelenler açınca. köpürür şehit kokulu dereler kar sularıyla Hu deyip akar her mevsim baharın kucağında öt bülbül öt işte tam zamanı ötmenin gülde burada gülistanda her tarafım bembeyaz her tarafım yemyeşil gelin odası mı ne beyazın ikliminde şehitliğin her rengi konuş susmak yok yanık sevda bu susmak yok konuş sen konuş sarıçam sen şu Merzifonlu Mehmet bak buda Şırnaklı Hasan nasıl da yakışmışlar yan yana ve sırt sırta utansın Gabar dağı utansın şahadetsiz hortlaklar konuş Sarıkamış konuş söyle neden sessizlik bu ne dertli sessizlik sükûtta üşüyorum bu suskunluk nedendir hem sitemin kimedir... Ömer Ekinci Micingirt Karlı Dağ Hani var ya şu yamaca yaslanan, Karlı dağın gamzelisi benimdir Toprak kokan musikide ıslanan Eliflerin hemzelisi benimdir Bu dağların çehresine dön bir bak Ses veriyor anlayana bu toprak Gül- i ranâm ses vermeyi sen bırak Güzellerin huzmelisi benimdir Her perdeden nur koklatan gülüşler Cilve cilve yaprak yaprak teşvişler Sevgi, saygı edeb iffet bu işler Leylaların yazmalısı benimdir Hele yaklaş bakışları hummalı Sanki ürkek yavaş yavaş sunmalı Beni yârim gözyaşında yummalı Mecnunların çizmelisi benimdir Ömer Ekinci Micingirt Allahuekber Dağı O benim mahremim duvaklı gelin, Karlı dağ dediler beyaz örtülü. Zifaf yok hüznü var aşksız güzelin, Kırağı bezeli hâlâ kâkülü… Başladı velvele kırıldı testi, Dermansız ağıtlar içime esti, Dereler mübarek dağ mukaddesti, Rüyama dokundu şehidin eli. Zirveyi birazdan tipi tepecek, Hep beni doksanlık ayaz öpecek, Ve beyaz cazibe aşkı serpecek, Adeta bir Leyla dünya güzeli. Ömer Ekinci Micingirt Soğanlı Bembeyaz kuşatmış acı hatıra, Hüzünle diz dize yaslı Soğanlı, Bu bir acı destan sığmaz satıra, Kederli tasalı hisli Soğanlı… Orkestra ney sesi kuşlar ırmaklar, İç içe baş başa başsız kalpaklar, Efsunlu ağıtlar kardan konaklar, Ölmeden ölmenin aslı Soğanlı… Sormuştum baş koyup acaba niçin, Ne desem bilmem ki basiret… Geçin, Köprüler yıkıldı bir deli için, Maziye haykıran Karslı Soğanlı… Soğanlı Sarıkamış Şehitleri ve dağ ve yaylalarının bulundu bölge içinde benimde büyüdüğüm bir yayla Ömer Ekinci Micingirt Sarıkamışta Bakışlar karakış göğe dikildi. Mevsimler ağlaştı Sarıkamışta Körpecik bedenler kara ekildi, Nur arşa ulaştı Sarıkamışta Sineler buz tutmuş, yatar ayazda, Bülbül figan eyler güller niyazda, Ağıt anlatamaz duyguda sazda, Hür vicdanlar kıştı Sarıkamışta. Kalanlar çıldırdı aman Allahım! Ürperdim irkildim sarstı günahım, Gözyaşım azığım, dua silahım, Plan suya düştü Sarıkamışta Demeyin kardelen yandı ciğerim, Hesaplar çok ağır yaram çok derin, Ağırdır dostlarım, ağır kederim, Melekler uçuştu Sarıkamışta. Düşündüm Yemeni ve üşüyorum, Karıştı karlara ben yaşıyorum, Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum, Moskof bile şaştı Sarıkamışta. Uyan şehit uyan kar uykularda, Bölük bölük yatar canlar ard arda, Kokunu aradım akan karlarda, Bir mazi tutuştu Sarıkamışta. Tarih şahit bize ölümsüz millet, Şehitler ölmez ki bitimsiz hasret, Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet, Şehitler buluştu Sarıkamışta. Acım boğum boğum kısıldı sesim, Kader böyle imiş Ömer ne desin, Ülkemden toplandı hemen her kesim, Yatanlar gardaştı Sarıkamışta. Ömer Ekinci Micingirt Şehidin Elleri Bin bir renkte şu şehidin elleri Bu yiğitler dirilişi görürler Aşk bürünmüş Sarıkamış yolları Şehit ölmez! Bedbaht ruhlar ölürler Ey Allah’ım matem sardı her yanı Dağlarımda hüzün biter ne acı Şahadettir yiğitlerin harmanı Şahadetsiz beyinlerin ilacı Yetimlere benim ahım efkârım Karlı dağlar yavuklular nağmesi Dertli dizem ağıt yüklü eşarım Benim ülkem renk renk şehit bahçesi Sarıçamlar dalga dalga dupduru Gök gürledi selam durdu her yanda Hele durun bu şahadet huzuru Ölümsüzlük şühedadır mizanda… Ömer Ekinci Micingirt Kubbeler Nedense sebepsiz aradım seni Önce koşma yazdım sonra mersiye Hem kimler vurdular yürek buseni En derin sığındım ben ebediye Salmışım kendimi her halim girift Seninle baş başa senden habersiz Ve kardan kubbeler üst üste çift çift Kan beyaz sensizlik gelin var ersiz Onurlu velvele şahadet her yer Ağardı dudaklar o sâda ile Beni de mor sükûn sararsa eğer Söyleyin o artık şüheda ile Ömer Ekinci Micingirt Aradığım Kent Hangi tepelerde aradığım kent Sessizce koşanlar fevkinde amma İçimde hafakan hissimde kement Her şey O’na ayan her şey muamma Ses verir arada gelir sahibi Minare gibi hoş şu bizim dağlar Sıladan sılaya çarpacak gibi Kerem yüzlü sarhoş şu bizim dağlar Hele de miğferi ayaz tutuşur Galiba kavradım apayrı mana Ruhu alev alev gönlü hep üşür Kimin ikliminde gece yan yana Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt Bu şiirin hikayesi: Merhaba edip yürekler... Sarıkamış Harekâtı Türk tarihinin en dramatik olaylarından biridir. Elbette kahraman bir milletin evladıyız fakat Bizim kahramanlıklarımız aynı zamanda zaferlerle birlikte acılarda yaşatmıştır. Yemen´nin kavurucu sıcağından, Sarıkamış´ın dondurucu soğuğuna yazlık elbiseyle çarıksız koşan körpe fidanların hikâyesi yakar sinemizi. Bu bir efsanenin ayakta kalma ve yaşamak için son çırpınışıydı. Asırlarca içten içe altını oyan dış ve iç mihraklar ve yıkılan bir devin çıkardığı feryadının adıdır, Yemen, Çanakkale, Sarıkamış... Sarıkamış denince içim burkulur dağ taş çarıksız cesetlerle görünür gözüme, hüzün kaplar içimi. Binlerce Anadolu evladı gömüldü karlara gecenin kör vaktinde mosmor bedenle. Sarıkamış şehitler acılar yurdu... Sarıkamış, Türk Tarihinin ve savaşlarının en acı olanıdır. Bu acıyı fedakârlıkları, cesareti, ulvi davranışı en iyi şekilde idrak edip gençlerimize aktarmalıyız. Bu aslında yenilgi değil, kendini feda etmenin destanıdır… Şu an o günlerin ikliminde yaşıyoruz adeta yüreklerimizde. Savaşın vahametini çok yıllar sonra detaylı öğrenip idrak ettik ve içimize ateş düştü. Öyle bir ateş ki bu, öyle bir kor ki, ocaklara düşen, hayali bile yakar kavurur yürekleri... Bu günler gene Sarıkamış’ın dağlarına gözyaşı karıştı. Acı karıştı. Feryat karıştı. Yürek yangını karıştı.İyi ki şehid denmiş adlarına... İyi ki Kur'anımız onları cennete götürmüş. Rabbimiz “Ölmedi onlar, demiş. Yaşıyorlar, diriler ama siz farkında olmazsınız” demiş. Hep bir burukluk hissettiren anılarıyla, gülüşleri ile, içemedikleri su ile, yiyemedikleri burcu burcu ekmek kokusu ile yaşarlar sinemizde. Anaların kalbi unutmaz. Dizine yatırıp başını okşar şehit yavrusunun ana. Ana yaşatır. Sarıkamış cennet kokar bu günlerde... Şehitlerin düştüğü toprak başka dost olur insan. Yüreğini dayar karlı toprağına ve sanki fısıldaşır sarıçamlar ile... Rabbin muştusu ile teselli bulur seyredenler. Onlar gitmiş ve kutlu Peygambere komşu olmuşlardır. Onları Peygamber kucaklamıştır, saçlarını okşamıştır. Şehit bu, kolay mı? Can pazarında vermiştir canını. Allah ile alış - veriş yapmıştır. En büyük alış – verişi yapmıştır. Şehitler bilir bunu. “Gitti gelmez bahar yeli şarkılar yarıda kaldı” Bir tarih ve hüzün bir kelepçe gibi sıkar yüreklerimizi... Doksanbin fidan bu… Her biri Denizli'den Erzurum'a, Diyarbakır'a, Urfa'ya kadar... Anadolu'nun ve Yemenin bir köşesinden gelmiş yalın ayak yazlık kıyafetle. Doğusu Batısı ile, Türkü Kürdü ile birlikte.“Sözün bittiği noktaya ” Sarıkamış. Destan mı desek facia mı desek... Anadolu insanının, kadını erkeği ile vatanın üzerine kapandığı bir yaman iklimdi. Ve emperyalizme karşı bir haysiyetli duruştur. Anadolu toprağı Sarıkamış’ta böyle yoğrulmuş Allahuekber Dağlarında böyle harman olmuş yiğitler... Sarıkamış Mehmetçiğin her şart altında irade, cesaret ve disiplinden oluşan karakterini nasıl muhafaza ettiğini tarihe altın harflerle yazdığı bir semboldür.' Değerli dostlar,gümüş tenli çam ağaçları, rengârenk tüllenen masmavi gökyüzü ve nergis bakışlı çocuklar ayazdan yüzleri güz patatesi gibi delikanlılar… Tıpkı bir mecnun misali bitimsiz bir sevda sarmalıyor gamzeli kız edasıyla her Sarıkamış ismi geçtiğinde içimden... Ne kadar sevda çekseniz azdır bu beyaz duvaklı süzülüp göklere uzanan tutkunun diyarına…Kar yağıyor ışıl ışıl Allahüekber Dağlarından.Kardelen irem bağı şehitlerin bağrında..Az ilerde bir ozan “Taze Gelin Zülüflerin Tarumar” diye bir türkü tutturmuş sanki karanlığın ardından…Bin bir renge boyanmış hüzünlü çehresiyle. Itri gibi ses verir… Ve ilerde Şehitler Abidesi bir ulu çınar gibi… Sarıkamış bir sevda onunla yatar onunla kalkar musikili yürekler. Muhterem kardeşlerim; Sarıkamış var olmanın sevinci. Sarıkamış bir tarih, Sarıkamış okşanacak, koklanacak büyülü bahçe. Her şehrin ruhu vardır mutlaka amma Sarıkamış’ın ruhu apayrı… Kış oldu mu gelin gibi süslenir Leyla mecnununa burdan seslenir Yeşil ormanından makber beslenir Ölümsüz ülkemde yâr Sarıkamış Sarıkamış’ı Seyretmek, şehit sesleri duymak sessizce dünyaya kapalı, ruhlara açık huzur içinde... Sarıkamış’ı seyretmet apayrı bir beste sarıçamlar beyaz kardelenler sanki ruhumu çerçeveliyor. Bir kaç dakika da olsa seyredip hissetmek ve sessizce şehit kokularıyla koklaşıp konuşmak Sanki bana bakıp, tatlı tatlı gülümsedi bir ara'Hoşçakal, Ömerciğim! ' diyerek… Ben maziyle oynayıp, keyifle yazarken o bağıra bağıra muhasebe yapıyordu. Daha sonra sitem ediyordu ödevine çalışmayan komutanına 'Peki, neden komutanım neden.' sorup dinliyordu sanki… Nafile, ses yok, komutan yok, görüyor gibiyim o ak alınlı ana kuzusu Yiğitleri,çamlarla fısıldaşıyor gibi..Hiçbir şey söylemeden sadece 'Hoşça kal, şehidim Seni seviyorum! ' deyip. Sonra benliğime geri dönüyorum. Bir uhrevi ses ve boş boş ayazlara bakarak uzun uzun tefekkür… Sarıkamış seni seyrediyorum ve yeniden yaşıyorum bir ömür yaşadıkça yaşayacağım… Seninle tüter o yeşil ve beyazın içime sindiği hüzün besteleri. Şehitler sıcacık gülümseyip huşuyla yattıkça ben de yatağımda rahat uyuyacağım, Sarıkamış sen şehitlerin ana kucağı benim vatanımın buğu buğu hüzün tüten beyaz ülkesisin. Seninle yaşayıp seninle öleceğim. Sarıkamış Şehitlerini Rahmet Ve Minnetle anıyorum… Kimse yenilmek için savaşmaz. Bende herkes gibi hatalarını eleştiriyorum ancak bir Fatiha’yı onlara okumayı borç biliyorum. Böyle zamanlarda ancak bize düşen ders çıkarıp ileriye iyi bakıp önümüzü iyi görmek'Niye,Neden,Niçin ' i araştırıp suçlu aramadan vazgeçmek en isabetli bakış ve tespit olur diyorum..Bir Sarıkamışlı olarak ve Sarıkamış faciasını yaşayan bir milletin evladı olarak Bundan ders çıkarıp o mübarek makama erişen şehitlerimize Allah’tan Rahmet diliyor saygılar sunuyorum…

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.