Şiirler - S
Ö
0
Altın Yaprak
Sabah Namazı
Gök rayiha kokar, türap tüllenir,
Ruhlar şaha kalkar sabah namazı,
Zikirler rengârenk huşu güllenir,
Nukuş-u Esmayla sabah namazı.
Suskun Sultan Ahmet fecirde hüzün,
Duydum ki Fatih'te saflar tek dizin,
Korkunç girdaptayız gidin bir gezin,
Garip ezan, garip sabah namazı.
Canım Eyüp Sultan can Eyüp Sultan,
Cıvıl cıvıl insan nakışlı mekân,
Semavat rahmetli Ravza-i Rıdvan,
Arşa çıkmış tevhit sabah namazı.
Ömer'im Durak'ta aldım vaazı,
Buram buram huşu ruhumda sızı,
Lütfeyle ihlâsı affeyle bizi,
Affeyle Allahım sabah namazı.
11.12 2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sabır
İnleyen ney gibi pek hoştur sabır
Tomurcuk tomurcuk bir yaştır sabır
Lokması helâlden nur aştır sabır
Namazla yan yana gardaştır sabır
Kul için sabırdır her şeyin başı
Şükürü sardıkça muhteşem eşi
Zikir bahçesinde velilik işi
Veliyle sırt sırta sırdaştır sabır
Bu ömür gölgedir geçici fani
Nerde Firavunlar Karunlar hani
Sabır derYusuf'um sardı cihanı
Yusuf'tan akmayan hoş yaştır sabır
İrâdedir Ömer sabrın temeli
Ahde vefa budur sabır demeli
Zerreden kürreye kalp inlemeli
İslam binasında tek taştır sabır….
Ömer Ekinci Micingirt
Sahipsiz
Sevdalı hislerim, hissim sahipsiz...
Ne hatip anlıyor ne de dinleyen
Dövünür sokaklar! Sokak inleyen,
Kaygısız yaşarırım bakışım hissiz,
Sevdalı hislerim hissim sahipsiz...
Her yanım tuzaktır, her yan uçurum...
Köpekler kol gezer, kayalar bağlı,
Kan damlar içime yüreğim dağlı,
Ne model insan var ne de bir kurum,
Her yanım tuzaktır her yan uçurum...
Yıllarca yutkundum, yutkundum durdum,
Ne uyanış gördüm ne de bir gayret,
Seyret Ömer sen de, tufanı seyret,
Ziyan oldu ziyan! Çileli yurdum,
Yıllarca yutkundum, yutkundum durdum
Ömer Ekinci Micingirt
Sahire
Okşayan ahengiyle, büyüleyen bir durak,
Uzaktan salınıyor, benimle benden ırak.
Ruhum rükû ye varmış, o karlı tepelerde,
Benimle sendeki fark, sen ustasın ben çırak.
Gâh deli pervaneyim, gâh kesvetli gâh buruk.
Sözlerim savruluyor, bir yakala bir bırak,
Bendeki velveleler mevsimsiz sabalarda,
Sen hüzünlü melodi, sen yeşilsin ben kurak.
Ömer Ekinci Micingirt
Sahur
Sahurda sessizlik sesleniyor tek
Vaktin esintisi eser derinden
Ki cezbeler vuslat dualar çiçek
Ses gelir kalplerin akislerinden
O ses ki büyülü mest eyleyen ses
İster dinle ağla poyraz gibi es
İstersen tarif et giz'lensin herkes
Bütün seher boyu yay hislerinden
Ve gelgitlerle hep bendeki yürek
Cürmüm ifşa ettim boyun bükerek
Hâl var realite söze ne gerek
Korkum tek tevbesiz terhislerinden
02.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sakın
Kürtler,Türkler,Çerkezler,
Ben sizleri severim.
...
Nifak yayan merkezler,
Sizleri de severim.
...
Kürtler,Türkler,Çerkezler,
Sevdim sizleri amma.
...
Nifak yayan merkezler,
Vatandan fazla sanma! ..
Ömer Ekinci Micingirt
Salâvat
Sesleniş yudumla samimiyet tat;
Kulluğu idrak et getir salâvat!
Ömer Ekinci Micingirt
Samimiyet
Samimiyetsiz her iş, delinmez duvar;
Her başarıda mutlak samimiyet var!
Ömer Ekinci Micingirt
Samimiyet
Işıltılı yasakları terk
Zifiri gecelerde gözyaşı
Gözleri kapadığında
Madde ötesine yelken açmanın adıdır
Samimiyet…
Her şeye rağmen
Gerçeği tespitte harcamak mısraları
Kalbi dudağa yapıştırarak
Tefekkür yudumlarken
Hiç olmaktır samimiyet
Hiç!
Çalışmak
Yatağa baş koyunca hesabı sağlam yapmak
Yıkmak nefsin heykellerini
Teker teker…
Çilenin doruğunda
Şükrü unutmadan yol almak
Zincirleri kırmaktır samimiyet
Yârin uğruna
Nakış nakış sükût örmek
Tebessümle zamanın imbiğine…
Derilere nasır
Saçlara kar yağdırmaktır
Usus usul derinden
Bir mecnun gibi yanık ve sevdalı
Bazen bir sarhoş gibi uyanık
Ve tespih gibi efsunlu
Ezgisidir insanlığın
Samimiyet
Takvanın semeresi cennetin meyvesidir
Ve aşkın göz bebeği
Liyakattır teslimiyettir
Seslenişi idrâk mantığa takılmadan
Sıdk ile inanmak ümitle
Korkuyu unutmadan…
Emânete sadakat, mesuliyeti fark etmek
Gerçeğe ermektir tevazuyu kucaklarken
Taş gibi çözülmeden
Güven veren üslupla
Nefse kement vurmaktır
Tıpkı Bilal gibi çileli ve hüzünlü
Sırra vakıf, zevke uzak çileye yakın
Hamza'nın kahramanlığı gibidir samimiyet
Hamza'nın kahramanlığı!
02.11.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Samimiyet
Planın allak pullak, gri senin niyetin,
Mahkemeden tescilli, örtü samimiyetin…
25.11.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sana
Sen hüznümün umranlaşan esiri
Hassas ruhlar hissederler tesiri
Mumlar gibi eriyorum nerdesin
Sana yazdım imgeledim nesir'i
27.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sancı
Yer gök acı ses verir,ara ara ıhlanır,
Kuytuların sancısı gönüllere mıhlanır.
04.01.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sanduka
Sanma be kardeşim ölümsüz sanma
An gelir tokadı vurur yatırır
Sırt üstü yatanın sonu muamma.
Hesapsız debdebe ömrü yitirir
Sebepsiz gözyaşı hicran masamda
Çok şeyi unuttum boş ağlasam da
Yürüyen kervanda ne var kasemde
Öteyi gördün mü neler getirir
İçim hep ızdırap kahkaha her yan
Şaşarım kendime ben bana düşman
İfratta belirsiz tefritte şişman
Şu yeşil sanduka beni bitirir
2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sar Der
Kış oldu mu gelin gibi süslenir
Yeşil ormanında şehit beslenir
Çağlar coşkun sular dağ taş seslenir
Sırbasan Yağbasan Beşyol ne güzel
Soğanlı yaylası, koyun kuzular
Acı su denince içim sızılar
Dağlara yaslanmış şehit gaziler
Bağrına doksan bin kurban ne güzel
Aras'la çağladık Hazarı sorduk
Yıllarca özlemle bekleyip durduk
Zümrüti sancaklı, kaç devlet kurduk
Hey şanlı geçmişim, ceddim ne güzel
Baharın bağrında başlar güreşler,
Leylekler süzülür ötüşür kuşlar,
Tandırın başına meyvali aşlar,
Tezekle patates mangal ne güzel
Boyalı Yayıklı Zeg nükte biraz
Belencik Çolaklı Kayalıboğaz
Güllüce Asbuğa Çatak Gecikmez
Köroğlu İsisu Aşıt ne güzel…
Armutlu Balıklı Başköy hoş nidâ
Kazantaş Koçoğlu Kozan gür seda
Şehit Emin, Şehit Halit can feda
Karurgan Ağveren Akkoz ne güzel
Türkü kürdü sağı çerkezi solu
İşte Cıbıltepe işte Niğbolu
Sırt sırta diz dize kardeşlik dolu
Mescitli Abulbart Zivin ne güzel
Micingirt kalesi hilâle bakar
Zıgavın dereler buz gibi akar
Handere Hamamlı sarıçam kokar
Çamyazı Karakurt Saat ne güzel
Solyanım Yeniköy, sağım Keçesor
Ne güzel mekâna kavuştuk şükür
Birlikte hayır var, yüce mâna var
Gördüm ki tek yürek âhenk ne güzel
Köylüler pür edep hemen her yaştan
Sohbet ediverdik vuslattan aşktan
Bir fincan kahveyle bir sıcak aştan
Söyleyin hemşerim başka ne güzel
Son sözüm Ekinci herkese selam
Var oluş idraki, eyledik kelâm
Hayra koşuyoruz Allahüâlem
Bayramda seyranda SAR-DER ne güzel
Bağlarbaşı
Bin dokuz yüz seksen üç
Büyük kulüp büyük güç
Yürek çelik beyin genç
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlarbaşı
Osmangazi inlesin
Vurun Bursa dinlesin
Bağlarbaşı herkesin
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı
Tip boran buz karda
Sırt sırta ve ard arda
Koşar azgın sularda
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı
Ahlak töre dağ dere
Milli ruhuz nefere
Şampiyon her sefere
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı
Zirveye varacağız
Turuncu sereceğiz
İlk üçe gireceğiz
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı
Yakut elmas inciyiz
Rengarenk turuncuyuz
Şampiyon birinciyiz
Uludağ dağlar başı
En büyük bağlar başı
Ömer Ekinci Micingirt
Sarhoş
Bir garip girdap ki istikbal bom boş,
Feryadım yırtılır duruşum sarhoş.
Düşe kalka yürü ümit karışık,
Zihnim terki diyar gülüşüm sarhoş.
Her halim yıpranmış ben benden beter
Kendimle baş başa kalışım sarhoş.
Ne beyit ne gazel ne hece dinler,
Düşe kalka söze girişim sarhoş.
Meydan okur meydan güya hürriyet,
Tahammül kalmamış gelişim sarhoş.
Ne pembe köşküm var ne hayallerim,
Hem rüyalar sarhoş hem düşüm sarhoş.
Gözlerim fal taşı değil sapsarı,
Buz kesmiş bedenim ve leşim sarhoş.
Düşündüm, taşındım ve kafa yordum,
Sokaklar çıldırmış her işim sarhoş.
Teknoloji güya evlere şenlik,
Genlerim kavrulur bilişim sarhoş.
Ümitsiz değilim haşa yok değil,
Secdeyle halleştik gözyaşım Sarhoş.
Ömer Ekinci Micingirt
Sarıkamış Destanı Faciası
Uludağ Üniversitesi Fethiye Kültür Merkezi SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ anma proğramına
davetlisiniz...
Bir Başka Güfte Var Sarıkamış'ta
Harekâtı´nın 93´nci yıldönümü nedeniyle Osmanlı-Rus Savaşı sırasındaki
Kars-Sarıkamış ınAllahüekber Dağları´nda Donarak Şehit Düşen 90
Bin Askeri Çeşitli Anma Töreniyapılıyor. Sarıkamış Harekâtı Türk tarihinin en dramatik
Olaylarından biridir. Elbette kahraman bir milletin evladıyız fakat
Bizim kahramanlıklarımız aynı zamanda zaferlerle birlikte acılarda yaşatmıştır. Yemen´de
kavurucu sıcağından, Sarıkamış´ta dondurucu soğuğuna yazlık elbiseyle
Çarıksız giden körpe fidanların hikâyesi yakar sinemizi. Bu bir efsanenin ayakta kalma ve
yaşamak için son çırpınışıydı. Asırlarca içten içe altını oyan dış ve iç mihrakların, yıkılan bir
devin çıkardığı feryadının adıdır, Yemen, Çanakkale, Sarıkamış... Sarıkamış denince içim
burkulur her taraf çarıksız cesetlerle görünür gözüme, hüzün kaplar içimi. Binlerce ANADOLU
evladı gömüldü karlara gecenin kör vaktinde mosmor bedenle. Tabi gömemedi onu Sarıkamış
bağrına acısını dayanamayıp attı baharın kardelenlerine.
Ah Sarıkamış Ah! ... Sarıkamış şehitlerin yurdu Sarıkamış acıların yurdu...
Sarıkamış Şehitleri
Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi,
Karlara serildi Sarıkamış'ta.
Mevsimler ağlaştı gece buz gibi,
Şafaklar gerildi Sarıkamış'ta.
Mehmedim çarıksız Yemenden gelmiş,
Pak beden mor oldu Sarıkamış'ta,
Gök mavi yer beyaz, kefeni almış,
Bir tufan görüldü Sarıkamış'ta.
Hoşaftı menusu yağsız yemekler,
Öğünler bir oldu Sarıkamış'ta,
Ağlaştı mevcudat ve de melekler,
Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış'ta.
Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi,
Defterler dürüldü Sarıkamış'ta,
Namlular yırtıldı taşlar delindi,
Bir tarih yarıldı Sarıkamış'ta.
Cilvesidir lakin buda kaderin,
Zor nizam kuruldu Sarıkamış'ta,
Yaram çok ağırdır çıban çok derin,
Silahsız vuruldu Sarıkamış'ta.
Sarıkamış dinle tarih seslenir,
Şehitler soruldu Sarıkamış'ta,
Abide gerekli ruhlar süslenir,
Emr-i Hak verildi Sarıkamış'ta.
Bak Ömer rikkatle, bak perde perde,
Bak Mehmet pir oldu Sarıkamış'ta,
Şehitler ölmez Hay! Şehit her yerde,
Cennete girildi Sarıkamış'ta.
Bu harekâtın askeri açıdan, teknik açıdan vebalı büyük ama ona değinmeyeceğim. Yokluk
içinde buradaki karlı dağları zemherinin kavurucu soğuğunda aşmaya çalışan, ayakkabısız,
paltosuz Anadolu çocukları, hatalara kurban gitmiştir. Biz bu şehitlere borçluyuz. Onlar
olmasaydı, belki de bu topraklarda Ruslar şimdi yaşıyor olacaktı. Sarıkamış, Türk Tarihinin ve
savaşlarının en acı olanıdır. Bu acıyı fedakârlıkları, cesareti, ulvi davranışı en iyi şekilde idrak
edip gençlerimize aktarmalıyız. Bu aslında yenilgi değil, kendini feda etmenin destanıdır…
Diğeceğim o ki bugün Millet -Devlet abideleşmiş kahraman Mehmetçiğimizi, kendisine layık
bir şekilde anma
mecburiyetindeyiz. Bu bizim boynumuzun borcu. Sarıkamış Harekâtı´ndan aynı zamanda ders
de
çıkarmalıyız.Ve ölümsüz nağmelerle milletimizin hafızasına nakşolan bu
facia ve kahramanlık, on binlerce vatan evladının buz tutmuş feryadı, dağlardan
taşlardan yankılanan, kalanların ise ağıtlarına yanık türkülerine dönüşmüş ve milletine mal
olmuştur. Tarihin bu acılı sayfası halkın hafızası olan türkülerle ve ağıtlarla kayda geçirilmiştir.
Sarıkamış Harekâtı´nda Mehmetçik her zamanki cesaret ve kararlığıyla üzerine düşeni yerine
getirmiş aldığı emirle yola koyulmuştur.
Sorumluluğunun farkındadır. Lakin Balkan bozgunundan sonra ders almayan yetkililer yeni bir
bozguna sebep olurlar. Mehmetçik yine de İstiklal Harbi´ni haber verir gibidir. Düşman
karşısında iradesini kaybetmez, Fakat basireti kör olan ve sebep olanlara da bir türkü de,şunu
(Biz Urusu alt ederdik, sebep oldu Enver Paşa) der.
Sarıkamışta
Bakışlar karakış göğe dikildi.
Mevsimler ağlaştı Sarıkamışta
Körpecik bedenler kara ekildi,
Nur arşa ulaştı Sarıkamışta
Sineler buz tutmuş, yatar ayazda,
Bülbül figan eyler güller niyazda,
Ağıt anlatamaz duyguda sazda,
Hür vicdanlar kıştı Sarıkamışta.
Kalanlar çıldırdı aman Allahım!
Ürperdim irkildim sarstı günahım,
Gözyaşım azığım, dua silahım,
Plan suya düştü Sarıkamışta
Demeyin kardelen yandı ciğerim,
Hesaplar çok ağır yaram çok derin,
Ağırdır dostlarım, ağır kederim,
Melekler uçuştu Sarıkamışta.
Düşündüm Yemeni ve üşüyorum,
Karıştı karlara ben yaşıyorum,
Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum,
Moskof bile şaştı Sarıkamışta.
Uyan şehit uyan kar uykularda,
Bölük bölük yatar canlar ard arda,
Kokunu aradım akan karlarda,
Bir mazi tutuştu Sarıkamışta.
Tarih şahit bize ölümsüz millet,
Şehitler ölmez ki benim ki hasret,
Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet,
Şehitler buluştu Sarıkamışta.
Acım boğum boğum kısıldı sesim,
Kader böyle imiş Ömer ne desin,
Ülkemden toplandı hemen her kesim,
Yatanlar gardaştı Sarıkamışta.
Sarıkamış Mehmetçiğin her şart altında irade, cesaret ve disiplinden oluşan karakterini nasıl
muhafaza ettiğini tarihe altın harflerle yazdığı bir semboldür.
Bu sembolü, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök´ün Sarıkamış askeri açıdan var
olma azminin, direnen mücadelenin, inancın, fedakârlığın ve her şeyden önemlisi de, Türk
halkı ve askerinin en zor şartlarda vatanı için neleri göze alabileceğinin abideleşmiş bir
sembolüdür diyen Orgeneral Özkök´ün, Sarıkamış yönetim biliminde hayal ile gerçek ve
yönetilemeyen risk ile yönetilebilir riskin ne anlama geldiğini gösteren en çarpıcı örnektir
demiştir
Sarıkamış Hareketi o dönemde gizlenmiştir hatanın sahipleri tarafından… Şehitleri gereken
şekilde ilgi gösterilmemiş saklanmıştır. Millet kendi evladının acısını duyamamış ve
anılamamıştır. Ancak son yıllarda bil hassa bu yıl tüm ülke genelinde çeşitli etkinliklerle
anılmıştır
Bir Sarıkamışlı olarak ve Sarıkamış faciasını yaşayan bir milletin evladı olarak
Bundan ders çıkarıp o mübarek makama erişen şehitlerimize Allah'tan Rahmet diliyor tekrar
bir şiirimle saygılar sunuyorum…
Bir Başka Güfte Var Sarıkamış'ta
bir beyaz güfte Sarıkamış'ta
küskün bir eda ile sarar beni bir matem
gözyaşlarım dökülür gaipten sesler gelir
kör kağnılar gıcırdar ızdırap şarkısıyla
tasalara bürünür gömülürüm sihirli ağıtlara…
bambaşka yankılanır Sarıkamış, bambaşka.
sonra ruhumu sarar efsunlu musikiler.
geceye bir sessizlik yayılır siner çileli
geceler uzanır da uzanır
doksan bin şehit uzunluğunda…
derken bir düşünce alır götürür beni
Allahuekber dağlarına bulutlarla birlikte
zaman durur, hayat durur, yaşlar donar
ayazın kucağında
karlara her dokunuşta
yutkunur yutkunur boğulurum birkaç kez
ayazın en kırak yerinde
duygularım kâh coşar kâh emekler
Sarıkamış ah Sarıkamış …
şehitlerin mekânı hüzünlerin diyarı
her tarafın ızdırap ızdırabın türküsü
her tarafın bir destan bir destanın öyküsü
kim bilir belki de Sarıkamış bir perde mi ne
vuslata açılan tarihin son sayfasında,
ruhum soluklanır duygularım dirilir
karlar okşar baharın çehresiyle
her Sarıkamış duyduğumda…
ateşin donduğu ölümün gülümsediği
ölümün hayat bulduğu yer Sarıkamış
yanar kelimeler aşkla AllahuEkber dağlarında
her bahar kardelenler açınca.
köpürür şehit kokulu dereler kar sularıyla
Hu deyip akar her mevsim baharın kucağında
öt bülbül öt işte tam zamanı ötmenin
gülde burada gülistanda
her tarafım bembeyaz her tarafım yemyeşil
gelin odası mı ne
beyazın ikliminde şehitliğin her rengi
konuş susmak yok yanık sevda bu
susmak yok konuş sen konuş sarıçam sen
şu Merzifonlu Mehmet
bak buda Şırnaklı Hasan
nasıl da yakışmışlar yan yana ve sırt sırta
utansın Gabar dağı utansın şahadetsiz hortlaklar
konuş Sarıkamış konuş söyle neden sessizlik
bu ne dertli sessizlik sükûtta üşüyorum
bu suskunluk nedendir hem sitemin kimedir...
Ömer Ekinci Micingirt
Ömer Ekinci Micingirt
Sarıkamış Şehitleri
Sarıkamış Şehitleri
Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi
Karlara serildi Sarıkamış'ta
Mevsimler ağlaştı gece buz gibi
Şafaklar gerildi Sarıkamış'ta
Mehmedim çarıksız Yemen'den gelmiş
Ahde sadakat bu sonsuzu delmiş
Gök mavi yer beyaz kefeni almış
Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış'ta
Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi
Fermân çıkadursun mevzi silindi
Namlular yırtıldı taşlar delindi
Bir tarih yarıldı Sarıkamış'ta
Kaç faili meçhûl sarkıkları kar
Dikenli tabyadan esiyor rüzgâr
Bende şehidimin söyleşisi var
Basiret kör oldu Sarıkamış'ta
Küfrün azgın devri ah cennet vatan
Ölüm çığlıkları amansız meydan
Ferhat'ın çığlığı seni anlatan
İrâde buruldu Sarıkamış'ta
Ölüm harekât der Azrail bekler
Ağlaştı mevcudat ve de melekler
Hoşaftı menusu yağsız yemekler
Öğünler bir oldu Sarıkamış'ta
Cilvesidir lâkin buda kaderin
Yaram çok ağırdır çıban çok derin
Apansız çıyanı dipsiz çemberin
Silahsız vuruldu Sarıkamış'ta
Derin uykudaydı koca bir ordu
Dağ taş susuyordu komutan sordu
Emret der paşam tam koşuyordu
Pak beden mor oldu Sarıkamış'ta
Meltem yığınağı doksan bin fidan
Şavkı göğe vurdu süzülmüş yatan
Balkanlar Kafkasya Şırnak Ardahan
Şehitler soruldu Sarıkamış'ta
Şehit bu tarifi gelmez kaleme
Ziyâsı izahsız altın kelime
Bir başka ses verir cümle âleme
Âşıklar var oldu Sarıkamış'ta
Kurşun gibi ayaz çetinden çetin
Acı semeresi belki gafletin
Övülmüş milleti sen ki ümmetin
Zor nizam kuruldu Sarıkamış'ta
Şüheda vadisi ne büyük mâna
Sırt sırtta diz dize yatar yan yana
Âsımdan emânet bu toprak sana
Her Mehmet pir oldu Sarıkamış'ta
Sarıkamış dinle tarih seslenir
Aşk bu kara sevda ruhlar süslenir
Bugünler yarınlar dünler hislenir
Emr-i Hak verildi Sarıkamış'ta
Çok şeyi anlatır bir mezar taşı
İmanla beslenir hakkın savaşı
Şehide efkârım birkaç gözyaşı
Islanıp kar oldu Sarıkamış'ta
Bak Ömer rikkatle bak perde perde
Gittiler gidenler dönmez seferde
Şehitler ölmez hay! Şehit her yerde
Cennete girildi Sarıkamış'ta
09.05.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Bir Başka Güfte Var Sarıkamış'ta
bir beyaz güfte Sarıkamış'ta
küskün bir eda ile sarar beni bir matem
gözyaşlarım dökülür gaipten sesler gelir
kör kağnılar gıcırdar ızdırap şarkısıyla
tasalara bürünür gömülürüm sihirli ağıtlara…
bambaşka yankılanır Sarıkamış, bambaşka.
sonra ruhumu sarar efsunlu musikiler.
geceye bir sessizlik yayılır siner çileli
geceler uzanır da uzanır
doksan bin şehit uzunluğunda…
derken bir düşünce alır götürür beni
Allahuekber dağlarına bulutlarla birlikte
zaman durur, hayat durur, yaşlar donar
ayazın kucağında
karlara her dokunuşta
yutkunur yutkunur boğulurum birkaç kez
ayazın en kırak yerinde
duygularım kâh coşar kâh emekler
Sarıkamış ah Sarıkamış …
şehitlerin mekânı hüzünlerin diyarı
her tarafın ızdırap ızdırabın türküsü
her tarafın bir destan bir destanın öyküsü
kim bilir belki de Sarıkamış bir perde mi ne
vuslata açılan tarihin son sayfasında,
ruhum soluklanır duygularım dirilir
karlar okşar baharın çehresiyle
her Sarıkamış duyduğumda…
ateşin donduğu ölümün gülümsediği
ölümün hayat bulduğu yer Sarıkamış
yanar kelimeler aşkla AllahuEkber dağlarında
her bahar kardelenler açınca.
köpürür şehit kokulu dereler kar sularıyla
Hu deyip akar her mevsim baharın kucağında
öt bülbül öt işte tam zamanı ötmenin
gülde burada gülistanda
her tarafım bembeyaz her tarafım yemyeşil
gelin odası mı ne
beyazın ikliminde şehitliğin her rengi
konuş susmak yok yanık sevda bu
susmak yok konuş sen konuş sarıçam sen
şu Merzifonlu Mehmet
bak buda Şırnaklı Hasan
nasıl da yakışmışlar yan yana ve sırt sırta
utansın Gabar dağı utansın şahadetsiz hortlaklar
konuş Sarıkamış konuş söyle neden sessizlik
bu ne dertli sessizlik sükûtta üşüyorum
bu suskunluk nedendir hem sitemin kimedir...
Ömer Ekinci Micingirt
Karlı Dağ
Hani var ya şu yamaca yaslanan,
Karlı dağın gamzelisi benimdir
Toprak kokan musikide ıslanan
Eliflerin hemzelisi benimdir
Bu dağların çehresine dön bir bak
Ses veriyor anlayana bu toprak
Gül- i ranâm ses vermeyi sen bırak
Güzellerin huzmelisi benimdir
Her perdeden nur koklatan gülüşler
Cilve cilve yaprak yaprak teşvişler
Sevgi, saygı edeb iffet bu işler
Leylaların yazmalısı benimdir
Hele yaklaş bakışları hummalı
Sanki ürkek yavaş yavaş sunmalı
Beni yârim gözyaşında yummalı
Mecnunların çizmelisi benimdir
Ömer Ekinci Micingirt
Allahuekber Dağı
O benim mahremim duvaklı gelin,
Karlı dağ dediler beyaz örtülü.
Zifaf yok hüznü var aşksız güzelin,
Kırağı bezeli hâlâ kâkülü…
Başladı velvele kırıldı testi,
Dermansız ağıtlar içime esti,
Dereler mübarek dağ mukaddesti,
Rüyama dokundu şehidin eli.
Zirveyi birazdan tipi tepecek,
Hep beni doksanlık ayaz öpecek,
Ve beyaz cazibe aşkı serpecek,
Adeta bir Leyla dünya güzeli.
Ömer Ekinci Micingirt
Soğanlı
Bembeyaz kuşatmış acı hatıra,
Hüzünle diz dize yaslı Soğanlı,
Bu bir acı destan sığmaz satıra,
Kederli tasalı hisli Soğanlı…
Orkestra ney sesi kuşlar ırmaklar,
İç içe baş başa başsız kalpaklar,
Efsunlu ağıtlar kardan konaklar,
Ölmeden ölmenin aslı Soğanlı…
Sormuştum baş koyup acaba niçin,
Ne desem bilmem ki basiret… Geçin,
Köprüler yıkıldı bir deli için,
Maziye haykıran Karslı Soğanlı…
Soğanlı Sarıkamış Şehitleri ve dağ ve yaylalarının bulundu bölge içinde benimde büyüdüğüm
bir yayla
Ömer Ekinci Micingirt
Sarıkamışta
Bakışlar karakış göğe dikildi.
Mevsimler ağlaştı Sarıkamışta
Körpecik bedenler kara ekildi,
Nur arşa ulaştı Sarıkamışta
Sineler buz tutmuş, yatar ayazda,
Bülbül figan eyler güller niyazda,
Ağıt anlatamaz duyguda sazda,
Hür vicdanlar kıştı Sarıkamışta.
Kalanlar çıldırdı aman Allahım!
Ürperdim irkildim sarstı günahım,
Gözyaşım azığım, dua silahım,
Plan suya düştü Sarıkamışta
Demeyin kardelen yandı ciğerim,
Hesaplar çok ağır yaram çok derin,
Ağırdır dostlarım, ağır kederim,
Melekler uçuştu Sarıkamışta.
Düşündüm Yemeni ve üşüyorum,
Karıştı karlara ben yaşıyorum,
Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum,
Moskof bile şaştı Sarıkamışta.
Uyan şehit uyan kar uykularda,
Bölük bölük yatar canlar ard arda,
Kokunu aradım akan karlarda,
Bir mazi tutuştu Sarıkamışta.
Tarih şahit bize ölümsüz millet,
Şehitler ölmez ki bitimsiz hasret,
Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet,
Şehitler buluştu Sarıkamışta.
Acım boğum boğum kısıldı sesim,
Kader böyle imiş Ömer ne desin,
Ülkemden toplandı hemen her kesim,
Yatanlar gardaştı Sarıkamışta.
Ömer Ekinci Micingirt
Şehidin Elleri
Bin bir renkte şu şehidin elleri
Bu yiğitler dirilişi görürler
Aşk bürünmüş Sarıkamış yolları
Şehit ölmez! Bedbaht ruhlar ölürler
Ey Allah'ım matem sardı her yanı
Dağlarımda hüzün biter ne acı
Şahadettir yiğitlerin harmanı
Şahadetsiz beyinlerin ilacı
Yetimlere benim ahım efkârım
Karlı dağlar yavuklular nağmesi
Dertli dizem ağıt yüklü eşarım
Benim ülkem renk renk şehit bahçesi
Sarıçamlar dalga dalga dupduru
Gök gürledi selam durdu her yanda
Hele durun bu şahadet huzuru
Ölümsüzlük şühedadır mizanda…
Ömer Ekinci Micingirt
Kubbeler
Nedense sebepsiz aradım seni
Önce koşma yazdım sonra mersiye
Hem kimler vurdular yürek buseni
En derin sığındım ben ebediye
Salmışım kendimi her halim girift
Seninle baş başa senden habersiz
Ve kardan kubbeler üst üste çift çift
Kan beyaz sensizlik gelin var ersiz
Onurlu velvele şahadet her yer
Ağardı dudaklar o sâda ile
Beni de mor sükûn sararsa eğer
Söyleyin o artık şüheda ile
Ömer Ekinci Micingirt
Aradığım Kent
Hangi tepelerde aradığım kent
Sessizce koşanlar fevkinde amma
İçimde hafakan hissimde kement
Her şey O'na ayan her şey muamma
Ses verir arada gelir sahibi
Minare gibi hoş şu bizim dağlar
Sıladan sılaya çarpacak gibi
Kerem yüzlü sarhoş şu bizim dağlar
Hele de miğferi ayaz tutuşur
Galiba kavradım apayrı mana
Ruhu alev alev gönlü hep üşür
Kimin ikliminde gece yan yana
Ömer Ekinci Micingirt
Ömer Ekinci Micingirt
SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ ANMA PROĞRAMı
Sarıkamış Şehitlerini Anma Proğramı
____________________________
Saygı Duruşu
İstiklal Marşı
Açılış Konuşması
Belgesel Sunum
PANEL
Yönetici:Prof.Dr:Ç.Yusuf OĞUZOĞLU
Panelistler:
Prof.Dr.Bingür Sönmez
Prof.Dr.Ç.Volkan Akyol
Ozanlar:Aşık Temel Turabi Ve Mustafa Aydın
Şair:Ömer Ekinci Micingirt
Yer U.Ü.Fethiye Kültür Merkezi
Tarih:21 Aralık 2008 Pazar
Saat:13
Katılımcı Dernekler
Sarıkamış Kültür Ve Dayanışma Derneği
Kars,Ardahan,Iğdır Dernekler Federasyonu
Ardahan Dernekler Birliği
Ömer Ekinci Micingirt
Sarıkamış'ta
Bakışlar karakış göğe dikildi.
Mevsimler ağlaştı Sarıkamış'ta
Körpecik bedenler kara ekildi,
Nur arşa ulaştı Sarıkamış'ta
Sineler buz tutmuş, yatar ayazda,
Bülbül figan eyler güller niyazda,
Ağıt anlatamaz duyguda sazda,
Hür vicdanlar kıştı Sarıkamış'ta.
Kalanlar çıldırdı aman Allahım!
Ürperdim irkildim sarstı günahım,
Gözyaşım azığım, dua silahım,
Plan suya düştü Sarıkamış'ta
Demeyin kardelen yandı ciğerim,
Hesaplar çok ağır yaram çok derin,
Ağırdır dostlarım, ağır kederim,
Melekler uçuştu Sarıkamış'ta.
Düşündüm Yemeni ve üşüyorum,
Karıştı karlara ben yaşıyorum,
Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum,
Moskof bile şaştı Sarıkamış'ta.
Uyan şehit uyan kar uykularda,
Bölük bölük yatar canlar ard arda,
Kokunu aradım akan karlarda,
Bir mazi tutuştu Sarıkamış'ta.
Tarih şahit bize ölümsüz millet,
Şehitler ölmez ki benim ki hasret,
Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet,
Şehitler buluştu Sarıkamış'ta.
Acım boğum boğum kısıldı sesim,
Kader böyle imiş Ömer ne desin,
Ülkemden toplandı hemen her kesim,
Yatanlar gardaştı Sarıkamış'ta.
Ömer Ekinci Micingirt
Sarsılmaz
Üslûp bilmez yüreklerde his olmaz,
Vuslat rengi zihinlerde pas olmaz.
Mümin tıpkı yıkılmayan dağ gibi;
Zaman yürür nabzı durur sarsılmaz!
07.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sebât
Masum gösterişsiz öteye ilgim,
Beni var yok etmez bu kadar bilgim!
Var olup yok olmak sebâta bağlı,
Yollar mürekkebim, teneşir silgim.
08.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sebep
Masmavi fısıltı bir şeye gebe,
Mevsimler kaynıyor günbegün her an,
İnayet kimdendir yıktım sebebe,
Delinin sevinci bendeki irfan.
Şiire gizledim aklı kemali,
Ben 'ben'e yükledim bende bu hali,
Meçhulün peşinde malum ahali,
Yok rengi, sonsuzluk tasası kurban.
Tasayı, kederi, çileyi bırak,
Gözyaşı istiyor artık bu toprak,
Manasız bir yaşam, tahayyül kurak,
Âlem O'na O'na,hep O'na hayran...! ! ?
10.06.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Secde
Öpüşür seccadem alnım koyunca,
Rengârenk nağmeyle dillenir secde.
Pür dikkat melekler gece boyunca,
Hu hu nağmesiyle tüllenir secde.
Gönüller secdede nefse hâkimdir,
Vücut şifa bulmuş Lokman Hekim'dir,
Secdeye baş koymak Yârdan hükümdür,
Yar ile hâsbihal hallenir secde.
Zümrüt zümrüt secde gizli geceden,
Dizilir âyetler bin bir heceden,
Nurlar kalbe akar gelir Yüce'den,
Dua pembe pembe güllenir secde.
Koku burcu burcu gelir mirâçtan,
Ruhum büyülendi nurlu ilaçtan,
Müminlik dorukta imanlı taçtan,
Fecirde huşuyla sallanır secde.
Nur yağar Ömer Hay! Divanda başım,
İmanın direği akar gözyaşım,
Yakârış Mevla'ya secde yoldaşım,
Cennet'te Kevser'le ballanır secde.
15.08.2005
Ömer Ekinci Micingirt
Secde...
Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz;
Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz!
27.09.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Seğirtsem
Hüzünlerim terk edip, bilmem ki nere gitsem,
Düşen günbatımında, ömrü terse eğirtsem.
Ruhum aç paramparça, yollar tutar akşamı,
Çile vakti kuytuda, dertlerime seğirtsem.
16.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Selam
Selam selam ârif sese,
Pak yüzlere bizden selam…
Yıldız,güneş,ay herkese,
Gündüzlere bizden selam
Tahammülü çok zor ama
Sabır koydum matarama,
Gün aşırı bas yarama,
Pürüzlere bizden selam…
Şakşaklara gülüşlerim,
Gökyüzüne gül işlerim.
Yunus dinler hâl işlerim,
Gözsüzlere bizden selam…
Gidişatı göremeyen,
Aşk çulunu seremeyen,
Ahengini kuramayan,
Kem sözlere bizden selam…
Gir şecaat gör hilimde,
Aşk şefaat var "Gül"ümde,
Ab-ı hayat ikliminde,
Öksüzlere bizden selam…
14.01.2008 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Selamı Ver
Selam emri imandan
Selamı ver uzak dur
Dökülüyor her yandan
Evhamlarla kudurur
Yalan dolan ve hile
Aklı gider bir anlık
Ne anlatsam nafile
Hücreleri karanlık
Üzüm bakar üzüme
Bakayım mı hem madem
Çemkiriyor yüzüme
Git ordan aptal adam
Hicvet derse ne desin
Hazin, insandan yana
Böylesini vermesin
Ne dosta ne düşmana
29.02.12 -Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Semer ve Hamal
Sarsıldım terledim nutkum delindi,
İçimde ızdırap kaldı Ahmet bey.
Sıra sıra semer dize gelindi,
Aklıma köleler geldi Ahmet bey.
Sordum utanarak bunun adı ne,
O sermayem abi semer hazine,
Mazide kalmalı git be mazi ne,
İçime bir tufan saldı Ahmet bey
Ahmet bey demeyin her günüm kâbus,
Yiğitler diz çökmüş iniltili ses,
Saat henüz seher yatakta herkes,
Acı acı baktı güldü Ahmet bey.
Bağırır hamala koşsana Ahmet,
Koşar köle Ahmet bilmez eziyet,
Kör olmuş çağdaşlık, sağır hürriyet,
Bu sabah güllerim soldu Ahmet bey.
Uzun uzun yollar kaldırımlar taş,
Katar katar hamal saat sabah beş,
Tasa bürümüştü beni arkadaş,
Aklımı başımdan aldı Ahmet bey.
Oturduk semerle seher de sessiz,
Bakıştık sessizce yatıyorken siz,
Hamallar küskündü ben ise hissiz,
Nerede insanlık öldü Ahmet bey.
Nostalji sanmıştım sırtında semer,
Sırtında semeri şakağında ter,
Üzülme abi der sana da yeter,
İçime gam keder saldı Ahmet bey.
Ve derin hicranla düşündüm durdum,
Kıyıya çekilip nefsime sordum,
Hikmetten sual mi sustum oturdum,
Ömer'e hüsnüzan kaldı Ahmet bey.
21.08.2006 Mahmutpaşa
Ömer Ekinci Micingirt
Mahmutpaşa'yı bilmezdim..İstanbul'a gelmişken gezeyim dedim..Vakit seher.Sıra sıra dizilmiş
sırtına bağlı her yaştan yük bekleyen insanlar…Yaşlı amcaya yaklaştım sırtındakini göstererek
bunun adı ne semer evlat deyince inanamadım.Semer ismi adeta kalbimden vurdu.Başka ismi
yok mu amca deyince "yok sen bul yeni isim" dedi.Hele hele semeri hiç insanların sırtında
görmemiştim,birde kilim desenli üzerindeki bezeli halı var ya o çok koydu bana...Hamallığa
sözüm yok, fakat insanların sırtında semer görünce ciğerlerim söküldü adeta…Ben filmlerde
kaldı zannetmişim.Nostalji derler ya…60 Yaşlarında pir sakallı en önde sırtına dört kişi yükü
yükleyince dizleri çatırdar gibi olunca beynimin damarları çatladı sanki…Amansız kavga bu
olsa gerek…Şükrün önemini çok daha iyi idrak ettim.Dur Ömer suizan yapma helal lokma
desem de duygularım başka şeyler anlattı sanki…
Ömer Ekinci Micingirt
Semerkand
Gönül çimenlerim senle ıslanır
Dertli dimağlara derman Semerkand
Ruhum kanatlanır kalbim beslenir
Mevcudat yoluna hayran Semerkand
Sır kapısı aşkla, arşa uzanır
Semerkand okunur eşya bezenir
Tüllenir gözyaşım cürmüm kazınır
Rengârenk, pürneşe meydan Semerkand
Bülbüller koklaşır güller ötüşür
Mecnun Leyla neymiş sana tutuşur
İdrak dizginlenir edep katışır
Ölmeden ölünen kurban Semerkand
Hatmeli tefekkür, nurlu teneşir
İhlâslar okunur meltem dolaşır
Sam yeli estirir arşa ulaşır
Üfül üfül akan nurdan Semerkand
Kasavet çözülür evler neşeli
Semerkand okunur atlas döşeli
Yanık dimağlara zemzem şişeli
Ab-ı hayat veren yardan semerkand
İrem bağı tıpkı asrın güzeli
Edeple örülü, irfan dizili
Firdevs'i bakışlı hizmet yazılı
Bakışı şifalı yerden Semerkand
Duygularım çoştu seni göreli
Kuran'dan sünnetten sıra sıralı
Çileli geçmişim bağrım yaralı
Sinelere akan irfan Semerkand
Ruhlar aydınlanır kalpler iniler
Nakış nakış hitap gülden maniler
Dinleyin kurbanlar dinle fâniler
Öteye sevdalı Sultan Semerkand
Ömer Ekinci Micingirt
Sen-Ben
Gömdüm hiçe şiiri
Her şey epeyden beri
Mevsim hep poyraz gibi, ufukta bir bilmece
Yağıyor yerler gökler, ahenk başka her gece
Gülümser çağıl çağıl, mest eder serinliği
Yemyeşil derinliği
Mâtemim fasıl fasıl
Kalbim yaslı velhasıl
Biraz kasvet biraz his, var yok nasıl bilinir
Gün bilmez hecelerim, rüya gibi silinir
Murakabe var yanda, ben ise bir hiçim hem
Sen-ben sensiz ifadem...
11.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sen
Seni nasıl tarif edeyim ki,
İhlâsa susamışlara?
Seni nasıl anlatabilirim ki?
Acizim Efendim…
Yalnızlığımda imdadıma yetişen
Kurtuluşumsun sen...
…
Bir ömür boyu sevmek istediğimsin sen...
Seni nasıl anlatabilirim ki?
Efendim…
Seni sevmek, seni görmek,
Nasip olmaz her kula...
Umutla özlediğimsin sen...
…
Sen öyle bir nursun ki
Bıkmadan usanmadan düşündüğüm,
Gönlümün solmayan gülüsün sen...
Seni nasıl anlatabilirim ki?
Acizim
Efendim…
Ömer Ekinci Micingirt
Sen
Sen evimin leylağı ben mavi bekçisiyim,
Bazen asi kaptanı bazen kürekçisiyim.
Ömer Ekinci Micingirt
Sen Bendesin
Canım sana can olsun
Sözümüz Kur'an olsun
Gözyaşım dört biryanda
Yeşerip yâren olsun
Ömür denen caddede
Sen ben birde seccade
O efsunlu harmanda
Yaş dökelim hacca de
Gezme rüya içinde
Vakur nazlı biçimde
Talih gizli ummanda
Deliyim de, hiçim de
Hem acaba desen de
Renkler aynı desende
Yürek sesi beyanda
Sen bendesin ben sende
25.04.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sen Meryemsin Sen Hasan
Ağır yüküm çok ağır taşıdığım senetten,
Her tarafım sis duman her tarafım kopkoyu.
Depreşti yaralarım hicranlıyım ben zaten,
Ne oldu mesafeler var mıdır arpa boyu.
Ne kadar da çoğaldık her kılık her kisveden,
Ve bakışlar kıpkızıl ruh perişan derbeder,
Aldık gemi azıya ne diyeyim şimdi ben,
Nereye gidiyoruz yığınlarla beraber?
Bir nesil ki düşünün kutsalıyla harbeden,
Peki, ne oldu bize aynı vatan aynı ten,
Bu ne menem bir gidiş Ömer kendine gelsen,
Sen Maria Hans değil sen Meryemsin sen Hasan.
15.02.07 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sen Ne Güzel
Her güzel sana yanık, sen kevser, misk-i amber;
Sana kim olmaz meftûn, sen ne güzel Peygamber(sav) !
Ömer Ekinci Micingirt
Sen Oğul
Makbuldür her dâim ak alın teri,
Öteden bihaber râks ile değil!
Git, mütemadiyen hâyır ve şerri,
Kulaktan kulağa duyur sen oğul.
Her yöreyi dolaş bütün beşeri,
Lâkin gerekirse önünde eğil.
İster soysuz olsun ister haşârı
Kulaktan kulağa duyur sen oğul.
Bazen bir bahçe ol bazen de arı,
Hiçliğe bürünüp ufalıp döğül!
Onu duyurmaktır büyük başarı,
Kulaktan kulağa duyur sen oğul.
20.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sen Varsın Ya Sultanım
Bozuldu sen gideli kâinatın dokusu,
Alev alev sineler kalpler kırık gözler yaş...
Ne gül açar ne gonca ne de gülün kokusu
Putlar tekrar dikildi tekrar yanıyor ateş.
Kavuruyor özlemin yok mu bunun ilacı,
Şemailin tüllendi gizli gizli hislendim,
Büyülendim bir ara sensiz olmak ne acı,
Acı acı düşünüp gözyaşıma yaslandım.
Sanki boş kadavrayım her halim çözülüyor,
Ümitsizlik mi desem hâşâ değil yok canım,
Su dövdüğüm günlerim galiba süzülüyor,
Hoş benimki vesvese sen varsın ya sultanım.
01.02.2007 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Senden Sonra
Başın koyup yamacıma yaslanan
Düşündükçe senden bana hal oldu
Mavi aşkla yüreğimde ıslanan
Sütbeyazı yanakların al oldu
Rüya gibi söz eyledin naz ettin
Buz ellerin vur sineme hazzettin
Aşk oduna attın beni köz ettin
Hasret hicran, uzaklıklar kül oldu
Gül- i ranâm helalimsin dön bir bak
Yüreğimin zifirine ışık yak
Şu gönlümün feryadına taş bırak
İçimdeki o işveler bal oldu
Sen derdimin dert ortağı zarısın
Sen ciğerim ciğerimin harısın
Sen benimsin söyle kimin yârisin
Deme bana bir acayip kul oldu
Yol eyledim gam dağının başını
Güne sakla silme gözün yaşını
Gözyaşımla sürmeledim kaşını
Senden sonra gözyaşlarım bol oldu
17.01.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Seni
Çile zâr zâr yanmak yananlara sor
Öyle bir gaye ki heyecanı hür
Kurtuluş iklimi bambaşka şafak
Otağını kurmuş seni bekliyor
30.05.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Seni Düşündüm
Bir ağır yolculuk azgın sularda,
Yüzerken sultanım seni düşündüm
Şeref ver rüyama gel uykularda,
Sendedir gümanım seni düşündüm.
Vuslat bestesiyle yolun gözlerim,
Kurudu gözyaşım soldu gözlerim,
Kokunla bezenen terin özlerim,
Kavruldu her yanım seni düşündüm.
Mecnundan beter ki benim hikâyem,
Karıştı hicrana gitti sermayem,
Bir tatlı hoş seda en büyük gayem,
Verene kurbanım seni düşündüm.
07.02.2007 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Seni Görünce
Kimse anlayamaz bendeki hâli
Anlat deme bana anlatamam ki
Ömrümü tükettim seni bileli
Bana bir hal oldu seni görünce
Hüznü kucaklarım matemle her an
Sürüyen yazgı bu benle numayan
Bir sabah çıkıver kapıya dayan
İdrak vecde geldi seni görünce
O mahzun yüzünü özledim gene
Gel mahmur bakışla bakmayı dene
Vuslat yakın olur duâ edene
Sevda vuslat buldu seni görünce
Gözyaşı yolladım yazı kadere
Ölüm çığlıkları bizdeki töre
Senle doğdum senle öldüm bin kere
Ferhat dağı deldi seni görünce
Bakışın kıvılcım üslup hâralı
Zümrüdî iklimin mahzun maralı
Dörtlükler acemi bağrım yaralı
Yaralarım soldu seni görünce
Ben hep seninleyim sen yoksun yine
Sensizlik ne zormuş koşup gelsene
İffet abidesi, şirin çingene
Ruhum sende kaldı seni görünce
09.11.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Senin Eserin
Senin Micingirt'in, senin Ömer'in,
Ve aciz şuursuz bir garip kulmuş.
Hem senin yolunda, senin eserin,
Çokluğa sarılmış, hiçe sokulmuş!
Kimdedir hem hayrın şerrin kaynağı,
Cehli bürünmüş ki beraber tek tek.
Bir kavga sarmış ki bütün oymağı,
Habil ile Kabil tükenmeyecek.
Terk sana koşuyor terki terktedir,
Zulmeti ve nuru kesti makasla!
Bazen huzurunda bazen şirktedir,
Sarılmış sımsıkı… Ayet var asla!
19.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Senindir
Gece gündüz deniz mevsim bölgeler
Kuzey güney batı doğu senindir
Yıldız güneş rüzgar bulut gölgeler
İnsanlığın varı yoğu senindir
İlham kokar Isparta'nın gülleri
Sevdalıdır Anadolum illeri
Kulağımda Çam Dağı'nın yolları
Canım yurdum bahçe bağı senindir
Yanık türkü yüreğime ver yansın
Her lehçeden beste beste boyansın
Sen Temelsin Berivansın Hasansın
Türkü Kürdü solu sağı senindir
Her desenden varlığımın ilacı
Bu ayrılık bu husumet ne acı
Dünya fani biz menzilde kiracı
Sina çölü Hira Dağı senindir
Sonsuzluğa götürecek söz söyle
Aşk zevkiyle ibret söyle az söyle
Hal diliyle sinelere yaz söyle
Altın neslin altın çağı senindir
Yetti artık set çekelim hevaya
Baş koyalım ızdıraplı davaya
Kanat takıp taht kuralım ovaya
Gök kubbenin al sancağı senindir
Kırk beş sene düştüm aşkın peşine
Şaştım kaldım bu delinin işine
Mevlana'dan hisse kattım aşıma
Hoş görünün her soluğu senindir
02.06.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Senindir Çeviri Gulnare Leman
Gece gündüz deniz mövsüm bölgeler
Şimal cenub qerb de şerq de senindir
Ulduz güneş külek bulud kölgeler
İnsanlığın varı yoxu senindir
İlham verer Ispartanın gülleri
Sevdalıdır Anadolu elleri
Qulağımda Şam Dağının yolları
Canım yurdum bağçam bağım senindir
Yanıq türkü çaldır üreyim yansın
Her lehçeden beste beste ses ansın
Sen Temelsen Berivansın Hesensen
Türkü Kürdü solu sağı senindir
Her naxışdan varlığımın elacı
Bu ayrılıq bu hüsumə t ne acı
Dünya fani biz menzilde kiraçı
Sina çölü Hira Dağı senindir
Sonsuzluğa yetişecek söz söyle
Eşq zövqüyle ibret söyle az söyle
Hal diliyle sinelere yaz söyle
Gözel neslin qızıl çağı senindir
Yetdi artıq sedd çekeyin havaya
Baş qoyağın iztirablı davaya
Qanad taxıb taxt qurağın ovaya
Göy qübbenin al bayrağı senindir
Eşğin ile catdım qırx beş yaşına
Çaşdım qaldım bu delinin işine
Mövlanadan hisse qatdım aşıma
Xoş simanın her nefesi senindir
Ömer Ekinci Micingirt
Merhaba Ömer Bey.Şiirinizi azericeye çevrim yaptım. Çok güzel bir şiir.Azericeye de cok yahşi
oldu. Arkadaşlarıma da okudum cok beğendiler. Cani gönülden kutlarım. Şiiri isterseniz
sayfanıza asa bilersiniz azeri türkcesiyle
Gulnare Leman / Azerbaycan
Gulnare Leman Hanımefendiye teşekür eder saygılar sunarım...
Senindir
Gece gündüz deniz mevsim bölgeler
Kuzey güney batı doğu senindir
Yıldız güneş rüzgar bulut gölgeler
İnsanlığın varı yoğu senindir
İlham kokar Isparta'nın gülleri
Sevdalıdır Anadolum illeri
Kulağımda Çam Dağı'nın yolları
Canım yurdum bahçe bağı senindir
Yanık türkü yüreğime ver yansın
Her lehçeden beste beste boyansın
Sen Temelsin Berivansın Hasansın
Türkü Kürdü solu sağı senindir
Her desenden varlığımın ilacı
Bu ayrılık bu husumet ne acı
Dünya fani biz menzilde kiracı
Sina çölü Hira Dağı senindir
Sonsuzluğa götürecek söz söyle
Aşk zevkiyle ibret söyle az söyle
Hal diliyle sinelere yaz söyle
Altın neslin altın çağı senindir
Yetti artık set çekelim hevaya
Baş koyalım ızdıraplı davaya
Kanat takıp taht kuralım ovaya
Gök kubbenin al sancağı senindir
Kırk beş sene düştüm aşkın peşine
Şaştım kaldım bu delinin işine
Mevlana'dan hisse kattım aşıma
Hoş görünün her soluğu senindir
02.06.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Seninle Beraber
İçimde yükselen ismini tutsam
El ele baş başa yorgun halimle
Seninle beraber seni unutsam
Kendimi bağladım kendi elimle
20.04.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sensiz
İçimi yakıyor sevdanın tülü,
Bu gün yine geçti bir günüm sensiz,
Kayboldu güneşim duman örtülü,
Soymayın ölürsem atın kefensiz!
Bir tatlı hasret ki her şey bilmece,
Ümitle bekledim yine bu gece,
Her günüm ızdırap her gün işkence,
Yapayalnız ruhum çıplak, bedensiz...
Çileyle yoğruldum daha ne kadar?
Gözlerim kan revan yaşlar duadar,
Yanarım sabırla böyleyse kader,
Sevdam duman duman kavruldum sensiz.
Yüreğim karakış temmuz ayında,
Micingirt perişan kendi hayında,
Aklım terki diyar aşk sarayında,
Deli divaneyim cepsiz cepkensiz.
Ömer Ekinci Micingirt
Sensizliğe
Aşkın serinliğine kovalıyorum seni
Zümrüt saçlı baharlara
Gözlerin parıldayan kehribar
Ellerin yed-i beyzâ
Kızaran akşamlarda izliyorum yokluğunu
Sensizliğe bürünüp
Sakın unutma sensizlikte olduğumu
Hissiyatımı öğütlüyorum sana
Gökkuşağı misali
Renklerinin altından geçiyorum
Bulutları delerek
Güneşi heceleyerek
Her gün ayrılık türküsüne inat
Ozanlar dinliyor
Vakitler avutuyorum
Anlasana geçmişe bakıp buğulanıyorum
Öksüz kız yanağında tüllenen yaş gibiyim
Boşluklara koşturuyorum arada
Duygularım renksiz
Öldürücü hisleri kovalıyorum
İnliyorum durmadan
Takatimi teperek
Hasretin pençesinde
Sende başka bir esinti var
Bambaşka
Ta hücrelerime kadar işleyen
Azgın çocuklar gibiyim
Kör oluyorum seni görünce
Yaş döken gözlerin olayım
Mısra mısra dopdolu
Senli gurbetleri ne çok sevdim ben
Divâne vâdilerinde
Yosun gibi serin
Ve ıslak mimiklerin tedirgin
Öyle güzel ki bakışın
…
Boşluklara koşuyorum seni görünce
Körpe beden sessizliğin
Seher yeli tıpkı saçların
Yüzün dupduru yağmur bulutu
Öyle güzel ki bakışın
…
Yalnızlığın hasret
Yokluğun tutsak gibi
Gözyaşların inci, gülüşün toy düğün
Sahi ellerin, ellerin sorma
Uzat bana gözlerini
Öyle güzel ki bakışın
Öyle güzel ki
Gel gir kırık kalbime
İki büklümün olayım
Duyuyor musun?
26.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sensizlik
İçime düştü ateş, hem yürekten yufkayım,
Gözlerim nazarında, bakışın gül yaprağı.
Muhabbetin olmazsa görünmez ufuktayım,
Kokun öpüp dönüşte sarar sensizlik ağı.
Somurtkan melalimle, devriliyorum yer yer,
Ruhumu ufalayan sensiz günlerin sesi…
Asrı alıp satanlar, üstüme söylediler,
Katmerli meçhullerde insanlık silsilesi…
29.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Serçe Kuşu
Penceremde her sabah,sihirli serçe kuşu,
Vereni hissederek başlıyor oynamağa.
Aşk, orkestra melodi neşe sürur bir huşu,
Uzaklaşır birazdan ses verir tüm oymağa.
Bakma kuş olduğuna gönlü zengin gözü pek,
Ve birde az ötede bir kozalak bir böcek,
Bendeki düğümleri serçe kuşu çözecek,
Tevekkeltu alAllâh, huşu geldi dimağa.
Ben istemem bülbülü hep serçe getirsinler,
Bu zıplayan zikreden bücürleri görsünler,
"Allah bes, bâki heves" idrakine varsınlar,
Ses verelim rikkatle musikili ırmağa.
11.02.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Serdengeçti
Duygularım kilitli halk var mı nerden geçti?
Sokaklarda gayret yok perişan serdengeçti.
11.02.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Serhat
Telafisi ağır,şehidim sen yat!
Doksan bin çiçeği koklayan serhat.
Sitem ediyorum amma ve lakin
'Var',yoktur; 'yok',vardır mutlak nihayet.
16.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sermayem
Çile ile başlar benim hikâyem,
Halimden anlayan yar bulamadım.
Savruldum maziyle hangi sermayem?
Hakikat namına bar bulamadım.
Müthiş bir savruluş başıboş varış,
Ne tefekkür kaldı ne de yakarış,
Öyle bir yarış ki öyle bir yarış,
Mecalim kesildi fer bulamadım.
İlimi ameli feni unuttum,
Elifi ebcedi nunu unuttum,
Edebi erkânı dini unuttum,
Acılı çorbamda ter bulamadım.
Bir ömür boyunca gezdim avare,
Ne derim dostlarım bilmem O yâre,
Aniden bir gece gelse tayyare,
Düşündüm kaçacak yer bulamadım.
06.03.07 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Serzeniş
Yüreğimde yüreğin esrarlı bir serzeniş
Belki acı sallantı belki de bir işkence
Musikili sessizlik, gizemli bir bekleyiş
Yine tütmeye başlar gelir belki bu gece
07.04.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ses
Sırtımı dönünce arzdaki sese,
Kör baktı melekem bütün herkese.
21.08.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ses
Sırtımı dönünce arzdaki sese,
Kör baktı melekem bütün herkese.
Ömer Ekinci Micingirt
Ses Geliyor
Ötme bülbül kuğu gibi her tarafım mezar taşı
Düşe kalka yürüyorum gül kokmayan bahçelerde
Sessizliğin kafesinde yine sardı bir düşünce
Konuşmam suç sükûtum suç boğum boğum lehçelerde
İnançsızlık ikliminde ne ötersin çağlayarak
Ak geçmişi arıyorum üfül üfül perde perde
Var eden O gözeten O dilim neler heceliyor
Karanlıklar emekliyor diriliş var, var ilerde
O gün biraz daha yakın ses geliyor gelecekten
Hatıralar tülleniyor hakikaten az ilerde
Büyülendim yine şimdi anlatamam bu sevinci
Gözsüzlere bir sözüm var aç gözünü yaz ilerde
10.11.07 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ses Veriyor
Çınar gibi dayandığım öğütler,
Meçhul asker Micingirt'te söğütler.
Rüyalarım vazgeçilmez cellâdım,
Ses veriyor ağ baba'dan şehitler!
17.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Ses Vermeli
Yürüdüm adım adım,
Bekledim tedbir dedim.
Vasıtayı terke edip;
Aşksız ihtiyarladım.
Tasavvuf neyin dili,
Belki de aşkın hali.
Düşündünüz mü siz hiç,
Tedbir ve tekâmülü…
Neden böyleyim ben neden!
Zıtları cem edemem.
Seslenişi fark edip;
Ses vermeli seccadem.
20.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sesleniş
Liyakati unutup;
Basitliğe sarıldım.
Cürüm hesabı tutup,
Yalvardıkça yalvardım…
Velhasıl ifşa edip;
Geçmişi didikledim.
İdrakimi tüketip,
Seslenişi bekledim.
Sükût sırra vesile,
Seyir sırrın halidir.
Yaşar altın silsile,
Var edenin elidir.
11.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sessiz Mekân
O sessiz mekânda kimler durdular
Dolaştım kalbimle dokundum tek tek
Sessizliği bozdu loş çıtırtılar
Sandım yalan gibi gelip geçecek
Düşünüp daraldım insan ne demek
Bilmem ki ben neyim ben nasıl insan
Var mı babayiğit ölçüp biçecek
Ne söylesem ben boş Allah'a ayan
İstersen dinleme sende dolaş git
Birazda sen ağla benim yerime
Hayat bir perdedir vakit bir şerit
Hüznümü parçala gir içerime
16.10.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sessizlik
Muttasıl bakışlar yorgun ifâde
Veyahut müşterek sözlere varmak
Maksadı arz etmek sözden ziyâde
Melali anlatmak belki yalvarmak
Yine akşam yakın bilsen hayatım
Ölümlü geceyi sağıyor herkes
Vakit mışıl mışıl uyku bir atım
Derin bir ürperti sessizlik tek ses
Tesbih çekiyorum şeytana inat
Mısralar yol yürür uykular tekler
Şu mor dörtlüklerim kime emânet
Alnı seccadede birini bekler
26.06.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sevda
Hislerim huzura erer seninle
Anın derinliği içimde erir
Beni sarhoş eden o gözlerinle
Vuslat kanat çırpar ruhum yeşerir
Belki de bendesin belki Irakta
Seni arıyorum yitik durakta
Hoş beni görürsün aynaya bak da
Bitiş ikliminde belki can verir
Söyledim ne varsa hisset yaz anı
Meçhule koşulmaz hasat zamanı
Kör topal laf ettim sözledim seni
Sevda çıkmazları aşka çevirir
09.08.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sevdalar
Dağların yamacı çırılçıplak buz
Gözlerim çakırkeyf mevsim karakış
Bu nasıl işgücü hasadım alkış
Felsefe yaparım yer yer kusursuz
Dağların yamacı çırılçıplak buz
Hangi tezgâh sağlam hangi dere düz
Neyin kervanıyız nereye akış
Tabut ve ırgatlar aniden kalkış
Onu düşünürüm hep gece gündüz
Hangi tezgâh sağlam hangi dere düz
Ve ölen sevdalar yağmur bahar güz
Mavi galaksiler lacivert bakış
Kim demiş şu yalan dünya hep yokuş
Gecelerim yeşil rüyalarım giz
Ve ölen sevdalar yağmur bahar güz
08.01.13 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sevdiklerim
Kazılacak bir gün adım,
Ne diyecek sevdiklerim.
Yaklaşıyor adım adım…
He diyecek sevdiklerim.
Yüreğim var ellerinde,
Ye diyecek sevdiklerim.
Kalayım mı kollarında,
Yo diyecek sevdiklerim.
Namahrem hem helalime,
Na diyecek sevdiklerim.
Hazan düşer melalime,
Ya diyecek sevdiklerim.
Elvedâ der yâren canlar,
Ve diyecek sevdiklerim.
Azrail ve şadırvanlar,
Bu diyecek sevdiklerim.
Teker teker, birer birer,
Hu diyecek sevdiklerim.
Toprak rüzgâr ibrik su ver,
Su diyecek sevdiklerim.
21.04.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sevdim
İhlâslı güllerde sen varsın
yalnız senin kardeşliğin
damla damla yağan yağmurda
her damlasında sen
okuduğum şiirdesin sen
İhlâsla mısra mısra, satır satır
seni görüyorum her kelimede
hep sen varsın yalnız sen
ben seni hiç görmedim ki...
ne fark eder
seni ihlâsla sevdim...
yüreğini Hak diyen ruhunu sevdim...
yalnız seni kardeşim bir tek seni...
yağmuru yaratılanları sevdiğim gibi...
ahiret kardeşim olarak sevdim
yalnızca sevdim...
seni sevdim kardeşim
boncuk boncuk sevdim,
Ona yürüyen, nemli gözlerini
ve baktığı yönü
sevdim...
22.09.2004
Ömer Ekinci Micingirt
Sevgi
Ne saltanat ne şöhret, ben sevgiye meftunum,
Sevgi aşkla doludur, sevgi mâşuk yoludur.
Sevgide var her hikmet, sevgi benim efsunum,
Sev ki iksir bulasın, dil-i didâr halidir.
Sevgi ile karşılık, nadim eder zalimi,
Sevgi ile yeşertti görmedin mi gülümü,
Sevgi ile kazandık erenlerle ilimi,
Sevgiye ram olanlar, Hak Teâlâ kuludur.
Sevgi ile bülbüller gülistanda ötüştü,
Sevgiden cansız kütük, Sevgiliye tutuştu,
Ki çöle sevgi indi semâvât pek müthişti,
Aç toprağın karnını, sevgi, şefkat doludur.
Ne olursan ol dedi, kerâmetle Mevlana,
Yunusla, Pir sultanla, sevi yazdık her yana,
Sev vatanın milletin! Sev ki nakşet cihana,
Nakşetti kâinata, hayr-ül beşer dilidir.
Sevgi ile tekevvün, muhabbet ve sadakat,
Sevgi her gâh hoşgörü, Ömer budur hakikat,
Sevgi rahmet tüllenir, sevgi tüter kâinat,
Gayrisini istemem, sevgi Hakk'ın yoludur.
Ömer Ekinci Micingirt
Sevgililer Günü
Aşk satar pazarlıksız
Sevgililer günüymüş
Dikiş tutmaz arsızlık
Sevgililer günüymüş
Sevgi bizim aşımız
Eşimiz yoldaşımız
Susun rahat bırakın
Anamız baş tacımız
Sevgi huri melektir
Sevgi nurlu emektir
Sevgi sizde yoktur yok
Sevgi güldür çiçektir
Nerden çıktı bak hele
Bir gün diğer hergele
Üç yüz altmış kimindir
Bu sinsice kin hile
Sevgiliyi nettiniz
Reklam meta ettiniz
Lime lime iffeti
Sırtlanlara sattınız!
Ömer Ekinci Micingirt
Sevgiyi Taşıyan Rüzgâr...İbrahim Zarifoğlu
...............................Sevgiyi Taşıyan Rüzgâr...Ömer ekinci Micingirt DOSTTA..
Ruhumda fırtınaya döndü!
İçimde sessizce esen o ılık rüzgâr..
Nice yıllar geçti gözlerimden, fer söndü..
Ne ilk bahar kaldı dudaklarımda ne yaz..
Ne eylülde yazılan mektuplardaki haz..
Mevsimler ardı ardınca geçti yüzümden..
Artık gördüğün o tanış dost ben değilim!
Oturduğumuz o sarı bank yerinde değil,
Şimdi kim bilir nerede söylenir? kim okur?
Ruhumuzu sırlı bir pınar gibi dolduran şarkılar..
O bahçe, o havuz, o şirin fıskiye,o taş duvar
Artık öksüz,gökyüzünde baktığımız yıldızlar..
Sana hâyâl olan o anılar yüreğimde bir derttir!
Nicedir uğramaz oldu pervazımıza kumrular..
Bilmem neden değişir güz gelmeden ağaçlar?
Ardınca bir methiye sanarak yolladığım selâm,
Ulaşır mı kapına bilmem? o yürekten kopan kelâm..
Sana sessizce mırıldanan o içli duygular..
Hâlâ durur mu yüreğinde? .. tınısı hatıralar yakan..
Hangi kayalara çarpar o serin, munis dalgalar?
Ufuklara renklerini taşıyan sevda yüklü deniz..
Sonsuzluk,gökyüzü ve mavi bir çığlık gibi dinlediğimiz
Ak kanatlarında hasret taşıyan martılar..kırlangıçlar..
Tarif edemem artık çok geç! bizden uzaklaştı yollar..
Bir sırlı dua gibi ruhumuzu emanet ettiğimiz;
Kim bilir? Nerede eser? Sevgiyi taşıyan rüzgâr...
İbrahim Zarifoğlu
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
--------------------
Bu şiirin hikayesi:
Ömer Ekinci Micingirt dostta ithaf ediyorum..
Ömer Ekinci Micingirt
Sevi
En aşkın sonbaharı, âşıklarsın narası,
Takatimi eşeler, duyguların yarası.
Çile heceliyorum, daha dörtlüklerde var,
Yeşillere bürünür, gözlerimin karası.
Ben hüzünler sağdıkça, yağmur gülümser gökte,
Hissiyatım toy düğün, çok şey saklı yürekte.
Mevsimin serinliği, yer yer ters eser rüzgâr,
Gidin bakın asılı, hıçkırıklar direkte.
Huzur besle micingirt O'na sergile varın,
Sevi almadan vermek, sevmek çocuktan nârin…
Gerekirse dizüstü ona koşmak bir ömür;
Muhâbbeti vuslatsa, git yolunda öl yârin!
17.12.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sevim Erdoğan Tezel Hanım Şairimizi Kaybettik...
Allahtan rahmet diliyorum...Yazacak söz bulamıyorum...
Aniden kapısını çaldı...Üstelik hiç de ölecek bir hali yoktu. Ömür sermayesı bu kadarmış..
Ölüm bu sefer bizim ailemizin şairlerin kapısını çalmış, soğuk yüzünü sıcak bir haziran
yazında gösterdi bize. Canım acıdı açıkcası...Çünkü geçenlerde kitabına hakkımda birşeyler
yaz demişti va yazmıştım şu an baskıda kitap ve yetim kaldı adeta...Öksüz kitap bu olsa
gerek...
o artık buraya gelmeyecek,
oraya gelmeyecek,
desem duymayacak,
duysam bilmeyecek,
aglasam görmeyecek,
beklesem olmayacak.
demek ölmek,
ad-ad, adım-adım gelen,
birden giden,
kalandan alan,
alanda kalan.
Özdemir Asaf
Ve kendi sayfasından...
Sevim Erdoğan Tezel
1954
HAYATI
Sevim Erdoğan Tezel
Bursanın Kestel ilçesinde doğdu.
İlk öğrenimini Kestel Cumhuriyet ilkokulunda,
Orta öğrenimini Bursa Elmasbahçeler ortaokulunda tamamladı.
Emekli modacı.
Bir ekonomist kız,
bir turizmci erkek
iki evlat
ve iki erkek, iki kız, dört torun sahibi.
Okuyup yazarak, paylaşarak huzur bulanlardan.
...............
Alışkın değildir kum fırtınasına aşina olan çöl yağmura
Seherin sunduğu hüzünlü çiy taneleri yetmeli umut yüzlü sabaha.
Tabut
Sopsoğuk ibretle hazırda bekler,
Güzeli kucaklar yer uykusunda.
Meleşir arkadan ikiz bebekler,
Yavrular nerede der uykusunda.
Gassal kazanında kaynatır suyu,
Ne bir yetim dinler ne de uykuyu,
Gelinlik kefeni örter örtüyü,
Yolculuk dehşetli ter uykusunda,
Bağır bağır bağır duyan yok ki git,
Herkes aynı tabut terazi eşit,
Fetva verir tabut ne olur işit,
Ömer'i ne zaman yer uykusunda.
26.08.06 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
ESERLERİ
Amatör şairlerden oluşan.
2005 in En Güzel Şiirleri Antolojisi
Adlı kitapta çalışmaları yayımlandı.
İçinden Aşk Geçen Kitap adlı karma şairlerden oluşan kitapta
çalışmaları yayımlandı
Şiir Perisi Grubunun Şairane adlı karma şairlerden oluşturulan kitapta
çalışmaları yayımlandı
Cep Sanat adlı Aylık kültür-sanat ve edebiyat dergisinde çalışmaları yayımlanmakta
ISTRANCA RÜZGARI adlı aylık kültür dergisinde
çalışmaları yayımlanmakta.
Trabzonda yayımlanmakta olan
günlük TAKA gazetesinde çalışmaları yayımlanmakta.
ve halen
www.siir.roots.gen.tr şiirleri yayımlanmakta
www.Antoloji.com şiirleri yayımlanmakta
www.radyogulluk.com şiire hayat veren şairle hayat bulan
net radyosunda
Pazartesi ve Cuma günleri 12 ila 15 arası şiir programı hazırlayıp sunmakta.
BİR GÖNÜL SAVAŞI SONRASI adlı kitabı
Haziran/2007
Gündüz yayınevinden çıkıyor
www.gunduzkitabevi.com.tr
Ağlamayın Arkamdan
kanatlarım ağır ağır düşerken
ümit korku can havliyle pür edep
ölüm korkusu ve kokusu yüzüm sapsarı
elinizi elime dokundurun yavaşça ve yasinle
baş yastıkta nasipse
usul usul sönerken azar azar sessizce
ağlamayın peşimden hem size ne oluyor
vefamı dediniz
hadi ordan
merteklerdir dostlarım
yapa yalnız kalırken
tipi boran olsada namazıma geliniz
mezara olmasa da
ağlamayın sakın ha toprağımı atarken
rahmetliyi severdim yok yok daha dün konuşmuştuk
duyunca çok şaşırdım
istemem ben istemem boş lakırdı
sessiz sessiz derinden bir fatiha sal yeter
lakin yapayalnızım sitemim zorumdandır
günahlar günahlar günahlar
tövbem var gözyaşımla tek hasadım bu işte
gözyaşıma sığındım tövbeyi siper ettim
yaşım var abi yaşım yedi düvele bedel
hem size ne oluyor ağlamayın peşimden
dönün bakın çevreme komşularım ölüler
sizin komşular kimdir vah yaşayan ölüler
yetiş hoca efendi tez yetiş
helallık al ne olur
helal olsun helal olsun helal olsun
istemem çiçekleri susturun alkışları
ben fatiha isterim titreyerek damardan
hem masrafta bedava
kalakaldım baş başa merteklerin altında
aman Allahım aman
siz helvamı yiyorken
ben amelle yüz yüze
ve bir yiğit yetişti semerkand illerinden
kocaman elleriyle sihirli gözleriyle
sardı beni bir neşe esrarlı bakışıyla
derken dilim açıldı kefenim büyülendi
ümidim şaha kalktı suspus oldu endişe
kurtuldum gariplikten her taraf gül bahçesi
susun artık terk edin mezarımı sessizce
ben fatiha isterim okuyun bir solukta
ayrılırken ne olur ağlamayın peşimden
07 09 2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Seviyorum ki
Aşkın yumağına kelepçe vurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Sözü bıçkılayıp göğe savurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Hâlime muttasıl gözlerin var mı
Ve beni hisseden gizlerin var mı
He kurban diyecek sözlerin var mı
Yine de ben seni seviyorum ki
Yoklar tükettikçe var olup durdum
Kırık saat gibi kurulup durdum
Yordun kıyasıya yorulup durdum
Yine de ben seni seviyorum ki
27.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Seyir
Aslında ben söz yazan bilinmez bir naçarım
Dörtlüklere yaslanır mısralarla kaçarım
Dört biryanım fırıldak sefil ve merhametsiz
Ben O'na sığınırım hep O'na el açarım
Ömer Ekinci Micingirt
Seyreyle
Hayret yok ise eğer;
Sen kıt akıl delisin.
Erenlik seyir meğer
Ve seyre perdelisin.
Her şey seninle doğar,
Ya diken ya gülüsün,
Ne istersen o yağar,
Marifet ekilisin.
Hiç olmak hepe değer,
Hiç olursan velisin,
Ne at gerek ne eğer,
Sen artık ötelisin.
04.06.07 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sezdirmeksizin
Mor yüzlü vahalar içimde saklı
Nedense geceler ağuşum üşür
Dua pınarım var yeşil yaşmaklı
Aklıma geldikçe kalbim büzüşür
Bir ben varım birde ufak bir ağaç
Birden çocukluğum aklıma geldi
Biri dürttü dedi gözlerini aç
Hasret çizgileri rüyamı deldi
Pencere ben ışık rüzgâr perdeler
Gözlerim mazide üst üste hüzün
Hızar gibi nefes göğsüm rendeler
Uyandım sessizce sezdirmeksizin
18.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sıdk
Gözlerim bulutlandı bilinmez tatlar tattım
Çıkıp geldi bir adam dedi sadık ol ahde
Sıdk hecesi olmayan mısraları fırlattım
Yaşlandıkça anladım, anladım her şey sahte
Aslında biliyorum bu zor oyun tek perde
Ve oyunun tasası beni düşürdü derde
Hoş tasanın ritmiyle beslenirim seherde
Beslendikçe anladım, anladım her şey sahte
22.01.13 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sıgara
Senden miras kaldı kör öksürükler;
On yıl oldu şükür seni atalı!
Dalga geçer doktor, gelin çürükler
Doktor mu hatalı ben mi hatalı?
Hınzır hınzır güler şımarık kovboy,
Ambalaj tılsımlı jelâtin renk renk,
Mazgallar zift dolmuş afişler boy boy,
Sam amcanın zehri uranyuma denk...
Boş ver abi diyor çek bir sigara,
Yiğidin ölüm arpadan olsun.
Kaç bin zehir taşır tek bir sigara,
Bu defa kurbanlar körpeden olsun.
Kızıllık yaslandı içimi sarmış
Hücremde tek sağlam yer bırakmadan
Bir tek ciğer vardı oda sararmış
Ölüm estiriyor dönüp bakmadan
Bu ne bir rüyadır ne sırlı haber
Kendine benzetir yakar upuzun
Sessizce inletir söner beraber
Atar kucağına atar sonsuzun
Ve buhranlı geçer sabah akşamlar
Her yanım karanlık her yer sis duman
Kararmış hayatlar kesilmiş kollar
Biryandan üretir satar durmadan
Kan ter içindeyim kayboldu yarın
Ecel kuşağında ölüm sancısı
Sevdası içimde kor gibi yar'ın
Ruhumu sarıyor gurbet acısı
Bir sigaraya baktım birde maziye
Gözlerim solumuş emekleyerek
Ölüm kokusu var sanki taziye
Nefesim duruyor kalp tekleyerek
Micingirt anlattı bilmem ne gerek
Acıklı tükeniş mevt bestesinde
Tükendi nefesim ellerim titrek
Ümitsiz tablo var gör ertesinde
Ömer Ekinci Micingirt
Sığın
Muhâbbetin kadar yol alılırsın sen,
Geçmişi şâd eyle geçip giderken.
Öteki ömrünü bu güne satma;
Alnın koy divana sığın bugünden.
30.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sır
Yollar uzun dere yokuş,
Nere Micingirt, Micingirt!
Koş yorulma kanatlan koş
Vara Micingirt, Micingirt!
Vakit miat hesap tek tek,
Çile gerek emek gerek,
Candan öze demek gerek,
Çıra Micingirt, Micingirt!
O benimle benimle sır,
Zihnim yanık ruhum kısır,
Kimler yandı sor kaç asır,
Sora Micingirt, Micingirt!
Mevzu uzun konu derin,
Cilvesidir hep kaderin,
Ezel ebed kafa yorun,
Yora Micingirt, Micingirt!
Deş yaramı yaram azsın,
Deşmez isen eremezsin,
Sebat yoksa varamazsın,
Yâre Micingirt, Micingirt!
31.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sır Ve İfşa
Çoklukta hiçliğin sırrına erin;
Nasibi hüsrandır sır verenlerin!
11.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sırat Gibi
Gözlerime dön bak, kaç mevsim hüzün
Sensiz takvimlerde içtiğim hüzün
Ben sana divane ben sana vurgun
Tıpkı sırat gibi geçtiğim hüzün
07.12.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sırdaş
Bu hayat daima keder acının
Nasibi tedbiri harmanı yârım
Yarası bende yok aşk ilacının
Tıpkı mecnun gibi yoka duçarım
Hislerle yeşeren olmak niyetim
Avam meclisinde dinle beni can
İnan tartışılmaz hüsnüniyetim
Sendeki ben var ya seni haykıran
Kim kimin sahibi dünün bu günün
Çokluğu terk ettim hiçliğe hiçe
Kalanı bana ver kısa ömrünün
Hayret seyir sükût ifşa iç içe
Farkında mısınız hep deli diye
Delinin halinden deliler anlar
Cürümü düşündüm döndüm geriye
İdrakten idrâke çarpan vicdanlar
Hep hüzün saklarım şiir deyim de
Hep acı üretir bendeki resim
Azrail bekliyor beni köyümde
Yüreğim çarpıyor zâr zâr nefesim.
Izdırâbım çok,derdim çok ama
O'nu bekliyorum gözlerimde yaş
Yönelişi düşün sakın ağlama
Bir Fâtiha oku tamam mı sırdaş
20.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sızı
İnan bizimkisi vuslata gebe.
Sen benim yanımda saklısın aşkla.
Aşkın kitabında yoktur engebe,
Allah'ım kavuştur bana bağışla…
17.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sızı Kaldı
Yaktı beni yavaş yavaş
Aşk, ızdırap,sızı kaldı.
Dört bir yanım acı telaş
Yüreğimde közü kaldı.
Gece gündüz çok bekledim,
Zaman mevsim itekledim.
Tasa sattım gam ekledim,
Hüzün sitem özü kaldı.
Sükût yüzlüm sataşacak,
Hislerimle tutuşacak,
Nurlu eller bitişecek,
Sitem gitti nazı kaldı.
Sessiz solgun yana yana,
Desenim gül rengim rana.
Nere gitsem hangi yana,
Yüreğimde yüzü kaldı.
Hele yaklaş adım adım,
Son sözlerin hatırladım.
Yed-i beyza benim adım,
O ellerin közü kaldı.
22.09.2004
Ömer Ekinci Micingirt
Siliver
Mihrabı gizleyip iş mi haykırmak,
Nice talihsizler çark edip gitmiş.
Küheylan saatte tepinen ırmak,
Vadiyi yalayıp ark edip gitmiş.
Söngün bakışların par par salıver,
El açıp gizlice vecde geliver,
İster ah de oku ister siliver,
Nam nişan meçhulü fark edip gitmiş.
İklimi sallıyor karanlık rüzgâr,
Yaz kış ve ötesi birde sonbahar,
Mevsimden ziyade bende bir hal var,
Hüznüm şûh renkleri terk edip gitmiş.
29.09.09 Bursa.
Ömer Ekinci Micingirt
Silvan
Hadsiz garez kin hile, perde üstüne perde,
On üç kurban Silvan'da ve ülkemde her yerde…
Ölümleri öldürüp, dirilişi fark eden;
Peygamberden müjdeli, rütbe gizli siperde!
18.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Simav
Altıgen kubbesi Üzüm Pazarı
Nasuh Ağa Ece Sultanı vardır
Simavlı Nazife iffet diyârı
Dağ gibi çelikten vicdanı vardır
Çeşme kitabesi efsunlu mekân
Cennetten bir köşe adeta her yan
Nerde Halil Ağa okunsun ezân
"Lüplüp" bahçesi var, harmanı vardır
Terbiye edebi usul "yâren"i
Apayrı tebessüm derviş ereni
Rengârenk bir hisle anar vereni
Kuşatır elbette zamanı vardır
Bakışı Elazığ duruşu Bursa
Edirne'den Van'a Sinop'tan Karsa
Doğu güney batı nerde ne varsa
Usta şairleri, şöleni vardır.
Seyrettim Simav'ı manevi hazla
Eynali şifa aşk, raks eder nazla
Orkestra seslenir oynar niyazla
Büyülü iklimi Lokmanı vardır...
13.11.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sîret
Estetik kıvrım kıvrım, hâl eylemiştir eti,
Zihinden yarı çıplak, boy veriyor cüreti!
Şehvetin reçinesi, kahpenin meyhanesi;
Sûreti faş eyler mi, eyler mutlak sîreti…
31.08.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sistem
Şapa oturmuş millet, hazneden haram akmış,
Sisteme lâf eylemek, belâyı aramakmış!
O gün köleler gibi, yurdun gerçek sahibi,
Son kaç asrı düşündüm, gözyaşı verem akmış.
09.27.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sistemler
Şehvetin gayyaları, ben flört falan bilmem,
Zulmetin oyuncağı, sistemlere gelemem.
Ağlayan anlar beni, O her yerde ve Nazır,
"Çok ağlayın az gülün" artık bir daha gülmem.
09.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sitem ve ızdırap
Elazığlı Dostum Rabih Yüksel Bey melalini paylaşıp bir şiir istedi. Bende yazmaya çalıştım…
Kendisinin bu yaralı günleri atlatmasını diler saygılar sunarım.
Dertliyim dostlarım derdim çok ağır,
Ne ana ne avrat ne babam anlar.
İçim kan ağlıyor hissiyat sağır,
Dayan kalbim dayan kanar vicdanlar.
Emre mi gördükçe ruhum dirilir,
Erenim nur topu canlar verilir,
Babam bir muamma zihnim gerilir,
Yüreğim kan revan derin hicranlar.
Örfümüz sırlıdır açamıyorum,
Ve karmakarışık seçemiyorum,
Hepside ciğerim geçemiyorum,
Yüreğim kor ateş anlayın canlar.
Can yoldaşım var ki içimde sancı,
Şaşkın ve elemli sanki yabancı,
RABİH bir misafir o ise hancı,
Ne hasadım belli nede harmanlar.
07.04.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Siyah Diyâr
Bu gün siyah çalarım;
Siyah çıksın sesiniz!
Koşunuz kankalarım,
Kim bilir nerdesiniz?
Vicdan talip tesir et,
Gaflet galip,esir et,
Nefsi delip kusur et,
En mühim yerdesiniz!
Fitre zekât oruç tam,
Bilmem nasıl anlatsam?
"Hizmet nimet" intizam,
Paylaşın kârdasınız!
22.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Siyah Perdeler
Yaş döken gözlere muhtacım her an,
Mühürlü gözlerin neşveler alır.
Yönümü çevirip silah dayasan
Ve ben de kan değil vicdan boşalır.
Ümitler gizlenip yeisler vursun,
Ölü gelgitlerim bir ömür boyu,
Siyah perdelerde beni bulursun.
Hep hiçte koşarım yalnız kopkoyu.
07.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız mı?
Hoşgeldiniz Efendim...
Zahmet edip beni ziyaret edip gönlümün gözyaşlarına ortak olduğunuz için tesekkür ederim.
Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız mı?
Siz hiç anne oldunuz mu Filistinde?
Buldozerler, çeyiz sandığı ve baykuşlar...
Ya kucağınızda körpecik Mahmut?
Kıpkızıl kan ve şarapnel parçası...
Ve gece üç...
Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?
...
Peki, siz Gazze'de, ya Gazze'de
Üç aylık bebek, bir nine...
Çıldırdı mı hiç çırılçıplak yavuklun...
Sarsılınca yer gök, iffet tarumar...
Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?
...
Peki, siz hiç Beyrut'ta
Beyrut'ta tarla gördünüz mü?
Cesetlerle ekili gül verdiniz mi?
Sessizce, çiğnemeden...
Ve sordunuz mu soracak kimse yokken?
Siz hiç ağladınız mı ay ışığında?
...
Sahi sizin hiç Ebu Gureybte,
Boğazınıza urgan atıldı mı?
Sürüklenerek sırtlanların ininde!
Öldürün beni piçim var dedi mi?
Zulmetin bağrında ıraklı nur...
Siz hiç ay ışığında ağladınız mı?
…
Seyrettiniz mi sırça köşkünüzden,
Cam fanusta kan kokan misketleri?
Düşündünüz mü davayı ve sarsılan vuslatı,
Yüzünüzü zift bürümeden?
Titredi mi soluğunuz, ürperdi mi vicdanınız,
Seherde sadece birkaç gece birkaç kez?
Yatağından fırlayıp gecenin kör vaktinde,
Karanlık yırtılırken… Hay! ..
Sahi siz hiç ay ışığında ağladınız mı?
…
Peki, siz hiç düşündünüz mü?
Bir akşamüstü muhteşem maziyi acı acı...
Ve şimdi ve şimdi ölüden de betersin.
Çoraklaşmış ufkunla tasasız ve vefasız
Garbın karanlık ve iğrenç tuzağını hazmetmekte...
Yetmez mi bu kadar zillet! Nefsinin gölgesinde…
…
Gelin ne oldu size, Ey eşsiz millet!
Gelin kurban olayım ümitsizlik yok hâşâ!
Yeniden şahlanalım gözyaşına bürünüp…
Hakka eşik olalım… Rabbe âşık olalım.
Ağlamasın Vaadlar bayram etsin Mahmutlar,
Kararmasın şakaklar coşsun mazi yeniden,
Coşsun sevdalı gözler meltemler estirelim,
Akın akın yetişsin tekrar beyaz atlılar.
Sen çileli yiğit hislerine ne oldu?
Ümit korku pür edep alev alev gözyaşım…
Duygularım kördüğüm,utandım gözyaşımdan,.
Hay! ..
Siz hiç ay ışığında ağladınız mı?
Siz hiç ay ışığında ağla MA dınız! ...
28.06.2006
Ömer Ekinci Micingirt
Softa
Durun hele kim âsi, kim medeni kim softa?
Yalan tarih güruhu, softa kimin tarafta!
23.07.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Soğanlı
Bembeyaz kuşatmış ağır hatıra,
Hüzünle diz dize yaslı Soğanlı,
Bu bir acı destan sığmaz satıra,
Kederli tasalı hisli Soğanlı…
Orkestra ney sesi kuşlar ırmaklar,
İç içe baş başa başsız kalpaklar,
Efsunlu ağıtlar kardan konaklar,
Ölmeden ölmenin aslı Soğanlı…
Sormuştum baş koyup acaba niçin,
Ne desem bilmem ki basiret… Geçin,
Yüzbinler buz oldu bir deli için,
Maziye haykıran Karslı Soğanlı…
07.11.08 Bursa
Soğanlı Sarıkamış dağ ve yaylalarının bulundu bölgenin ismi...
Ömer Ekinci Micingirt
Soğuk Sesler
Sükûn sarmış benzimi, gurbet değil hengâme,
Hasret kemirir beni, kâbus çöktü enseme.
Duygularım karakış, keskin ayaz savurur,
Kefen kokusu iklim, kalbim küt küt küt vurur.
Bazen gurbet ötesi, hisler sarıyor yer yer,
Amansız yürüyorum biraz korku biraz ter.
Gösterişsiz edayla daldım sanki derine,
Zaman delik ben dertli bu dünyanın varı ne!
Şu gurbetin ardından gördüm ki her şey yalan,
Her bayramım bir matem, düğünler falan filan.
Bir ömür baştanbaşa, çile ve bilmeceyi…
Ümit korku beklerim mertek boylu geceyi.
Tezek yok ki gurbette, soğuk sesler duyulur
Nasır bilmez ellerde, hay huy ile yuyulur.
Gösterişsiz edayla daldım sanki derine,
Zaman delik ben dertli bu dünyanın varı ne!
09.09.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sokak
Hidayet, takva, iffet
Yüzün ne kadar güzel
Hele anlat tarif et
Lütfeylemiş gizli el
Ve incecik kâkülün
Sanki zümrüt tentene
Gülü müsün bülbülün
Yok, emsalim desene
Sokak böyle olacak
Sükûn sarmış her yanı
Yüzlerde yitik sancak
Cezp ediyor insanı
06.11.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sokak Çocuğu
Gel beraber günlüğünü yazalım,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Hortumlandık affet bizi güzelim,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Sen gelirsin nere kaçsam gözüme,
Gel bu akşam başını koy dizime,
Köprü altı tükürüyor yüzüme,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Can yavrucuk köpek kadar korunsan,
Karnın açtır bir yuvada barınsan,
Sırça köşke! Tinerciysen, sorunsan,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Zengin çoktur zekâtını vermeli,
Çözüm gerek devlet kafa yormalı,
Şaşı gözler artık bunu görmeli,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Ellerin çok isli bakışın acı,
Deşildi çıbanım sensin ilacı,
Ömer'e gardaş ol gitsin utancı,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
21.09.2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sokak Köpeği
Kemik düştü düşüne
Köpek bu ya işi ne
Köpek sarmış her yanı
Rahat bırak hayvanı!
Şatolar ve sunalar
Her odada fino var
Kangal asil cins köpek
Finolaşmaz gözü pek
Sen namuslu hayvansın
Namussuzlar utansın!
Medya patron ve hortum
Hortumlandım oturdum
Ve çirkef çark kuruldu
Gericilik soruldu
Plan gerek din yafta
Sisi lazım bu hafta
Hey ramazan mübarek
Gaflette orta direk
Tren bakar öküze
Öz kök denen köksüze!
Yalan-gerçek unuttuk
Elli yıldır kül yuttuk
Vicdan bonkör ben sağır
Taşınmıyor çok ağır
Simsiyah köle gibi
Yurdun gerçek sahibi
Çakal kızgın bu leşte
Silahşör çok kalleşte
Hem söyledi hem sordu
Esiyor korku sardı
Bu ne celal ne telaş
Su sızdı yavaş yavaş
Zikzak dümen yamuk çark
Talan bitti son durak
Deniz domuz devlet mal
Mezar hesap ve hamal
Hak -batıl, yalan-gerçek
İlelebet sürecek
21.09.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sokaklar
Nasıl oldu bilmem öyle bir anda,
Yüreğiyle geldi taht kurdu birden.
Rüya gibi aynı eşsiz cihanda,
Kuşattı her yanım en derin yerden.
Kaybetmek hissiyle hep nabzım durur,
Vuslata erer mi acep bu rüya?
Hep bazen yemyeşil bazen pembe mor,
Dingin sokaklarda yattım uykuya.
28.04.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Solgun
Rüyalar sizin olsun, vedalara katınız.
Yâr olmak bedel ister, bu mu liyakâtiniz?
Geceye doydum artık, nerde kaldın meşale,
Gel gitlerle iç içe, hapsoldu takatiniz.
29.05.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Son Dantelâm
İçime sensizlik çöker, yaralar.
Hasret yağmurlarI girer düşüme,
Yokluk eşya varlık başlar naralar.
Ayaz günlerdeyim gel de üşüme!
Renklerin buğulu, hislerim eşsiz
Son dantelâm; sen ki yaş ol yaşıma.
Kuşat gel ruhumu gizlice sessiz,
Tabutum geçerken gelme peşime.
14.02.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Son Hadde
Çıplaklığını giyinip; soyundum loş caddede,
Yürüyorum berduşça mâna ile maddede.
Nefse siper mi zekâ, belki büyük tehlike,
Tahsisatı bitirip; tükendim son haddede!
25.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Son mektup
Kurulan her pusu, soysuza bayram,
Neden bu soysuzluk,neden diyorum!
Benimle birlikte kızıyor kirvem;
Ben büyük tuzağı,düşünüyorum.
Azgın fahişeler, mayın doğurur,
Bu kimin vebâli, ben benim diyor.
Derin vadiler de düşeni vurur,
Düşen vuruldukça yer gök inliyor.
Vuslata son mektup,yatan her yiğit,
O anki coşkuya dokunma sakın.
Mutlak vadedilen zamanlara git,
Gel gel duyacaksın, O gün pek yakın.
15.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Son Nokta
Hayat bir fısıltı, ne derse desin,
Sonu yok,son nokta yeri herkesin.
Sahilsiz yürüyüş kıyı engebe,
Koş tekne geliyor yolcu nerdesin!
30.09.10 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Son Türküm
İlham çiçekleri ek
Turuncu türkü söyle
Mısralar aksın tek tek
Ruhum köpürsün şöyle
Benim son türküm olur
Vuslat denilen şeyle
Dört biryanda duyulur
Zâr zâr inleyen neyle
13.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sonra Git
Gel hele yitiğim sana ne oldu,
Ay yüzün çevirme dur bak sonra git
Bu can sensiz mecnun, perişan oldu,
Bambaşka yastayım gör bak sonra git
Yanıyor yüreğim fecir tutuştu,
Varlığım virane baykuş ötüştü,
Bendeki hüzün aşk dillere düştü,
Bir kırık besteyim sor bak sonra git
Görüyor gibiyim pâr pâr nazını,
Ne kadar mahzunsun göster yüzünü,
Büyü giz iç içe, sakla gizini
Yemyeşil histeyim bir bak sonra git
13.10.2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sonsuzluk
Tevbeler yerine mutlak erecek
Belki de günahla aynı saatte
En acı dehşeti kimler görecek
Sonsuzluk son bulur gayyalı katta
02.02.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Soyum
Affet beni Allahım, Sen Ğafûrsun Sen Rahîm,
Gayri soy sop tanımam, zürriyetim İbrahim.
17.02.2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sözün Kısası
Hakikati gizleyip, katırlara at dedi,
Güneşe şaşı bakıp, gölgeleri sat dedi.
Hep gerçeğe muhalif, iradeyi güldürüp;
Mâziyi perdeleyip konuyu kapat dedi.
Başladı münakaşa ne söylersem yut dedi,
Vuslat nedir sorunca böbürlenip git dedi.
Rest çekip bekleyince, bedbaht adam çıldırıp;
Sahibine bakmadan, hınzır bana it dedi.
Dürtüleri boşlukta hâlâ şerri tut dedi,
Şirki şirkle boyayıp sonsuzluğa put dedi.
On dört asrın ruhunu tozlu rafa kaldırıp;
Uzun sözün kısası, uyu uyu yat dedi!
09.05.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sözün Özü
Ömrümü vurdum yere, hayal gerçek gülerim,
Kan rengi gülüşlerim, ense köküm karakış.
Ak alnıma kazınmış zifiri düşüncelerim;
Yalnızlık koca mızrak,gece ben ve yakarış.
Bulun havarileri, toplayın dürzüleri,
Medeni puştlukları bir kenara atamam.
Kadı yok saraylarda, kırın terazileri,
Gözleriyle yaşayan, perdeyi anlatamam.
Sevgi, niyâz, aşk namaz, nerde hadi be sende,
Beden ve organlarım, kurşun gibi şer şerde.
Üfürürüm körükte ve aklım değirmende,
Sözün özü yakarış, tevbe af yok mahşerde!
11.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Srebrenica
Afaki sözlerle bekleyip durdum
Tarihi kültürü feni kaybettik
Srebrenica ah yaralı yurdum
Yakıldık yıkıldık dünü kaybettik
Gözyaşım soğudu çatlar derece
Ateş yağıyordu sanki o gece
Yüzümü çevirdim göğe sesizce
Tecelli ettiği ânı kaybettik
Çığlık çığlık hasret yarası benim
Tufanda dolaştı sarhoş bedenim
Bu mahzun şarkıyı çalma nedenim
Bir nesil derbeder O'nu kaybettik
Üst üste iç içe azap bıraktı
Çeçenya Filistin Irak kan aktı
Bosna'ya koşanlar çark edip baktı
Vicdanı izanı şanı kaybettik
Ağlayın köhnede gizli ağlayın
Yunus'la diz dize sözlü ağlayın
Diriliş bürünüp özlü ağlayın
Amansız vâdide kanı kaybettik
Izdırap fışkırır toprağı deşin
Kan kokar dağ bayır bacı kardeşin
Bir eski meyhane tıpkı gidişin
Biz seni kardeşim seni kaybettik
21.07.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Su
Su nurdan çağlayan, rahimde çocuk,
Masmavi aşk sevda ırmaklarda su
Onunla döşeli, şehir köy bucak,
Ezelden ebede aktı akacak
Mecnun olup yandı, parmaklarda su
Mevsimlere inat, gece ve gündüz
Maverada bulut, yapraklarda su
Ağaçta kırağı, musallada güz
Su ışık su tekmil, su yetim öksüz
Yüreklerde sevda, topraklarda su
Ahenkle tüllenir latif nefesi
Alev alev yanar, dudaklarda su
Yanık bestelerde mana su sesi
Hasretle iç içe dağlar herkesi
Dövünür dolaşır yataklarda su
Yıkanır ölüler, paklanır sağlar!
Kederde neşede laklaklarda su
Zülüfte ıslanır gözlerde ağlar!
Ateşte alışır, gazapta dağlar
Alt alta üst üste, yapraklarda su
Tuna boylarına sen yaramazsın
Gözyaşım olsan da yanaklarda su
Hüznümü yoklayıp hiç aramazsın
Yetiş "ab-ı hayat" deş yaram azsın
Fıçıyla boyanmış konaklarda su
Su hikmet su idrak, Kevserli Irmak
Firdevs'in cilvesi, şakaklarda su
Su sitem, belki de hedefe varmak
Keşfetmek yeniden aşkı haykırmak
Ve müthiş musiki sokaklarda su…
07.12.08 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Su Gibi
Sen ki nazlı sitemkâr, koş gel iklimine sal,
Kavuşmanın şevkiyle uzatıver ellerin.
Gelmez gelinceye dek boğmakta sensiz masal,
Sen-ben hasret iç içe, kilitle güzellerin.
Çakırkeyf sokaklarda gel gör ben yürüyeni,
Perişan gecelerim suskunluğumdan belli.
Avuturum zamanı peşinden sürüyeni,
Süprizlere gebedir, teselliler besbelli.
Taptazesin su gibi,ışıkların vuracak,
Her bakışın yepyeni rengârenk semâvîdir.
Ömür bize yeniden bir ömür doğuracak,
Ve seninle birlikte gelecek masmavidir
14.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Suç Ve Kabahat
Koruyan besleyen, uyuyanda var,
Zevk-i şartlanmalar ne acı resim.
Kurdun iştahıdır uyuyan davar,
İdrâk nispetinde, var -yok merasim...
Ölümlerle seviş, seyret derinden,
Sonuç birkaç okka mezar taş duvar.
Usta eserinden aslan yerinden;
Beni şu çok gülen haydutlara sor.
Söyle ağlamaklı kaç resim kaldı,
Beyne hükmedemez, kaygısız rahat.
Koskoca adamlar tek tek alçaldı.
Yönelişin adı; suç ve kabahat…
15.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Suizan
Ham hayalle bir ömür sahibine bakmadan,
Takılmış görünüşe gırtlağında sûizan.
İffet hayâ namus ar şahsiyet bırakmadan,
Düşünmez ki hesabı, ne hesap var ne mizan.
Hem çileli oyunda bütün kapılar açık,
Ne gerek sûizana yüz yüzeyiz apaçık,
Öteye bak Micingirt akıllı ol azıcık,
Kazanmanın mantığı hüsnüzandır hüsnüzan.
02.03.07 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sultanım
Aklı irâdeyi attım da geldim
Zaafım ruhumu gerdi sultanım
Gâm keder üzüntü sattım da geldim
Duygular hükmüne erdi sultanım
_______"Veliyyen murşidâ" buyurmuş ayet
_______Gerçek sevgiliyi buldum nihâyet
Dirilten deryâya daldım sizinle
Çilenin zevkini aldım sizinle
Aşk ile hizâya geldim sizinle
Mevlâna Şems'ine vardı sultanım
_______Vuslat takdirine ermekse şâyet
_______Vardım idrâkine belki hidâyet
Semâvi bahçede hisleniyordum
Dökük hecelerle sesleniyorum
Yaş döküp markata yaslanıyorum
Avluya ışıkla girdi sultanım
_______Bu öyle ışık ki ölümsüz sanat
_______Ancak ve sadece O'na itaat
Perdeyi terk edip geçilse bile
Bu hayat bir hâyal belki aşk çile
Pişmanlık ötede boşa nafile
"Yâ Râb Ben Pişmanım" derdi sultanım
_______Büyülü bir meydan efsunlu adet
_______İşte dost meclisi işte ibâdet
İrem bahçesi bu dirilten bahar
Keşke nidâları peşinden rüzgâr
Küfrün gayyâları hâşâ ne arar
Rahmet bulutları sardı sultanım
_______Bu nasıl bir yanış bu ne celâlet
_______Yürekten duyulur ezel ve ebed
Gayrisi aslında şeytana secde
Çöl kokan yüreğim gelir mi vecde
Yol, hakka giden yol tövbe var hac'da
Yaş döküp diz çöktüm durdu sultanım
_______Gözyaşı ırmağı renk renk icabet
_______Vuslat çırpınışı mübarek markat
Gerçek bu her zaman arayamadım
Bilmem ki ömrümü nere yamadım
Kendimi kendimden koruyamadım
Zekâ beynimdeki urdu sultanım
_______Gölgene yaslanan her can selamet
_______İster halvet eyle ister selam et
Yalnızlık, Allah'a mahsustur derler
Asla eksik olmaz siz gibi erler
Sizle cennet olur mübarek yerler
Şu Durak ne güzel yerdi sultanım
_______Üç minâre var ki âhengi mâbet
_______Hu hu nağmeleri sonsuz şehadet
Sükûtun nasihat, ârifibillah
Her asra müceddid gönderir Allah
Ve "Hizmet Nimettir" koştum inşÂllah
Bir güzel kalbimden vurdu sultanım
_______Mecnun'un tutkusu aşkı tek ümmet
_______Şad et tebessümle yeşert mürüvvet
Kimisi çorbayı yemeğe gelir
Nankörler emeksiz, emeğe gelir
Kimisi pişmanım demeye gelir
Ateş-i suzân ki nardı sultanım
_______Cezbeler hıçkırık sükûtlar naat
_______Sen gavsül âzam mevcudat şahit
Yeryüzü, gökyüzü, kışı, yazı var
Kâinat mührünün sizde izi var
Ve Hakk'ın perdesi, gönül gözü var
Yanık sinelere yârdı sultanım
_______Keşke çeşmesinden başlar tilavet
_______Ve çaylar içilir başlar sahavet
Her yanda bir sufi getirir tekbir
Her renkten her ırktan münafık kâfir
Dönmeyi unutur giden misafir
Kardeşlik postunu serdi sultanım
_______Teslimde aksağım sultanım affet
_______Sendedir her desen sendedir saffet
İsmin yutkunurum, yeşerir vezin
En son müjdecisi sizler sonsuzun
Belki Varaka'sı son kılavuzun
Görmeden göreni gördü sultanım
_______Sende tattım aşkı sende muhâbbet
_______Sende kalp sadâkat sende kerâmet
Hâşâ huzurunda konuşmak hata
Hâl makama gider makam fıtrata
Senin olmadığın sensiz hayata
Şu Micingirt kördü, kördü sultanım
_______Ey asrın güzeli sultanım heyhat
_______Sende kurtuluşum sendedir himmet
26.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sultanlar Sultanı
Geriye bir dönüp antik bakmadan
Çileyi kucakla zamana yürü
Sabrı, kanaati aç bırakmadan
İzana irfana imana yürü.
Sağında solunda önünde vuzuh
Sokaklar arası ham fikir ham ruh
Her yöne göz kırpan yığınlar güruh
Sen seni doğuran mekâna yürü.
Beşikten mezara hep cürüm serdik
Hep hazan hep hazan hep hazan verdik
Ab-ı hayat değil gözyaşı derdik
Lokmanı hatırla dermana yürü.
Leyla'yı sevmeye gerçek aşk gerek
Başkayı neylerim Onsuz diyerek
Emsali emsalsiz yükler çekerek
Hasatı büyülü harmana yürü
Kendime sitemim döndü bu gece
Meçhulün bağrında aşk bir tek hece
Yürekten fışkıran müthiş derece
Sultanlar Sultanı Sultana yürü
25.01.09
Ömer Ekinci Micingirt
Sunam
Gülistanda seni gördüm
Hayellerim bezer sunam
Turnalardan haber sordum
Ceylan gibi gezer sunam
Soğanlı'dan haber saldı
Sinemi kor ateş aldı
Sunam benden ayrı kaldı
Sessiz mektup yazar sunam
Ben gurbette sunam orda
Kavuşmamız sanki zorda
Az ötede vallah darda
Sensiz yaşam üzer sunam
Yok, olasın kara sevda
Ben ellerde sunam evde
Rüya gibi kuşat sev de
Bala şerbet ezer sunam
Sunam oldu nurlu ana
Üç kuzucuk verdi bana
Şükür ettim Yaratana
Dua ile bezer sunam
Derken canım Sultan yazar
Ruhu yüreğimde gezer
Ya kavuşmak ya da mezar
Belki ağıt dizer sunam
Ömer Ekinci Micingirt
Sungur Ağabey
Ey vefakâr adam o sesi dinle
İçimde hasret var ızdıraplar var
Nice dağlar aştı senin derdinle
Dön geriye seyret kimler bahtiyar
Fatih mahşer yeri dün sabah erken
Güneşte hararet bulutta sükûn
Diyanet reisi helallik derken
Bambaşka efkârda yine ben bu gün
Seccadem çöl gibi yüreğim tipi
Ahu zâr başladı hemen peşime
HasbinAllah dedi yolun sahibi,.
İstikamet verdi yakarışıma
Bir ömür hasretle ölünceye dek
Üstatla birlikte Risale-i Nur
Sonsuzluk azmiyle onla beraber
Koştu üstadına Ağabey Sungur
04.12.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sunuyorum
Sanıyorum
Sırtımda koca dağlar
"Ağlarsa anam ağlar"
Sanıyorum!
Yanıyorum!
Yan, yandıkça yeşerir
Ruhum mum gibi erir
Yanıyorum!
Anıyorum!
Mazi sükûnla dolu
Ve gözlerim buğulu
Anıyorum!
Kanıyorum!
Dört yanım şehit sesi!
Öte ve endişesi!
Kanıyorum!
Donuyorum!
Buz kesilmişim meğer
Duyularım yanıyor
Donuyorum!
Kınıyorum!
Şehvet yüzlü heceler
Edipsiz dereceler
Kınıyorum!
Yonuyorum!
Duyguyu en yerinden,
Ağır ağır derinden…
Yonuyorum!
Sunuyorum!
Ben ve nefsin atını,
Şiir mehâbetini.
Sunuyorum!
17.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sus
Ağlama yaş döküp gözlerine yük,
Fısıldayan köhne zamanlarda sus.
Sükûtun ahengi tatlı bir ufuk,
Şafağı inleten kemanlarda sus.
Umut huzmeleri her gece çeşit,
Gönlüm çağıldıyor kulak ver işit,
Gel beni hatırla derinlere git,
Yapayalnız bensiz akşamlarda sus.
08.07.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sus Bülbül
Sabır yangınında vuslat var ama
Bilmem daha nasıl kalabilirim
Ötme bülbül ötme değme yarama
Belki kokusunu alabilirim
Her seher her seher sesleniyorum
Hicran katarından besleniyorum
Yakıyor ötüşün hisleniyorum
Seni de sevdaya salabilirim
Ağardı saçlarım verdim ecele
İster ezber oku ister hecele
Ezanlar okunur işim acele
Görünce secdede ölebilirim
Fecir büyülendi bak yavaş yavaş
Yüreğim sancılı gözlerimde yaş
Belki de vuslat var ağla arkadaş
Bir tatlı rüyada bulabilirim
Renksiz gecelerde bekleyip durdum
Kalbin hu hû'ları cezbeye vurdum
Yüksek hayalleri seninle kurdum
Senli sevdalarda gülebilirim
Hem yüce ruhlarda gözyaşı bâde
Ben ise elemli ziyâdan geda
Vallâhi edemem derdim ifâde
Hüznün güllerini bilebilirim
Hele anlatıver yok mu var mısın
Sükûn mu efkâr mı ahuzâr mısın
Kurbanın olayım duyuyor musun
Uzaktan el salla gelebilirim
Şu öksüz garibi unutma sakın
Çok şeyin fethidir senin firâkın
Nihayet muştusu o gün pek yakın
Bir damla gözyaşı olabilirim
12.09.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Susadıkça
Yaşlı bir çınar gibiyim susuz kalan
Karanlıkta üşüyen
Dallarım çıtkırıldım
Alnından öptüğüm yağmur nerdesin
Dibimde namussuzlar
Tepinir nâra atar
Gölgeliklerimi ezer
İnadına kadeh vurur
Şerefe der
Ben susadıkça
Şerefe dostum
Hangi şerefe
Gövden pek doğurgan
Ve gözlerin soğulmuş
Tıpkı ikiz anası kalp atışların
Yüzün kırık tabut
Bakışların korkusuz
Dört mevsim ölüm sağıyorsun
Farkında mısın be adam
Cigara haraç, idrak ezelden mahpus
Şişelerin ırgadı gel hele
Reva mı böyle
Duyuyor musun?
20.04.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Susma İstanbul
Sevdalı gönlümle geldim kapına,
Dur çehreni asma,asma İstanbul.
Meftunum muştuna kutsal tapuna,
Derdin nedir susma, susma İstanbul.
Nebi'nin gözdesi İslam'ın mülkî,
Vefanın belgesi şehr-i hakiki,
Sokaklar berduşsa suç bende mi ki
Arsız poyraz gibi esme, esme İstanbul.
Seninle sensizim piştim kavruldum,
Mecnundan Ferhat'tan beter savruldum,
Takatim tükendi sustum devrildim,
Yarama tuz basma, basma İstanbul.
Haliç durgun akar gözlerinde yaş,
Bu ne tasa gamdır böyle arkadaş?
Mevsim boğuluyor duruşun ayyaş,
Nefesimi kesme, kesme İstanbul.
Ekinci biliyor derdini amma,
İzahı karışık biraz muamma,
Yeniden Fatihler doğurmaz sanma,
Bu garibe küsme küsme İstanbul.
24.03.2006
Ömer Ekinci Micingirt
Susun
Artık susturdum onu
Nefs ya bu ulur meler
Ölmek doğmanın sonu
Ateş ve pervaneler
Hayret kutsal şey demek
Ondan hep ayaktayım
Var mı O'na dönmemek
Sorup aramaktayım
Başlatın hu huları
Silkelenmek ne çok zor
Öldürün tutkuları
Susun başım dönüyor
08.06.12 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Suzan
Bahtın cefa imiş iffetli yüzün,
Yanar Hak aşkıyla kıvranır Suzan.
Resimler silindi hatıran hüzün,
Selamda huzursuz davranır Suzan.
Söyle kurban öyle neden durgunsun,
Kendinden geçmişsin sanki yorgunsun,
Biz kardeşiz artık kime vurgunsun,
Yüreğim tarumar söylenir Suzan.
Yılları unuttum gönülden ırak,
Dedim ya kardeşiz gururu bırak,
Ölürsem cinlere çaldır çıngırak,
Gördüm ki bebekle eğlenir Suzan.
Biz aynı kilimden farklı nakıştık,
Kelamlar eyledik dostça bakıştık,
Kaderde böyleymiş böyle yakıştık,
Gönlümde hüzzamca neylenir Suzan.
Savruldu hicranım kül oldu ciğer,
Aşkım sana değil Leyla'ymış meğer
Çevirme selamı verirsem eğer,
Selamı verince yaylanır Suzan.
Sinem kebap oldu ateşmiş Suzan,
Yanar kıvrım kıvrım tutuşmuş Suzan,
Çorbası dualı yetişmiş Suzan,
Ömer'de içince huylanır Suzan.
29.01.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükût-u Lisan
Uyan deli gönlüm kime varmışım,
Dışım güler lakin içim hafakan.
Yer yer engebeler, zonkluyor başım,
Görünür bir ışık bilmem ne zaman.
Ayrılık vaktine sözlerin kalır,
Tutsağım ben sana mevzu derinde.
Her gecem sabaha titrer mıhlanır,
Bir yıkık söz saklı eşiklerinde…
Sızlar kuytularım inceden ince,
Yanar yüreğimi alır gözlerim.
İçime ayrılık hissi gelince;
Eşsiz bir hasretle dolar gözlerim.
Sükût-u Lisan hem senle duyulur,
Renklerin köpürür ruhuma eser.
Vuslatım vuslata senle yol bulur,
Gül, mahzun düşlerim senle gülümser.
18.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükût
Sus da dinle ey gamsız,
Sukûttan edep vakar.
Bir sorarsan bin dinle,
Ve tefekkür nur akar.
Susmaktır ilk merhale,
Boş laf dehşet şekavet.
Muhabbettir hakikat,
Habib-i Hak şefaat.
Ya Rab! Bana ihsan et,
Bîçareyim insanım.
Hal dilimle her daim,
Aynı olsun lisanım.
27.12.2005 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükût Bilmez
Karanlık ışık saçar, çivi çiviyi deler,
İmkânsızlık yok asla ikliminde uzlaşır.
Mantık kime gem vurur, arsızlaşır gülmeler,
Derinliği fark edip; gülen de sonsuzlaşır.
Kaçıyorum kendimden, koptukça prangalar,
Tutsaklar vadisinde arıyorum kendimi.
Kırılır mı bilmem ki zihnimdeki halkalar,
Sükûtla yükleyelim, sükût bilmez bendimi.
14.06.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükût Etti
Sükût Etti
Bu nasıl bir iştir bu neyin sesi?
Sarar suratımı ufuksuz eda…
Belki de tükeniş, yok emaresi
Yorgun gecelerde kime elveda…
Yaktı bu fanilik birde naralar,
İnim inim yollar, yine of çekti.
Her bucak bir ölüm, çarpıp yaralar,
Az kalsın içime kan inecekti.
Beni kimler anlar tenha caddede;
Baktım ki habersiz benden her biri.
Bir ben varım yalnız birde seccade,
Çığlık sükût etti, döktü şiiri.
26.05.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükût Güzeli
Bir çiçek bekledim ayazda gelen
Ve güle rastladım her yanı titrek
Nihayet ruhuma açtı kardelen
O sükût güzeli söze ne gerek.
05.04.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükûtum
Sabırım sükûtum edebimdendir,
Çakala yenilir koyun sanmayın.
Şehitlik vuslattır buyruk dindendir,
Satılık beyinler oyun sanmayın!
Ellerini açmış ediyor niyaz,
Sükûtu büyülü bakışları naz,
Bestesi hoşgörü düşman olamaz,
Mevlana torunu hain sanmayın!
Nefsime saldırın lakin darılmam,
Sırtımda taşırım bıkıp yorulmam,
Saldırtmam davama yakar dürülmem,
Nefsine satılmış beyin sanmayın!
Rikkatle bakınız şaşkın hissizler,
Ve ulu davayı satan yüzsüzler,
Vicdanı satılık pür beyinsizler,
Flört vadisini düğün sanmayın!
Hiddetlendim Ömer ruhum gerildi,
Sabır, sebat, iffet yere serildi,
Nesiller peş peşe sele verildi,
Tefekkürü, zikri ayin sanmayın!
07.06.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükûtuma Yaslan
Kan kırmızı düşler, yirmi dört saat,
Hâl makam herkese açılmıyor ki.
Dünya bu bitmez ki, çile nihayet,
Zifiri zamanlar,içilmiyor ki.
Nefesim bir soluk, aileden ırsi,
Sıtmamsı bir durum, yer altan alttan.
Döşüme yatırdım, edeple hırsı,
Hırs edep ben de mi, oksa fıtrattan.
Elliye yaklaştım, bizarım kırktan,
Sabır taşlarımı yitirmişim hem.
Bıçak emiyorum susuz çıkrıktan,
Mavzerden dert yaptım, hançerden merhem.
Mecnun serkeşim ben, dem diyecekler,
Yok yok frengili, bendeki yürek.
Huzurda upuzun, kim diyecekler?
Vurdukça mor kazma, ses verir kürek.
Sen de gel kazma vur, bin bir ah işit;
Paramparça hüzzam, susar bu şehir.
Sükûtuma yaslan, yaş dök ağla git,
Hesap vakti ateş kusar bu şehir!
Buz kar yağmur dolu, gözlerimde sis;
Kitap yazdım oku, ay ışığında.
Yılan çıyan gelir,cürmüme mahsus
Feryadımı sakla, kırışığında
Titrek sarsıntıyla buldum huzuru,
Sonun eteğinde, öyle bir gece…
Biraz keşke'lerim,biraz göz nuru
Ağladım mezarım genişledikçe!
27.08.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükûtun Rengi
Bu gün çocuklar gibiyim
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Bakmayın yaşımın kırk sekiz olduğuna
Hâlâ on sekiz edâsında…
Bu gün çocuklar gibiyim yine
Salmışım kendimi iklimin musikisine
Ruhum sakin dupduru
Dupduru yüzüm
Annemin ak sütü tıpkı
Ellerim ufukta gözlerim ellerimde
Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir
On sekizce oynaşırım
Gâh bıçkın delikanlılar gibi
Bu gün çocuklar gibiyim yine
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Ölümün gözyaşı tırmalıyor arada
Şu kıllı kulağımı
Kendime geliyorum,
Neşvelerim yerlere savruluyor.
Sahilsiz acılarla boğuşuyorum,
Ateş yağıyor peşimden
Meçhul bir kente doğru
Kıpkızıl koşuyorum
Kötülüklerim hırıltıda
Kendimi arıyorum ufkumu köpürterek
Görüyor gibiyim derince bakınca
Az ötede engebe vuruyor suratıma
Omzumda akıbet korkusu
Kucağımda vuslat sevdası
Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir
On sekizce oynaşırım bıçkın delikanlılar gibi
Bir başkayım bu gün
Bu gün çocuklar gibiyim
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Sükûtun rengiyle
03.10.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sükûtun Sesi
Alnım öpüverip kalbimden tuttu
Vuslatı gizleyip aşkı uyuttu
Bir şeyler fısıldar sükûtun sesi
Görünmez bir âlem başka boyuttu
25.11.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sümme Hâşâ
Dertler sabra muhtaç,sabreyle boşa
Sabır-dert yazalım toprağa taşa
Bir şey olabilmek her şeyi terktir
Beni derdim ile koyun baş başa
Huzur sevgi rahat, muhtacım derde
Derdim başüstüne varsa kaderde
Hâlâ şikâyet mi yok, sümme hâşâ
Öncekiler hani,sonraki nerde!
10.09.11 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Sürmelidir
Mavi yeşil pembe mor ela göz sürmelidir
Aşk kokan yaşlarını yarama sürmelidir
O yaşa muhtaç ruhum, o yaş kucaklar beni
Leyla için dökülen gözyaşı sürmelidir
05.03.09
Ömer Ekinci Micingirt
Sürü
İzandan soyunuk boz itin biri
Sözü salyalamış akıtmış kiri
Ar çatlatıp şarap çeker din eler
Adı saklı bilmem kimin beygiri
Cürmü ve vebâli kendinden iri
Dizginle şu nefsi getir tekbiri
İrâde uğrarsa gör neler neler
Çokluğu yağmala hiçliğe yürü
Kavgamız davamız öteden beri
Sevdayı besleyen aşklardan diri
İnançta ufuksuz nankör sineler
Ancak ve sadece gerçekte sürü
09.01.13 Bursa
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş