Hasan'dan Gelen Mektup (3)

A Abdurrahim Karakoç Abdurrahim Karakoç
0 Altın Yaprak
Yüzsüzler bir günde bin iş bitirir Gidip gidip gelen biz olduk gardaş. Kurbağalar duysa aklın yitirir Dövüldükce gülen biz olduk gardaş. Daha bunlar değil derdin yeğini Bekçiler yayıldı iman bağını Ağa çeyiz için etmis düğünü Beleş davul çalan biz olduk gardaş Kocamış öküzler boynuz salladı İnekler habire fırsat kolladı İtler inat için deve nalladı Bakıp bakıp ölen biz olduk gardaş. Kirli kabuk nurlu özü kuruttu Arpacı tay anasını unuttu Pınarlar başını zorbalar tuttu Gene susuz kalan biz olduk gardaş. Pislikten tutulmaz ibişin ipi Deli, moda sayar soytarı tipi Gittikçe çürüyor başağın sapı Eylemeden bulan biz olduk gardaş. Dipten bozuk terazinin ayarı Yağlı leşe konmak karganın kârı En mühim davaya en kart hıyarı Vekil edip salan biz olduk gardaş. Hep 'alın yazısı' dedik; yetmez mi? Herkesten bir tekme yedik; yetmez mi? Bir sabıra bunca gedik yetmez mi? Durdukca bunalan biz olduk gardaş. Vur Emri(sh.182)

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.