Şiirler - S

Ö Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt
0 Altın Yaprak
Sabah Namazı Gök rayiha kokar, türap tüllenir, Ruhlar şaha kalkar sabah namazı, Zikirler rengârenk huşu güllenir, Nukuş-u Esmayla sabah namazı. Suskun Sultan Ahmet fecirde hüzün, Duydum ki Fatih'te saflar tek dizin, Korkunç girdaptayız gidin bir gezin, Garip ezan, garip sabah namazı. Canım Eyüp Sultan can Eyüp Sultan, Cıvıl cıvıl insan nakışlı mekân, Semavat rahmetli Ravza-i Rıdvan, Arşa çıkmış tevhit sabah namazı. Ömer'im Durak'ta aldım vaazı, Buram buram huşu ruhumda sızı, Lütfeyle ihlâsı affeyle bizi, Affeyle Allahım sabah namazı. 11.12 2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sabır İnleyen ney gibi pek hoştur sabır Tomurcuk tomurcuk bir yaştır sabır Lokması helâlden nur aştır sabır Namazla yan yana gardaştır sabır Kul için sabırdır her şeyin başı Şükürü sardıkça muhteşem eşi Zikir bahçesinde velilik işi Veliyle sırt sırta sırdaştır sabır Bu ömür gölgedir geçici fani Nerde Firavunlar Karunlar hani Sabır derYusuf'um sardı cihanı Yusuf'tan akmayan hoş yaştır sabır İrâdedir Ömer sabrın temeli Ahde vefa budur sabır demeli Zerreden kürreye kalp inlemeli İslam binasında tek taştır sabır…. Ömer Ekinci Micingirt Sahipsiz Sevdalı hislerim, hissim sahipsiz... Ne hatip anlıyor ne de dinleyen Dövünür sokaklar! Sokak inleyen, Kaygısız yaşarırım bakışım hissiz, Sevdalı hislerim hissim sahipsiz... Her yanım tuzaktır, her yan uçurum... Köpekler kol gezer, kayalar bağlı, Kan damlar içime yüreğim dağlı, Ne model insan var ne de bir kurum, Her yanım tuzaktır her yan uçurum... Yıllarca yutkundum, yutkundum durdum, Ne uyanış gördüm ne de bir gayret, Seyret Ömer sen de, tufanı seyret, Ziyan oldu ziyan! Çileli yurdum, Yıllarca yutkundum, yutkundum durdum Ömer Ekinci Micingirt Sahire Okşayan ahengiyle, büyüleyen bir durak, Uzaktan salınıyor, benimle benden ırak. Ruhum rükû ye varmış, o karlı tepelerde, Benimle sendeki fark, sen ustasın ben çırak. Gâh deli pervaneyim, gâh kesvetli gâh buruk. Sözlerim savruluyor, bir yakala bir bırak, Bendeki velveleler mevsimsiz sabalarda, Sen hüzünlü melodi, sen yeşilsin ben kurak. Ömer Ekinci Micingirt Sahur Sahurda sessizlik sesleniyor tek Vaktin esintisi eser derinden Ki cezbeler vuslat dualar çiçek Ses gelir kalplerin akislerinden O ses ki büyülü mest eyleyen ses İster dinle ağla poyraz gibi es İstersen tarif et giz'lensin herkes Bütün seher boyu yay hislerinden Ve gelgitlerle hep bendeki yürek Cürmüm ifşa ettim boyun bükerek Hâl var realite söze ne gerek Korkum tek tevbesiz terhislerinden 02.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sakın Kürtler,Türkler,Çerkezler, Ben sizleri severim. ... Nifak yayan merkezler, Sizleri de severim. ... Kürtler,Türkler,Çerkezler, Sevdim sizleri amma. ... Nifak yayan merkezler, Vatandan fazla sanma! .. Ömer Ekinci Micingirt Salâvat Sesleniş yudumla samimiyet tat; Kulluğu idrak et getir salâvat! Ömer Ekinci Micingirt Samimiyet Samimiyetsiz her iş, delinmez duvar; Her başarıda mutlak samimiyet var! Ömer Ekinci Micingirt Samimiyet Işıltılı yasakları terk Zifiri gecelerde gözyaşı Gözleri kapadığında Madde ötesine yelken açmanın adıdır Samimiyet… Her şeye rağmen Gerçeği tespitte harcamak mısraları Kalbi dudağa yapıştırarak Tefekkür yudumlarken Hiç olmaktır samimiyet Hiç! Çalışmak Yatağa baş koyunca hesabı sağlam yapmak Yıkmak nefsin heykellerini Teker teker… Çilenin doruğunda Şükrü unutmadan yol almak Zincirleri kırmaktır samimiyet Yârin uğruna Nakış nakış sükût örmek Tebessümle zamanın imbiğine… Derilere nasır Saçlara kar yağdırmaktır Usus usul derinden Bir mecnun gibi yanık ve sevdalı Bazen bir sarhoş gibi uyanık Ve tespih gibi efsunlu Ezgisidir insanlığın Samimiyet Takvanın semeresi cennetin meyvesidir Ve aşkın göz bebeği Liyakattır teslimiyettir Seslenişi idrâk mantığa takılmadan Sıdk ile inanmak ümitle Korkuyu unutmadan… Emânete sadakat, mesuliyeti fark etmek Gerçeğe ermektir tevazuyu kucaklarken Taş gibi çözülmeden Güven veren üslupla Nefse kement vurmaktır Tıpkı Bilal gibi çileli ve hüzünlü Sırra vakıf, zevke uzak çileye yakın Hamza'nın kahramanlığı gibidir samimiyet Hamza'nın kahramanlığı! 02.11.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Samimiyet Planın allak pullak, gri senin niyetin, Mahkemeden tescilli, örtü samimiyetin… 25.11.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sana Sen hüznümün umranlaşan esiri Hassas ruhlar hissederler tesiri Mumlar gibi eriyorum nerdesin Sana yazdım imgeledim nesir'i 27.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sancı Yer gök acı ses verir,ara ara ıhlanır, Kuytuların sancısı gönüllere mıhlanır. 04.01.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sanduka Sanma be kardeşim ölümsüz sanma An gelir tokadı vurur yatırır Sırt üstü yatanın sonu muamma. Hesapsız debdebe ömrü yitirir Sebepsiz gözyaşı hicran masamda Çok şeyi unuttum boş ağlasam da Yürüyen kervanda ne var kasemde Öteyi gördün mü neler getirir İçim hep ızdırap kahkaha her yan Şaşarım kendime ben bana düşman İfratta belirsiz tefritte şişman Şu yeşil sanduka beni bitirir 2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sar Der Kış oldu mu gelin gibi süslenir Yeşil ormanında şehit beslenir Çağlar coşkun sular dağ taş seslenir Sırbasan Yağbasan Beşyol ne güzel Soğanlı yaylası, koyun kuzular Acı su denince içim sızılar Dağlara yaslanmış şehit gaziler Bağrına doksan bin kurban ne güzel Aras'la çağladık Hazarı sorduk Yıllarca özlemle bekleyip durduk Zümrüti sancaklı, kaç devlet kurduk Hey şanlı geçmişim, ceddim ne güzel Baharın bağrında başlar güreşler, Leylekler süzülür ötüşür kuşlar, Tandırın başına meyvali aşlar, Tezekle patates mangal ne güzel Boyalı Yayıklı Zeg nükte biraz Belencik Çolaklı Kayalıboğaz Güllüce Asbuğa Çatak Gecikmez Köroğlu İsisu Aşıt ne güzel… Armutlu Balıklı Başköy hoş nidâ Kazantaş Koçoğlu Kozan gür seda Şehit Emin, Şehit Halit can feda Karurgan Ağveren Akkoz ne güzel Türkü kürdü sağı çerkezi solu İşte Cıbıltepe işte Niğbolu Sırt sırta diz dize kardeşlik dolu Mescitli Abulbart Zivin ne güzel Micingirt kalesi hilâle bakar Zıgavın dereler buz gibi akar Handere Hamamlı sarıçam kokar Çamyazı Karakurt Saat ne güzel Solyanım Yeniköy, sağım Keçesor Ne güzel mekâna kavuştuk şükür Birlikte hayır var, yüce mâna var Gördüm ki tek yürek âhenk ne güzel Köylüler pür edep hemen her yaştan Sohbet ediverdik vuslattan aşktan Bir fincan kahveyle bir sıcak aştan Söyleyin hemşerim başka ne güzel Son sözüm Ekinci herkese selam Var oluş idraki, eyledik kelâm Hayra koşuyoruz Allahüâlem Bayramda seyranda SAR-DER ne güzel Bağlarbaşı Bin dokuz yüz seksen üç Büyük kulüp büyük güç Yürek çelik beyin genç Uludağ dağlar başı En büyük bağlarbaşı Osmangazi inlesin Vurun Bursa dinlesin Bağlarbaşı herkesin Uludağ dağlar başı En büyük bağlar başı Tip boran buz karda Sırt sırta ve ard arda Koşar azgın sularda Uludağ dağlar başı En büyük bağlar başı Ahlak töre dağ dere Milli ruhuz nefere Şampiyon her sefere Uludağ dağlar başı En büyük bağlar başı Zirveye varacağız Turuncu sereceğiz İlk üçe gireceğiz Uludağ dağlar başı En büyük bağlar başı Yakut elmas inciyiz Rengarenk turuncuyuz Şampiyon birinciyiz Uludağ dağlar başı En büyük bağlar başı Ömer Ekinci Micingirt Sarhoş Bir garip girdap ki istikbal bom boş, Feryadım yırtılır duruşum sarhoş. Düşe kalka yürü ümit karışık, Zihnim terki diyar gülüşüm sarhoş. Her halim yıpranmış ben benden beter Kendimle baş başa kalışım sarhoş. Ne beyit ne gazel ne hece dinler, Düşe kalka söze girişim sarhoş. Meydan okur meydan güya hürriyet, Tahammül kalmamış gelişim sarhoş. Ne pembe köşküm var ne hayallerim, Hem rüyalar sarhoş hem düşüm sarhoş. Gözlerim fal taşı değil sapsarı, Buz kesmiş bedenim ve leşim sarhoş. Düşündüm, taşındım ve kafa yordum, Sokaklar çıldırmış her işim sarhoş. Teknoloji güya evlere şenlik, Genlerim kavrulur bilişim sarhoş. Ümitsiz değilim haşa yok değil, Secdeyle halleştik gözyaşım Sarhoş. Ömer Ekinci Micingirt Sarıkamış Destanı Faciası Uludağ Üniversitesi Fethiye Kültür Merkezi SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ anma proğramına davetlisiniz... Bir Başka Güfte Var Sarıkamış'ta Harekâtı´nın 93´nci yıldönümü nedeniyle Osmanlı-Rus Savaşı sırasındaki Kars-Sarıkamış ınAllahüekber Dağları´nda Donarak Şehit Düşen 90 Bin Askeri Çeşitli Anma Töreniyapılıyor. Sarıkamış Harekâtı Türk tarihinin en dramatik Olaylarından biridir. Elbette kahraman bir milletin evladıyız fakat Bizim kahramanlıklarımız aynı zamanda zaferlerle birlikte acılarda yaşatmıştır. Yemen´de kavurucu sıcağından, Sarıkamış´ta dondurucu soğuğuna yazlık elbiseyle Çarıksız giden körpe fidanların hikâyesi yakar sinemizi. Bu bir efsanenin ayakta kalma ve yaşamak için son çırpınışıydı. Asırlarca içten içe altını oyan dış ve iç mihrakların, yıkılan bir devin çıkardığı feryadının adıdır, Yemen, Çanakkale, Sarıkamış... Sarıkamış denince içim burkulur her taraf çarıksız cesetlerle görünür gözüme, hüzün kaplar içimi. Binlerce ANADOLU evladı gömüldü karlara gecenin kör vaktinde mosmor bedenle. Tabi gömemedi onu Sarıkamış bağrına acısını dayanamayıp attı baharın kardelenlerine. Ah Sarıkamış Ah! ... Sarıkamış şehitlerin yurdu Sarıkamış acıların yurdu... Sarıkamış Şehitleri Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi, Karlara serildi Sarıkamış'ta. Mevsimler ağlaştı gece buz gibi, Şafaklar gerildi Sarıkamış'ta. Mehmedim çarıksız Yemenden gelmiş, Pak beden mor oldu Sarıkamış'ta, Gök mavi yer beyaz, kefeni almış, Bir tufan görüldü Sarıkamış'ta. Hoşaftı menusu yağsız yemekler, Öğünler bir oldu Sarıkamış'ta, Ağlaştı mevcudat ve de melekler, Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış'ta. Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi, Defterler dürüldü Sarıkamış'ta, Namlular yırtıldı taşlar delindi, Bir tarih yarıldı Sarıkamış'ta. Cilvesidir lakin buda kaderin, Zor nizam kuruldu Sarıkamış'ta, Yaram çok ağırdır çıban çok derin, Silahsız vuruldu Sarıkamış'ta. Sarıkamış dinle tarih seslenir, Şehitler soruldu Sarıkamış'ta, Abide gerekli ruhlar süslenir, Emr-i Hak verildi Sarıkamış'ta. Bak Ömer rikkatle, bak perde perde, Bak Mehmet pir oldu Sarıkamış'ta, Şehitler ölmez Hay! Şehit her yerde, Cennete girildi Sarıkamış'ta. Bu harekâtın askeri açıdan, teknik açıdan vebalı büyük ama ona değinmeyeceğim. Yokluk içinde buradaki karlı dağları zemherinin kavurucu soğuğunda aşmaya çalışan, ayakkabısız, paltosuz Anadolu çocukları, hatalara kurban gitmiştir. Biz bu şehitlere borçluyuz. Onlar olmasaydı, belki de bu topraklarda Ruslar şimdi yaşıyor olacaktı. Sarıkamış, Türk Tarihinin ve savaşlarının en acı olanıdır. Bu acıyı fedakârlıkları, cesareti, ulvi davranışı en iyi şekilde idrak edip gençlerimize aktarmalıyız. Bu aslında yenilgi değil, kendini feda etmenin destanıdır… Diğeceğim o ki bugün Millet -Devlet abideleşmiş kahraman Mehmetçiğimizi, kendisine layık bir şekilde anma mecburiyetindeyiz. Bu bizim boynumuzun borcu. Sarıkamış Harekâtı´ndan aynı zamanda ders de çıkarmalıyız.Ve ölümsüz nağmelerle milletimizin hafızasına nakşolan bu facia ve kahramanlık, on binlerce vatan evladının buz tutmuş feryadı, dağlardan taşlardan yankılanan, kalanların ise ağıtlarına yanık türkülerine dönüşmüş ve milletine mal olmuştur. Tarihin bu acılı sayfası halkın hafızası olan türkülerle ve ağıtlarla kayda geçirilmiştir. Sarıkamış Harekâtı´nda Mehmetçik her zamanki cesaret ve kararlığıyla üzerine düşeni yerine getirmiş aldığı emirle yola koyulmuştur. Sorumluluğunun farkındadır. Lakin Balkan bozgunundan sonra ders almayan yetkililer yeni bir bozguna sebep olurlar. Mehmetçik yine de İstiklal Harbi´ni haber verir gibidir. Düşman karşısında iradesini kaybetmez, Fakat basireti kör olan ve sebep olanlara da bir türkü de,şunu (Biz Urusu alt ederdik, sebep oldu Enver Paşa) der. Sarıkamışta Bakışlar karakış göğe dikildi. Mevsimler ağlaştı Sarıkamışta Körpecik bedenler kara ekildi, Nur arşa ulaştı Sarıkamışta Sineler buz tutmuş, yatar ayazda, Bülbül figan eyler güller niyazda, Ağıt anlatamaz duyguda sazda, Hür vicdanlar kıştı Sarıkamışta. Kalanlar çıldırdı aman Allahım! Ürperdim irkildim sarstı günahım, Gözyaşım azığım, dua silahım, Plan suya düştü Sarıkamışta Demeyin kardelen yandı ciğerim, Hesaplar çok ağır yaram çok derin, Ağırdır dostlarım, ağır kederim, Melekler uçuştu Sarıkamışta. Düşündüm Yemeni ve üşüyorum, Karıştı karlara ben yaşıyorum, Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum, Moskof bile şaştı Sarıkamışta. Uyan şehit uyan kar uykularda, Bölük bölük yatar canlar ard arda, Kokunu aradım akan karlarda, Bir mazi tutuştu Sarıkamışta. Tarih şahit bize ölümsüz millet, Şehitler ölmez ki benim ki hasret, Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet, Şehitler buluştu Sarıkamışta. Acım boğum boğum kısıldı sesim, Kader böyle imiş Ömer ne desin, Ülkemden toplandı hemen her kesim, Yatanlar gardaştı Sarıkamışta. Sarıkamış Mehmetçiğin her şart altında irade, cesaret ve disiplinden oluşan karakterini nasıl muhafaza ettiğini tarihe altın harflerle yazdığı bir semboldür. Bu sembolü, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök´ün Sarıkamış askeri açıdan var olma azminin, direnen mücadelenin, inancın, fedakârlığın ve her şeyden önemlisi de, Türk halkı ve askerinin en zor şartlarda vatanı için neleri göze alabileceğinin abideleşmiş bir sembolüdür diyen Orgeneral Özkök´ün, Sarıkamış yönetim biliminde hayal ile gerçek ve yönetilemeyen risk ile yönetilebilir riskin ne anlama geldiğini gösteren en çarpıcı örnektir demiştir Sarıkamış Hareketi o dönemde gizlenmiştir hatanın sahipleri tarafından… Şehitleri gereken şekilde ilgi gösterilmemiş saklanmıştır. Millet kendi evladının acısını duyamamış ve anılamamıştır. Ancak son yıllarda bil hassa bu yıl tüm ülke genelinde çeşitli etkinliklerle anılmıştır Bir Sarıkamışlı olarak ve Sarıkamış faciasını yaşayan bir milletin evladı olarak Bundan ders çıkarıp o mübarek makama erişen şehitlerimize Allah'tan Rahmet diliyor tekrar bir şiirimle saygılar sunuyorum… Bir Başka Güfte Var Sarıkamış'ta bir beyaz güfte Sarıkamış'ta küskün bir eda ile sarar beni bir matem gözyaşlarım dökülür gaipten sesler gelir kör kağnılar gıcırdar ızdırap şarkısıyla tasalara bürünür gömülürüm sihirli ağıtlara… bambaşka yankılanır Sarıkamış, bambaşka. sonra ruhumu sarar efsunlu musikiler. geceye bir sessizlik yayılır siner çileli geceler uzanır da uzanır doksan bin şehit uzunluğunda… derken bir düşünce alır götürür beni Allahuekber dağlarına bulutlarla birlikte zaman durur, hayat durur, yaşlar donar ayazın kucağında karlara her dokunuşta yutkunur yutkunur boğulurum birkaç kez ayazın en kırak yerinde duygularım kâh coşar kâh emekler Sarıkamış ah Sarıkamış … şehitlerin mekânı hüzünlerin diyarı her tarafın ızdırap ızdırabın türküsü her tarafın bir destan bir destanın öyküsü kim bilir belki de Sarıkamış bir perde mi ne vuslata açılan tarihin son sayfasında, ruhum soluklanır duygularım dirilir karlar okşar baharın çehresiyle her Sarıkamış duyduğumda… ateşin donduğu ölümün gülümsediği ölümün hayat bulduğu yer Sarıkamış yanar kelimeler aşkla AllahuEkber dağlarında her bahar kardelenler açınca. köpürür şehit kokulu dereler kar sularıyla Hu deyip akar her mevsim baharın kucağında öt bülbül öt işte tam zamanı ötmenin gülde burada gülistanda her tarafım bembeyaz her tarafım yemyeşil gelin odası mı ne beyazın ikliminde şehitliğin her rengi konuş susmak yok yanık sevda bu susmak yok konuş sen konuş sarıçam sen şu Merzifonlu Mehmet bak buda Şırnaklı Hasan nasıl da yakışmışlar yan yana ve sırt sırta utansın Gabar dağı utansın şahadetsiz hortlaklar konuş Sarıkamış konuş söyle neden sessizlik bu ne dertli sessizlik sükûtta üşüyorum bu suskunluk nedendir hem sitemin kimedir... Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt Sarıkamış Şehitleri Sarıkamış Şehitleri Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi Karlara serildi Sarıkamış'ta Mevsimler ağlaştı gece buz gibi Şafaklar gerildi Sarıkamış'ta Mehmedim çarıksız Yemen'den gelmiş Ahde sadakat bu sonsuzu delmiş Gök mavi yer beyaz kefeni almış Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış'ta Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi Fermân çıkadursun mevzi silindi Namlular yırtıldı taşlar delindi Bir tarih yarıldı Sarıkamış'ta Kaç faili meçhûl sarkıkları kar Dikenli tabyadan esiyor rüzgâr Bende şehidimin söyleşisi var Basiret kör oldu Sarıkamış'ta Küfrün azgın devri ah cennet vatan Ölüm çığlıkları amansız meydan Ferhat'ın çığlığı seni anlatan İrâde buruldu Sarıkamış'ta Ölüm harekât der Azrail bekler Ağlaştı mevcudat ve de melekler Hoşaftı menusu yağsız yemekler Öğünler bir oldu Sarıkamış'ta Cilvesidir lâkin buda kaderin Yaram çok ağırdır çıban çok derin Apansız çıyanı dipsiz çemberin Silahsız vuruldu Sarıkamış'ta Derin uykudaydı koca bir ordu Dağ taş susuyordu komutan sordu Emret der paşam tam koşuyordu Pak beden mor oldu Sarıkamış'ta Meltem yığınağı doksan bin fidan Şavkı göğe vurdu süzülmüş yatan Balkanlar Kafkasya Şırnak Ardahan Şehitler soruldu Sarıkamış'ta Şehit bu tarifi gelmez kaleme Ziyâsı izahsız altın kelime Bir başka ses verir cümle âleme Âşıklar var oldu Sarıkamış'ta Kurşun gibi ayaz çetinden çetin Acı semeresi belki gafletin Övülmüş milleti sen ki ümmetin Zor nizam kuruldu Sarıkamış'ta Şüheda vadisi ne büyük mâna Sırt sırtta diz dize yatar yan yana Âsımdan emânet bu toprak sana Her Mehmet pir oldu Sarıkamış'ta Sarıkamış dinle tarih seslenir Aşk bu kara sevda ruhlar süslenir Bugünler yarınlar dünler hislenir Emr-i Hak verildi Sarıkamış'ta Çok şeyi anlatır bir mezar taşı İmanla beslenir hakkın savaşı Şehide efkârım birkaç gözyaşı Islanıp kar oldu Sarıkamış'ta Bak Ömer rikkatle bak perde perde Gittiler gidenler dönmez seferde Şehitler ölmez hay! Şehit her yerde Cennete girildi Sarıkamış'ta 09.05.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Bir Başka Güfte Var Sarıkamış'ta bir beyaz güfte Sarıkamış'ta küskün bir eda ile sarar beni bir matem gözyaşlarım dökülür gaipten sesler gelir kör kağnılar gıcırdar ızdırap şarkısıyla tasalara bürünür gömülürüm sihirli ağıtlara… bambaşka yankılanır Sarıkamış, bambaşka. sonra ruhumu sarar efsunlu musikiler. geceye bir sessizlik yayılır siner çileli geceler uzanır da uzanır doksan bin şehit uzunluğunda… derken bir düşünce alır götürür beni Allahuekber dağlarına bulutlarla birlikte zaman durur, hayat durur, yaşlar donar ayazın kucağında karlara her dokunuşta yutkunur yutkunur boğulurum birkaç kez ayazın en kırak yerinde duygularım kâh coşar kâh emekler Sarıkamış ah Sarıkamış … şehitlerin mekânı hüzünlerin diyarı her tarafın ızdırap ızdırabın türküsü her tarafın bir destan bir destanın öyküsü kim bilir belki de Sarıkamış bir perde mi ne vuslata açılan tarihin son sayfasında, ruhum soluklanır duygularım dirilir karlar okşar baharın çehresiyle her Sarıkamış duyduğumda… ateşin donduğu ölümün gülümsediği ölümün hayat bulduğu yer Sarıkamış yanar kelimeler aşkla AllahuEkber dağlarında her bahar kardelenler açınca. köpürür şehit kokulu dereler kar sularıyla Hu deyip akar her mevsim baharın kucağında öt bülbül öt işte tam zamanı ötmenin gülde burada gülistanda her tarafım bembeyaz her tarafım yemyeşil gelin odası mı ne beyazın ikliminde şehitliğin her rengi konuş susmak yok yanık sevda bu susmak yok konuş sen konuş sarıçam sen şu Merzifonlu Mehmet bak buda Şırnaklı Hasan nasıl da yakışmışlar yan yana ve sırt sırta utansın Gabar dağı utansın şahadetsiz hortlaklar konuş Sarıkamış konuş söyle neden sessizlik bu ne dertli sessizlik sükûtta üşüyorum bu suskunluk nedendir hem sitemin kimedir... Ömer Ekinci Micingirt Karlı Dağ Hani var ya şu yamaca yaslanan, Karlı dağın gamzelisi benimdir Toprak kokan musikide ıslanan Eliflerin hemzelisi benimdir Bu dağların çehresine dön bir bak Ses veriyor anlayana bu toprak Gül- i ranâm ses vermeyi sen bırak Güzellerin huzmelisi benimdir Her perdeden nur koklatan gülüşler Cilve cilve yaprak yaprak teşvişler Sevgi, saygı edeb iffet bu işler Leylaların yazmalısı benimdir Hele yaklaş bakışları hummalı Sanki ürkek yavaş yavaş sunmalı Beni yârim gözyaşında yummalı Mecnunların çizmelisi benimdir Ömer Ekinci Micingirt Allahuekber Dağı O benim mahremim duvaklı gelin, Karlı dağ dediler beyaz örtülü. Zifaf yok hüznü var aşksız güzelin, Kırağı bezeli hâlâ kâkülü… Başladı velvele kırıldı testi, Dermansız ağıtlar içime esti, Dereler mübarek dağ mukaddesti, Rüyama dokundu şehidin eli. Zirveyi birazdan tipi tepecek, Hep beni doksanlık ayaz öpecek, Ve beyaz cazibe aşkı serpecek, Adeta bir Leyla dünya güzeli. Ömer Ekinci Micingirt Soğanlı Bembeyaz kuşatmış acı hatıra, Hüzünle diz dize yaslı Soğanlı, Bu bir acı destan sığmaz satıra, Kederli tasalı hisli Soğanlı… Orkestra ney sesi kuşlar ırmaklar, İç içe baş başa başsız kalpaklar, Efsunlu ağıtlar kardan konaklar, Ölmeden ölmenin aslı Soğanlı… Sormuştum baş koyup acaba niçin, Ne desem bilmem ki basiret… Geçin, Köprüler yıkıldı bir deli için, Maziye haykıran Karslı Soğanlı… Soğanlı Sarıkamış Şehitleri ve dağ ve yaylalarının bulundu bölge içinde benimde büyüdüğüm bir yayla Ömer Ekinci Micingirt Sarıkamışta Bakışlar karakış göğe dikildi. Mevsimler ağlaştı Sarıkamışta Körpecik bedenler kara ekildi, Nur arşa ulaştı Sarıkamışta Sineler buz tutmuş, yatar ayazda, Bülbül figan eyler güller niyazda, Ağıt anlatamaz duyguda sazda, Hür vicdanlar kıştı Sarıkamışta. Kalanlar çıldırdı aman Allahım! Ürperdim irkildim sarstı günahım, Gözyaşım azığım, dua silahım, Plan suya düştü Sarıkamışta Demeyin kardelen yandı ciğerim, Hesaplar çok ağır yaram çok derin, Ağırdır dostlarım, ağır kederim, Melekler uçuştu Sarıkamışta. Düşündüm Yemeni ve üşüyorum, Karıştı karlara ben yaşıyorum, Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum, Moskof bile şaştı Sarıkamışta. Uyan şehit uyan kar uykularda, Bölük bölük yatar canlar ard arda, Kokunu aradım akan karlarda, Bir mazi tutuştu Sarıkamışta. Tarih şahit bize ölümsüz millet, Şehitler ölmez ki bitimsiz hasret, Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet, Şehitler buluştu Sarıkamışta. Acım boğum boğum kısıldı sesim, Kader böyle imiş Ömer ne desin, Ülkemden toplandı hemen her kesim, Yatanlar gardaştı Sarıkamışta. Ömer Ekinci Micingirt Şehidin Elleri Bin bir renkte şu şehidin elleri Bu yiğitler dirilişi görürler Aşk bürünmüş Sarıkamış yolları Şehit ölmez! Bedbaht ruhlar ölürler Ey Allah'ım matem sardı her yanı Dağlarımda hüzün biter ne acı Şahadettir yiğitlerin harmanı Şahadetsiz beyinlerin ilacı Yetimlere benim ahım efkârım Karlı dağlar yavuklular nağmesi Dertli dizem ağıt yüklü eşarım Benim ülkem renk renk şehit bahçesi Sarıçamlar dalga dalga dupduru Gök gürledi selam durdu her yanda Hele durun bu şahadet huzuru Ölümsüzlük şühedadır mizanda… Ömer Ekinci Micingirt Kubbeler Nedense sebepsiz aradım seni Önce koşma yazdım sonra mersiye Hem kimler vurdular yürek buseni En derin sığındım ben ebediye Salmışım kendimi her halim girift Seninle baş başa senden habersiz Ve kardan kubbeler üst üste çift çift Kan beyaz sensizlik gelin var ersiz Onurlu velvele şahadet her yer Ağardı dudaklar o sâda ile Beni de mor sükûn sararsa eğer Söyleyin o artık şüheda ile Ömer Ekinci Micingirt Aradığım Kent Hangi tepelerde aradığım kent Sessizce koşanlar fevkinde amma İçimde hafakan hissimde kement Her şey O'na ayan her şey muamma Ses verir arada gelir sahibi Minare gibi hoş şu bizim dağlar Sıladan sılaya çarpacak gibi Kerem yüzlü sarhoş şu bizim dağlar Hele de miğferi ayaz tutuşur Galiba kavradım apayrı mana Ruhu alev alev gönlü hep üşür Kimin ikliminde gece yan yana Ömer Ekinci Micingirt Ömer Ekinci Micingirt SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ ANMA PROĞRAMı Sarıkamış Şehitlerini Anma Proğramı ____________________________ Saygı Duruşu İstiklal Marşı Açılış Konuşması Belgesel Sunum PANEL Yönetici:Prof.Dr:Ç.Yusuf OĞUZOĞLU Panelistler: Prof.Dr.Bingür Sönmez Prof.Dr.Ç.Volkan Akyol Ozanlar:Aşık Temel Turabi Ve Mustafa Aydın Şair:Ömer Ekinci Micingirt Yer U.Ü.Fethiye Kültür Merkezi Tarih:21 Aralık 2008 Pazar Saat:13 Katılımcı Dernekler Sarıkamış Kültür Ve Dayanışma Derneği Kars,Ardahan,Iğdır Dernekler Federasyonu Ardahan Dernekler Birliği Ömer Ekinci Micingirt Sarıkamış'ta Bakışlar karakış göğe dikildi. Mevsimler ağlaştı Sarıkamış'ta Körpecik bedenler kara ekildi, Nur arşa ulaştı Sarıkamış'ta Sineler buz tutmuş, yatar ayazda, Bülbül figan eyler güller niyazda, Ağıt anlatamaz duyguda sazda, Hür vicdanlar kıştı Sarıkamış'ta. Kalanlar çıldırdı aman Allahım! Ürperdim irkildim sarstı günahım, Gözyaşım azığım, dua silahım, Plan suya düştü Sarıkamış'ta Demeyin kardelen yandı ciğerim, Hesaplar çok ağır yaram çok derin, Ağırdır dostlarım, ağır kederim, Melekler uçuştu Sarıkamış'ta. Düşündüm Yemeni ve üşüyorum, Karıştı karlara ben yaşıyorum, Bu vebal çok ağır, zor taşıyorum, Moskof bile şaştı Sarıkamış'ta. Uyan şehit uyan kar uykularda, Bölük bölük yatar canlar ard arda, Kokunu aradım akan karlarda, Bir mazi tutuştu Sarıkamış'ta. Tarih şahit bize ölümsüz millet, Şehitler ölmez ki benim ki hasret, Gül açtı gözyaşım tüllendi kasvet, Şehitler buluştu Sarıkamış'ta. Acım boğum boğum kısıldı sesim, Kader böyle imiş Ömer ne desin, Ülkemden toplandı hemen her kesim, Yatanlar gardaştı Sarıkamış'ta. Ömer Ekinci Micingirt Sarsılmaz Üslûp bilmez yüreklerde his olmaz, Vuslat rengi zihinlerde pas olmaz. Mümin tıpkı yıkılmayan dağ gibi; Zaman yürür nabzı durur sarsılmaz! 07.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sebât Masum gösterişsiz öteye ilgim, Beni var yok etmez bu kadar bilgim! Var olup yok olmak sebâta bağlı, Yollar mürekkebim, teneşir silgim. 08.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sebep Masmavi fısıltı bir şeye gebe, Mevsimler kaynıyor günbegün her an, İnayet kimdendir yıktım sebebe, Delinin sevinci bendeki irfan. Şiire gizledim aklı kemali, Ben 'ben'e yükledim bende bu hali, Meçhulün peşinde malum ahali, Yok rengi, sonsuzluk tasası kurban. Tasayı, kederi, çileyi bırak, Gözyaşı istiyor artık bu toprak, Manasız bir yaşam, tahayyül kurak, Âlem O'na O'na,hep O'na hayran...! ! ? 10.06.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Secde Öpüşür seccadem alnım koyunca, Rengârenk nağmeyle dillenir secde. Pür dikkat melekler gece boyunca, Hu hu nağmesiyle tüllenir secde. Gönüller secdede nefse hâkimdir, Vücut şifa bulmuş Lokman Hekim'dir, Secdeye baş koymak Yârdan hükümdür, Yar ile hâsbihal hallenir secde. Zümrüt zümrüt secde gizli geceden, Dizilir âyetler bin bir heceden, Nurlar kalbe akar gelir Yüce'den, Dua pembe pembe güllenir secde. Koku burcu burcu gelir mirâçtan, Ruhum büyülendi nurlu ilaçtan, Müminlik dorukta imanlı taçtan, Fecirde huşuyla sallanır secde. Nur yağar Ömer Hay! Divanda başım, İmanın direği akar gözyaşım, Yakârış Mevla'ya secde yoldaşım, Cennet'te Kevser'le ballanır secde. 15.08.2005 Ömer Ekinci Micingirt Secde... Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz; Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz! 27.09.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Seğirtsem Hüzünlerim terk edip, bilmem ki nere gitsem, Düşen günbatımında, ömrü terse eğirtsem. Ruhum aç paramparça, yollar tutar akşamı, Çile vakti kuytuda, dertlerime seğirtsem. 16.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Selam Selam selam ârif sese, Pak yüzlere bizden selam… Yıldız,güneş,ay herkese, Gündüzlere bizden selam Tahammülü çok zor ama Sabır koydum matarama, Gün aşırı bas yarama, Pürüzlere bizden selam… Şakşaklara gülüşlerim, Gökyüzüne gül işlerim. Yunus dinler hâl işlerim, Gözsüzlere bizden selam… Gidişatı göremeyen, Aşk çulunu seremeyen, Ahengini kuramayan, Kem sözlere bizden selam… Gir şecaat gör hilimde, Aşk şefaat var "Gül"ümde, Ab-ı hayat ikliminde, Öksüzlere bizden selam… 14.01.2008 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Selamı Ver Selam emri imandan Selamı ver uzak dur Dökülüyor her yandan Evhamlarla kudurur Yalan dolan ve hile Aklı gider bir anlık Ne anlatsam nafile Hücreleri karanlık Üzüm bakar üzüme Bakayım mı hem madem Çemkiriyor yüzüme Git ordan aptal adam Hicvet derse ne desin Hazin, insandan yana Böylesini vermesin Ne dosta ne düşmana 29.02.12 -Bursa Ömer Ekinci Micingirt Semer ve Hamal Sarsıldım terledim nutkum delindi, İçimde ızdırap kaldı Ahmet bey. Sıra sıra semer dize gelindi, Aklıma köleler geldi Ahmet bey. Sordum utanarak bunun adı ne, O sermayem abi semer hazine, Mazide kalmalı git be mazi ne, İçime bir tufan saldı Ahmet bey Ahmet bey demeyin her günüm kâbus, Yiğitler diz çökmüş iniltili ses, Saat henüz seher yatakta herkes, Acı acı baktı güldü Ahmet bey. Bağırır hamala koşsana Ahmet, Koşar köle Ahmet bilmez eziyet, Kör olmuş çağdaşlık, sağır hürriyet, Bu sabah güllerim soldu Ahmet bey. Uzun uzun yollar kaldırımlar taş, Katar katar hamal saat sabah beş, Tasa bürümüştü beni arkadaş, Aklımı başımdan aldı Ahmet bey. Oturduk semerle seher de sessiz, Bakıştık sessizce yatıyorken siz, Hamallar küskündü ben ise hissiz, Nerede insanlık öldü Ahmet bey. Nostalji sanmıştım sırtında semer, Sırtında semeri şakağında ter, Üzülme abi der sana da yeter, İçime gam keder saldı Ahmet bey. Ve derin hicranla düşündüm durdum, Kıyıya çekilip nefsime sordum, Hikmetten sual mi sustum oturdum, Ömer'e hüsnüzan kaldı Ahmet bey. 21.08.2006 Mahmutpaşa Ömer Ekinci Micingirt Mahmutpaşa'yı bilmezdim..İstanbul'a gelmişken gezeyim dedim..Vakit seher.Sıra sıra dizilmiş sırtına bağlı her yaştan yük bekleyen insanlar…Yaşlı amcaya yaklaştım sırtındakini göstererek bunun adı ne semer evlat deyince inanamadım.Semer ismi adeta kalbimden vurdu.Başka ismi yok mu amca deyince "yok sen bul yeni isim" dedi.Hele hele semeri hiç insanların sırtında görmemiştim,birde kilim desenli üzerindeki bezeli halı var ya o çok koydu bana...Hamallığa sözüm yok, fakat insanların sırtında semer görünce ciğerlerim söküldü adeta…Ben filmlerde kaldı zannetmişim.Nostalji derler ya…60 Yaşlarında pir sakallı en önde sırtına dört kişi yükü yükleyince dizleri çatırdar gibi olunca beynimin damarları çatladı sanki…Amansız kavga bu olsa gerek…Şükrün önemini çok daha iyi idrak ettim.Dur Ömer suizan yapma helal lokma desem de duygularım başka şeyler anlattı sanki… Ömer Ekinci Micingirt Semerkand Gönül çimenlerim senle ıslanır Dertli dimağlara derman Semerkand Ruhum kanatlanır kalbim beslenir Mevcudat yoluna hayran Semerkand Sır kapısı aşkla, arşa uzanır Semerkand okunur eşya bezenir Tüllenir gözyaşım cürmüm kazınır Rengârenk, pürneşe meydan Semerkand Bülbüller koklaşır güller ötüşür Mecnun Leyla neymiş sana tutuşur İdrak dizginlenir edep katışır Ölmeden ölünen kurban Semerkand Hatmeli tefekkür, nurlu teneşir İhlâslar okunur meltem dolaşır Sam yeli estirir arşa ulaşır Üfül üfül akan nurdan Semerkand Kasavet çözülür evler neşeli Semerkand okunur atlas döşeli Yanık dimağlara zemzem şişeli Ab-ı hayat veren yardan semerkand İrem bağı tıpkı asrın güzeli Edeple örülü, irfan dizili Firdevs'i bakışlı hizmet yazılı Bakışı şifalı yerden Semerkand Duygularım çoştu seni göreli Kuran'dan sünnetten sıra sıralı Çileli geçmişim bağrım yaralı Sinelere akan irfan Semerkand Ruhlar aydınlanır kalpler iniler Nakış nakış hitap gülden maniler Dinleyin kurbanlar dinle fâniler Öteye sevdalı Sultan Semerkand Ömer Ekinci Micingirt Sen-Ben Gömdüm hiçe şiiri Her şey epeyden beri Mevsim hep poyraz gibi, ufukta bir bilmece Yağıyor yerler gökler, ahenk başka her gece Gülümser çağıl çağıl, mest eder serinliği Yemyeşil derinliği Mâtemim fasıl fasıl Kalbim yaslı velhasıl Biraz kasvet biraz his, var yok nasıl bilinir Gün bilmez hecelerim, rüya gibi silinir Murakabe var yanda, ben ise bir hiçim hem Sen-ben sensiz ifadem... 11.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sen Seni nasıl tarif edeyim ki, İhlâsa susamışlara? Seni nasıl anlatabilirim ki? Acizim Efendim… Yalnızlığımda imdadıma yetişen Kurtuluşumsun sen... … Bir ömür boyu sevmek istediğimsin sen... Seni nasıl anlatabilirim ki? Efendim… Seni sevmek, seni görmek, Nasip olmaz her kula... Umutla özlediğimsin sen... … Sen öyle bir nursun ki Bıkmadan usanmadan düşündüğüm, Gönlümün solmayan gülüsün sen... Seni nasıl anlatabilirim ki? Acizim Efendim… Ömer Ekinci Micingirt Sen Sen evimin leylağı ben mavi bekçisiyim, Bazen asi kaptanı bazen kürekçisiyim. Ömer Ekinci Micingirt Sen Bendesin Canım sana can olsun Sözümüz Kur'an olsun Gözyaşım dört biryanda Yeşerip yâren olsun Ömür denen caddede Sen ben birde seccade O efsunlu harmanda Yaş dökelim hacca de Gezme rüya içinde Vakur nazlı biçimde Talih gizli ummanda Deliyim de, hiçim de Hem acaba desen de Renkler aynı desende Yürek sesi beyanda Sen bendesin ben sende 25.04.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sen Meryemsin Sen Hasan Ağır yüküm çok ağır taşıdığım senetten, Her tarafım sis duman her tarafım kopkoyu. Depreşti yaralarım hicranlıyım ben zaten, Ne oldu mesafeler var mıdır arpa boyu. Ne kadar da çoğaldık her kılık her kisveden, Ve bakışlar kıpkızıl ruh perişan derbeder, Aldık gemi azıya ne diyeyim şimdi ben, Nereye gidiyoruz yığınlarla beraber? Bir nesil ki düşünün kutsalıyla harbeden, Peki, ne oldu bize aynı vatan aynı ten, Bu ne menem bir gidiş Ömer kendine gelsen, Sen Maria Hans değil sen Meryemsin sen Hasan. 15.02.07 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sen Ne Güzel Her güzel sana yanık, sen kevser, misk-i amber; Sana kim olmaz meftûn, sen ne güzel Peygamber(sav) ! Ömer Ekinci Micingirt Sen Oğul Makbuldür her dâim ak alın teri, Öteden bihaber râks ile değil! Git, mütemadiyen hâyır ve şerri, Kulaktan kulağa duyur sen oğul. Her yöreyi dolaş bütün beşeri, Lâkin gerekirse önünde eğil. İster soysuz olsun ister haşârı Kulaktan kulağa duyur sen oğul. Bazen bir bahçe ol bazen de arı, Hiçliğe bürünüp ufalıp döğül! Onu duyurmaktır büyük başarı, Kulaktan kulağa duyur sen oğul. 20.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sen Varsın Ya Sultanım Bozuldu sen gideli kâinatın dokusu, Alev alev sineler kalpler kırık gözler yaş... Ne gül açar ne gonca ne de gülün kokusu Putlar tekrar dikildi tekrar yanıyor ateş. Kavuruyor özlemin yok mu bunun ilacı, Şemailin tüllendi gizli gizli hislendim, Büyülendim bir ara sensiz olmak ne acı, Acı acı düşünüp gözyaşıma yaslandım. Sanki boş kadavrayım her halim çözülüyor, Ümitsizlik mi desem hâşâ değil yok canım, Su dövdüğüm günlerim galiba süzülüyor, Hoş benimki vesvese sen varsın ya sultanım. 01.02.2007 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Senden Sonra Başın koyup yamacıma yaslanan Düşündükçe senden bana hal oldu Mavi aşkla yüreğimde ıslanan Sütbeyazı yanakların al oldu Rüya gibi söz eyledin naz ettin Buz ellerin vur sineme hazzettin Aşk oduna attın beni köz ettin Hasret hicran, uzaklıklar kül oldu Gül- i ranâm helalimsin dön bir bak Yüreğimin zifirine ışık yak Şu gönlümün feryadına taş bırak İçimdeki o işveler bal oldu Sen derdimin dert ortağı zarısın Sen ciğerim ciğerimin harısın Sen benimsin söyle kimin yârisin Deme bana bir acayip kul oldu Yol eyledim gam dağının başını Güne sakla silme gözün yaşını Gözyaşımla sürmeledim kaşını Senden sonra gözyaşlarım bol oldu 17.01.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Seni Çile zâr zâr yanmak yananlara sor Öyle bir gaye ki heyecanı hür Kurtuluş iklimi bambaşka şafak Otağını kurmuş seni bekliyor 30.05.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Seni Düşündüm Bir ağır yolculuk azgın sularda, Yüzerken sultanım seni düşündüm Şeref ver rüyama gel uykularda, Sendedir gümanım seni düşündüm. Vuslat bestesiyle yolun gözlerim, Kurudu gözyaşım soldu gözlerim, Kokunla bezenen terin özlerim, Kavruldu her yanım seni düşündüm. Mecnundan beter ki benim hikâyem, Karıştı hicrana gitti sermayem, Bir tatlı hoş seda en büyük gayem, Verene kurbanım seni düşündüm. 07.02.2007 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Seni Görünce Kimse anlayamaz bendeki hâli Anlat deme bana anlatamam ki Ömrümü tükettim seni bileli Bana bir hal oldu seni görünce Hüznü kucaklarım matemle her an Sürüyen yazgı bu benle numayan Bir sabah çıkıver kapıya dayan İdrak vecde geldi seni görünce O mahzun yüzünü özledim gene Gel mahmur bakışla bakmayı dene Vuslat yakın olur duâ edene Sevda vuslat buldu seni görünce Gözyaşı yolladım yazı kadere Ölüm çığlıkları bizdeki töre Senle doğdum senle öldüm bin kere Ferhat dağı deldi seni görünce Bakışın kıvılcım üslup hâralı Zümrüdî iklimin mahzun maralı Dörtlükler acemi bağrım yaralı Yaralarım soldu seni görünce Ben hep seninleyim sen yoksun yine Sensizlik ne zormuş koşup gelsene İffet abidesi, şirin çingene Ruhum sende kaldı seni görünce 09.11.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Senin Eserin Senin Micingirt'in, senin Ömer'in, Ve aciz şuursuz bir garip kulmuş. Hem senin yolunda, senin eserin, Çokluğa sarılmış, hiçe sokulmuş! Kimdedir hem hayrın şerrin kaynağı, Cehli bürünmüş ki beraber tek tek. Bir kavga sarmış ki bütün oymağı, Habil ile Kabil tükenmeyecek. Terk sana koşuyor terki terktedir, Zulmeti ve nuru kesti makasla! Bazen huzurunda bazen şirktedir, Sarılmış sımsıkı… Ayet var asla! 19.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Senindir Gece gündüz deniz mevsim bölgeler Kuzey güney batı doğu senindir Yıldız güneş rüzgar bulut gölgeler İnsanlığın varı yoğu senindir İlham kokar Isparta'nın gülleri Sevdalıdır Anadolum illeri Kulağımda Çam Dağı'nın yolları Canım yurdum bahçe bağı senindir Yanık türkü yüreğime ver yansın Her lehçeden beste beste boyansın Sen Temelsin Berivansın Hasansın Türkü Kürdü solu sağı senindir Her desenden varlığımın ilacı Bu ayrılık bu husumet ne acı Dünya fani biz menzilde kiracı Sina çölü Hira Dağı senindir Sonsuzluğa götürecek söz söyle Aşk zevkiyle ibret söyle az söyle Hal diliyle sinelere yaz söyle Altın neslin altın çağı senindir Yetti artık set çekelim hevaya Baş koyalım ızdıraplı davaya Kanat takıp taht kuralım ovaya Gök kubbenin al sancağı senindir Kırk beş sene düştüm aşkın peşine Şaştım kaldım bu delinin işine Mevlana'dan hisse kattım aşıma Hoş görünün her soluğu senindir 02.06.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Senindir Çeviri Gulnare Leman Gece gündüz deniz mövsüm bölgeler Şimal cenub qerb de şerq de senindir Ulduz güneş külek bulud kölgeler İnsanlığın varı yoxu senindir İlham verer Ispartanın gülleri Sevdalıdır Anadolu elleri Qulağımda Şam Dağının yolları Canım yurdum bağçam bağım senindir Yanıq türkü çaldır üreyim yansın Her lehçeden beste beste ses ansın Sen Temelsen Berivansın Hesensen Türkü Kürdü solu sağı senindir Her naxışdan varlığımın elacı Bu ayrılıq bu hüsumə t ne acı Dünya fani biz menzilde kiraçı Sina çölü Hira Dağı senindir Sonsuzluğa yetişecek söz söyle Eşq zövqüyle ibret söyle az söyle Hal diliyle sinelere yaz söyle Gözel neslin qızıl çağı senindir Yetdi artıq sedd çekeyin havaya Baş qoyağın iztirablı davaya Qanad taxıb taxt qurağın ovaya Göy qübbenin al bayrağı senindir Eşğin ile catdım qırx beş yaşına Çaşdım qaldım bu delinin işine Mövlanadan hisse qatdım aşıma Xoş simanın her nefesi senindir Ömer Ekinci Micingirt Merhaba Ömer Bey.Şiirinizi azericeye çevrim yaptım. Çok güzel bir şiir.Azericeye de cok yahşi oldu. Arkadaşlarıma da okudum cok beğendiler. Cani gönülden kutlarım. Şiiri isterseniz sayfanıza asa bilersiniz azeri türkcesiyle Gulnare Leman / Azerbaycan Gulnare Leman Hanımefendiye teşekür eder saygılar sunarım... Senindir Gece gündüz deniz mevsim bölgeler Kuzey güney batı doğu senindir Yıldız güneş rüzgar bulut gölgeler İnsanlığın varı yoğu senindir İlham kokar Isparta'nın gülleri Sevdalıdır Anadolum illeri Kulağımda Çam Dağı'nın yolları Canım yurdum bahçe bağı senindir Yanık türkü yüreğime ver yansın Her lehçeden beste beste boyansın Sen Temelsin Berivansın Hasansın Türkü Kürdü solu sağı senindir Her desenden varlığımın ilacı Bu ayrılık bu husumet ne acı Dünya fani biz menzilde kiracı Sina çölü Hira Dağı senindir Sonsuzluğa götürecek söz söyle Aşk zevkiyle ibret söyle az söyle Hal diliyle sinelere yaz söyle Altın neslin altın çağı senindir Yetti artık set çekelim hevaya Baş koyalım ızdıraplı davaya Kanat takıp taht kuralım ovaya Gök kubbenin al sancağı senindir Kırk beş sene düştüm aşkın peşine Şaştım kaldım bu delinin işine Mevlana'dan hisse kattım aşıma Hoş görünün her soluğu senindir 02.06.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Seninle Beraber İçimde yükselen ismini tutsam El ele baş başa yorgun halimle Seninle beraber seni unutsam Kendimi bağladım kendi elimle 20.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sensiz İçimi yakıyor sevdanın tülü, Bu gün yine geçti bir günüm sensiz, Kayboldu güneşim duman örtülü, Soymayın ölürsem atın kefensiz! Bir tatlı hasret ki her şey bilmece, Ümitle bekledim yine bu gece, Her günüm ızdırap her gün işkence, Yapayalnız ruhum çıplak, bedensiz... Çileyle yoğruldum daha ne kadar? Gözlerim kan revan yaşlar duadar, Yanarım sabırla böyleyse kader, Sevdam duman duman kavruldum sensiz. Yüreğim karakış temmuz ayında, Micingirt perişan kendi hayında, Aklım terki diyar aşk sarayında, Deli divaneyim cepsiz cepkensiz. Ömer Ekinci Micingirt Sensizliğe Aşkın serinliğine kovalıyorum seni Zümrüt saçlı baharlara Gözlerin parıldayan kehribar Ellerin yed-i beyzâ Kızaran akşamlarda izliyorum yokluğunu Sensizliğe bürünüp Sakın unutma sensizlikte olduğumu Hissiyatımı öğütlüyorum sana Gökkuşağı misali Renklerinin altından geçiyorum Bulutları delerek Güneşi heceleyerek Her gün ayrılık türküsüne inat Ozanlar dinliyor Vakitler avutuyorum Anlasana geçmişe bakıp buğulanıyorum Öksüz kız yanağında tüllenen yaş gibiyim Boşluklara koşturuyorum arada Duygularım renksiz Öldürücü hisleri kovalıyorum İnliyorum durmadan Takatimi teperek Hasretin pençesinde Sende başka bir esinti var Bambaşka Ta hücrelerime kadar işleyen Azgın çocuklar gibiyim Kör oluyorum seni görünce Yaş döken gözlerin olayım Mısra mısra dopdolu Senli gurbetleri ne çok sevdim ben Divâne vâdilerinde Yosun gibi serin Ve ıslak mimiklerin tedirgin Öyle güzel ki bakışın … Boşluklara koşuyorum seni görünce Körpe beden sessizliğin Seher yeli tıpkı saçların Yüzün dupduru yağmur bulutu Öyle güzel ki bakışın … Yalnızlığın hasret Yokluğun tutsak gibi Gözyaşların inci, gülüşün toy düğün Sahi ellerin, ellerin sorma Uzat bana gözlerini Öyle güzel ki bakışın Öyle güzel ki Gel gir kırık kalbime İki büklümün olayım Duyuyor musun? 26.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sensizlik İçime düştü ateş, hem yürekten yufkayım, Gözlerim nazarında, bakışın gül yaprağı. Muhabbetin olmazsa görünmez ufuktayım, Kokun öpüp dönüşte sarar sensizlik ağı. Somurtkan melalimle, devriliyorum yer yer, Ruhumu ufalayan sensiz günlerin sesi… Asrı alıp satanlar, üstüme söylediler, Katmerli meçhullerde insanlık silsilesi… 29.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Serçe Kuşu Penceremde her sabah,sihirli serçe kuşu, Vereni hissederek başlıyor oynamağa. Aşk, orkestra melodi neşe sürur bir huşu, Uzaklaşır birazdan ses verir tüm oymağa. Bakma kuş olduğuna gönlü zengin gözü pek, Ve birde az ötede bir kozalak bir böcek, Bendeki düğümleri serçe kuşu çözecek, Tevekkeltu alAllâh, huşu geldi dimağa. Ben istemem bülbülü hep serçe getirsinler, Bu zıplayan zikreden bücürleri görsünler, "Allah bes, bâki heves" idrakine varsınlar, Ses verelim rikkatle musikili ırmağa. 11.02.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Serdengeçti Duygularım kilitli halk var mı nerden geçti? Sokaklarda gayret yok perişan serdengeçti. 11.02.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Serhat Telafisi ağır,şehidim sen yat! Doksan bin çiçeği koklayan serhat. Sitem ediyorum amma ve lakin 'Var',yoktur; 'yok',vardır mutlak nihayet. 16.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sermayem Çile ile başlar benim hikâyem, Halimden anlayan yar bulamadım. Savruldum maziyle hangi sermayem? Hakikat namına bar bulamadım. Müthiş bir savruluş başıboş varış, Ne tefekkür kaldı ne de yakarış, Öyle bir yarış ki öyle bir yarış, Mecalim kesildi fer bulamadım. İlimi ameli feni unuttum, Elifi ebcedi nunu unuttum, Edebi erkânı dini unuttum, Acılı çorbamda ter bulamadım. Bir ömür boyunca gezdim avare, Ne derim dostlarım bilmem O yâre, Aniden bir gece gelse tayyare, Düşündüm kaçacak yer bulamadım. 06.03.07 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Serzeniş Yüreğimde yüreğin esrarlı bir serzeniş Belki acı sallantı belki de bir işkence Musikili sessizlik, gizemli bir bekleyiş Yine tütmeye başlar gelir belki bu gece 07.04.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ses Sırtımı dönünce arzdaki sese, Kör baktı melekem bütün herkese. 21.08.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ses Sırtımı dönünce arzdaki sese, Kör baktı melekem bütün herkese. Ömer Ekinci Micingirt Ses Geliyor Ötme bülbül kuğu gibi her tarafım mezar taşı Düşe kalka yürüyorum gül kokmayan bahçelerde Sessizliğin kafesinde yine sardı bir düşünce Konuşmam suç sükûtum suç boğum boğum lehçelerde İnançsızlık ikliminde ne ötersin çağlayarak Ak geçmişi arıyorum üfül üfül perde perde Var eden O gözeten O dilim neler heceliyor Karanlıklar emekliyor diriliş var, var ilerde O gün biraz daha yakın ses geliyor gelecekten Hatıralar tülleniyor hakikaten az ilerde Büyülendim yine şimdi anlatamam bu sevinci Gözsüzlere bir sözüm var aç gözünü yaz ilerde 10.11.07 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ses Veriyor Çınar gibi dayandığım öğütler, Meçhul asker Micingirt'te söğütler. Rüyalarım vazgeçilmez cellâdım, Ses veriyor ağ baba'dan şehitler! 17.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Ses Vermeli Yürüdüm adım adım, Bekledim tedbir dedim. Vasıtayı terke edip; Aşksız ihtiyarladım. Tasavvuf neyin dili, Belki de aşkın hali. Düşündünüz mü siz hiç, Tedbir ve tekâmülü… Neden böyleyim ben neden! Zıtları cem edemem. Seslenişi fark edip; Ses vermeli seccadem. 20.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sesleniş Liyakati unutup; Basitliğe sarıldım. Cürüm hesabı tutup, Yalvardıkça yalvardım… Velhasıl ifşa edip; Geçmişi didikledim. İdrakimi tüketip, Seslenişi bekledim. Sükût sırra vesile, Seyir sırrın halidir. Yaşar altın silsile, Var edenin elidir. 11.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sessiz Mekân O sessiz mekânda kimler durdular Dolaştım kalbimle dokundum tek tek Sessizliği bozdu loş çıtırtılar Sandım yalan gibi gelip geçecek Düşünüp daraldım insan ne demek Bilmem ki ben neyim ben nasıl insan Var mı babayiğit ölçüp biçecek Ne söylesem ben boş Allah'a ayan İstersen dinleme sende dolaş git Birazda sen ağla benim yerime Hayat bir perdedir vakit bir şerit Hüznümü parçala gir içerime 16.10.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sessizlik Muttasıl bakışlar yorgun ifâde Veyahut müşterek sözlere varmak Maksadı arz etmek sözden ziyâde Melali anlatmak belki yalvarmak Yine akşam yakın bilsen hayatım Ölümlü geceyi sağıyor herkes Vakit mışıl mışıl uyku bir atım Derin bir ürperti sessizlik tek ses Tesbih çekiyorum şeytana inat Mısralar yol yürür uykular tekler Şu mor dörtlüklerim kime emânet Alnı seccadede birini bekler 26.06.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sevda Hislerim huzura erer seninle Anın derinliği içimde erir Beni sarhoş eden o gözlerinle Vuslat kanat çırpar ruhum yeşerir Belki de bendesin belki Irakta Seni arıyorum yitik durakta Hoş beni görürsün aynaya bak da Bitiş ikliminde belki can verir Söyledim ne varsa hisset yaz anı Meçhule koşulmaz hasat zamanı Kör topal laf ettim sözledim seni Sevda çıkmazları aşka çevirir 09.08.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sevdalar Dağların yamacı çırılçıplak buz Gözlerim çakırkeyf mevsim karakış Bu nasıl işgücü hasadım alkış Felsefe yaparım yer yer kusursuz Dağların yamacı çırılçıplak buz Hangi tezgâh sağlam hangi dere düz Neyin kervanıyız nereye akış Tabut ve ırgatlar aniden kalkış Onu düşünürüm hep gece gündüz Hangi tezgâh sağlam hangi dere düz Ve ölen sevdalar yağmur bahar güz Mavi galaksiler lacivert bakış Kim demiş şu yalan dünya hep yokuş Gecelerim yeşil rüyalarım giz Ve ölen sevdalar yağmur bahar güz 08.01.13 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sevdiklerim Kazılacak bir gün adım, Ne diyecek sevdiklerim. Yaklaşıyor adım adım… He diyecek sevdiklerim. Yüreğim var ellerinde, Ye diyecek sevdiklerim. Kalayım mı kollarında, Yo diyecek sevdiklerim. Namahrem hem helalime, Na diyecek sevdiklerim. Hazan düşer melalime, Ya diyecek sevdiklerim. Elvedâ der yâren canlar, Ve diyecek sevdiklerim. Azrail ve şadırvanlar, Bu diyecek sevdiklerim. Teker teker, birer birer, Hu diyecek sevdiklerim. Toprak rüzgâr ibrik su ver, Su diyecek sevdiklerim. 21.04.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sevdim İhlâslı güllerde sen varsın yalnız senin kardeşliğin damla damla yağan yağmurda her damlasında sen okuduğum şiirdesin sen İhlâsla mısra mısra, satır satır seni görüyorum her kelimede hep sen varsın yalnız sen ben seni hiç görmedim ki... ne fark eder seni ihlâsla sevdim... yüreğini Hak diyen ruhunu sevdim... yalnız seni kardeşim bir tek seni... yağmuru yaratılanları sevdiğim gibi... ahiret kardeşim olarak sevdim yalnızca sevdim... seni sevdim kardeşim boncuk boncuk sevdim, Ona yürüyen, nemli gözlerini ve baktığı yönü sevdim... 22.09.2004 Ömer Ekinci Micingirt Sevgi Ne saltanat ne şöhret, ben sevgiye meftunum, Sevgi aşkla doludur, sevgi mâşuk yoludur. Sevgide var her hikmet, sevgi benim efsunum, Sev ki iksir bulasın, dil-i didâr halidir. Sevgi ile karşılık, nadim eder zalimi, Sevgi ile yeşertti görmedin mi gülümü, Sevgi ile kazandık erenlerle ilimi, Sevgiye ram olanlar, Hak Teâlâ kuludur. Sevgi ile bülbüller gülistanda ötüştü, Sevgiden cansız kütük, Sevgiliye tutuştu, Ki çöle sevgi indi semâvât pek müthişti, Aç toprağın karnını, sevgi, şefkat doludur. Ne olursan ol dedi, kerâmetle Mevlana, Yunusla, Pir sultanla, sevi yazdık her yana, Sev vatanın milletin! Sev ki nakşet cihana, Nakşetti kâinata, hayr-ül beşer dilidir. Sevgi ile tekevvün, muhabbet ve sadakat, Sevgi her gâh hoşgörü, Ömer budur hakikat, Sevgi rahmet tüllenir, sevgi tüter kâinat, Gayrisini istemem, sevgi Hakk'ın yoludur. Ömer Ekinci Micingirt Sevgililer Günü Aşk satar pazarlıksız Sevgililer günüymüş Dikiş tutmaz arsızlık Sevgililer günüymüş Sevgi bizim aşımız Eşimiz yoldaşımız Susun rahat bırakın Anamız baş tacımız Sevgi huri melektir Sevgi nurlu emektir Sevgi sizde yoktur yok Sevgi güldür çiçektir Nerden çıktı bak hele Bir gün diğer hergele Üç yüz altmış kimindir Bu sinsice kin hile Sevgiliyi nettiniz Reklam meta ettiniz Lime lime iffeti Sırtlanlara sattınız! Ömer Ekinci Micingirt Sevgiyi Taşıyan Rüzgâr...İbrahim Zarifoğlu ...............................Sevgiyi Taşıyan Rüzgâr...Ömer ekinci Micingirt DOSTTA.. Ruhumda fırtınaya döndü! İçimde sessizce esen o ılık rüzgâr.. Nice yıllar geçti gözlerimden, fer söndü.. Ne ilk bahar kaldı dudaklarımda ne yaz.. Ne eylülde yazılan mektuplardaki haz.. Mevsimler ardı ardınca geçti yüzümden.. Artık gördüğün o tanış dost ben değilim! Oturduğumuz o sarı bank yerinde değil, Şimdi kim bilir nerede söylenir? kim okur? Ruhumuzu sırlı bir pınar gibi dolduran şarkılar.. O bahçe, o havuz, o şirin fıskiye,o taş duvar Artık öksüz,gökyüzünde baktığımız yıldızlar.. Sana hâyâl olan o anılar yüreğimde bir derttir! Nicedir uğramaz oldu pervazımıza kumrular.. Bilmem neden değişir güz gelmeden ağaçlar? Ardınca bir methiye sanarak yolladığım selâm, Ulaşır mı kapına bilmem? o yürekten kopan kelâm.. Sana sessizce mırıldanan o içli duygular.. Hâlâ durur mu yüreğinde? .. tınısı hatıralar yakan.. Hangi kayalara çarpar o serin, munis dalgalar? Ufuklara renklerini taşıyan sevda yüklü deniz.. Sonsuzluk,gökyüzü ve mavi bir çığlık gibi dinlediğimiz Ak kanatlarında hasret taşıyan martılar..kırlangıçlar.. Tarif edemem artık çok geç! bizden uzaklaştı yollar.. Bir sırlı dua gibi ruhumuzu emanet ettiğimiz; Kim bilir? Nerede eser? Sevgiyi taşıyan rüzgâr... İbrahim Zarifoğlu (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. -------------------- Bu şiirin hikayesi: Ömer Ekinci Micingirt dostta ithaf ediyorum.. Ömer Ekinci Micingirt Sevi En aşkın sonbaharı, âşıklarsın narası, Takatimi eşeler, duyguların yarası. Çile heceliyorum, daha dörtlüklerde var, Yeşillere bürünür, gözlerimin karası. Ben hüzünler sağdıkça, yağmur gülümser gökte, Hissiyatım toy düğün, çok şey saklı yürekte. Mevsimin serinliği, yer yer ters eser rüzgâr, Gidin bakın asılı, hıçkırıklar direkte. Huzur besle micingirt O'na sergile varın, Sevi almadan vermek, sevmek çocuktan nârin… Gerekirse dizüstü ona koşmak bir ömür; Muhâbbeti vuslatsa, git yolunda öl yârin! 17.12.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sevim Erdoğan Tezel Hanım Şairimizi Kaybettik... Allahtan rahmet diliyorum...Yazacak söz bulamıyorum... Aniden kapısını çaldı...Üstelik hiç de ölecek bir hali yoktu. Ömür sermayesı bu kadarmış.. Ölüm bu sefer bizim ailemizin şairlerin kapısını çalmış, soğuk yüzünü sıcak bir haziran yazında gösterdi bize. Canım acıdı açıkcası...Çünkü geçenlerde kitabına hakkımda birşeyler yaz demişti va yazmıştım şu an baskıda kitap ve yetim kaldı adeta...Öksüz kitap bu olsa gerek... o artık buraya gelmeyecek, oraya gelmeyecek, desem duymayacak, duysam bilmeyecek, aglasam görmeyecek, beklesem olmayacak. demek ölmek, ad-ad, adım-adım gelen, birden giden, kalandan alan, alanda kalan. Özdemir Asaf Ve kendi sayfasından... Sevim Erdoğan Tezel 1954 HAYATI Sevim Erdoğan Tezel Bursanın Kestel ilçesinde doğdu. İlk öğrenimini Kestel Cumhuriyet ilkokulunda, Orta öğrenimini Bursa Elmasbahçeler ortaokulunda tamamladı. Emekli modacı. Bir ekonomist kız, bir turizmci erkek iki evlat ve iki erkek, iki kız, dört torun sahibi. Okuyup yazarak, paylaşarak huzur bulanlardan. ............... Alışkın değildir kum fırtınasına aşina olan çöl yağmura Seherin sunduğu hüzünlü çiy taneleri yetmeli umut yüzlü sabaha. Tabut Sopsoğuk ibretle hazırda bekler, Güzeli kucaklar yer uykusunda. Meleşir arkadan ikiz bebekler, Yavrular nerede der uykusunda. Gassal kazanında kaynatır suyu, Ne bir yetim dinler ne de uykuyu, Gelinlik kefeni örter örtüyü, Yolculuk dehşetli ter uykusunda, Bağır bağır bağır duyan yok ki git, Herkes aynı tabut terazi eşit, Fetva verir tabut ne olur işit, Ömer'i ne zaman yer uykusunda. 26.08.06 Bursa Ömer Ekinci Micingirt ESERLERİ Amatör şairlerden oluşan. 2005 in En Güzel Şiirleri Antolojisi Adlı kitapta çalışmaları yayımlandı. İçinden Aşk Geçen Kitap adlı karma şairlerden oluşan kitapta çalışmaları yayımlandı Şiir Perisi Grubunun Şairane adlı karma şairlerden oluşturulan kitapta çalışmaları yayımlandı Cep Sanat adlı Aylık kültür-sanat ve edebiyat dergisinde çalışmaları yayımlanmakta ISTRANCA RÜZGARI adlı aylık kültür dergisinde çalışmaları yayımlanmakta. Trabzonda yayımlanmakta olan günlük TAKA gazetesinde çalışmaları yayımlanmakta. ve halen www.siir.roots.gen.tr şiirleri yayımlanmakta www.Antoloji.com şiirleri yayımlanmakta www.radyogulluk.com şiire hayat veren şairle hayat bulan net radyosunda Pazartesi ve Cuma günleri 12 ila 15 arası şiir programı hazırlayıp sunmakta. BİR GÖNÜL SAVAŞI SONRASI adlı kitabı Haziran/2007 Gündüz yayınevinden çıkıyor www.gunduzkitabevi.com.tr Ağlamayın Arkamdan kanatlarım ağır ağır düşerken ümit korku can havliyle pür edep ölüm korkusu ve kokusu yüzüm sapsarı elinizi elime dokundurun yavaşça ve yasinle baş yastıkta nasipse usul usul sönerken azar azar sessizce ağlamayın peşimden hem size ne oluyor vefamı dediniz hadi ordan merteklerdir dostlarım yapa yalnız kalırken tipi boran olsada namazıma geliniz mezara olmasa da ağlamayın sakın ha toprağımı atarken rahmetliyi severdim yok yok daha dün konuşmuştuk duyunca çok şaşırdım istemem ben istemem boş lakırdı sessiz sessiz derinden bir fatiha sal yeter lakin yapayalnızım sitemim zorumdandır günahlar günahlar günahlar tövbem var gözyaşımla tek hasadım bu işte gözyaşıma sığındım tövbeyi siper ettim yaşım var abi yaşım yedi düvele bedel hem size ne oluyor ağlamayın peşimden dönün bakın çevreme komşularım ölüler sizin komşular kimdir vah yaşayan ölüler yetiş hoca efendi tez yetiş helallık al ne olur helal olsun helal olsun helal olsun istemem çiçekleri susturun alkışları ben fatiha isterim titreyerek damardan hem masrafta bedava kalakaldım baş başa merteklerin altında aman Allahım aman siz helvamı yiyorken ben amelle yüz yüze ve bir yiğit yetişti semerkand illerinden kocaman elleriyle sihirli gözleriyle sardı beni bir neşe esrarlı bakışıyla derken dilim açıldı kefenim büyülendi ümidim şaha kalktı suspus oldu endişe kurtuldum gariplikten her taraf gül bahçesi susun artık terk edin mezarımı sessizce ben fatiha isterim okuyun bir solukta ayrılırken ne olur ağlamayın peşimden 07 09 2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Seviyorum ki Aşkın yumağına kelepçe vurdum Yine de ben seni seviyorum ki Sözü bıçkılayıp göğe savurdum Yine de ben seni seviyorum ki Hâlime muttasıl gözlerin var mı Ve beni hisseden gizlerin var mı He kurban diyecek sözlerin var mı Yine de ben seni seviyorum ki Yoklar tükettikçe var olup durdum Kırık saat gibi kurulup durdum Yordun kıyasıya yorulup durdum Yine de ben seni seviyorum ki 27.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Seyir Aslında ben söz yazan bilinmez bir naçarım Dörtlüklere yaslanır mısralarla kaçarım Dört biryanım fırıldak sefil ve merhametsiz Ben O'na sığınırım hep O'na el açarım Ömer Ekinci Micingirt Seyreyle Hayret yok ise eğer; Sen kıt akıl delisin. Erenlik seyir meğer Ve seyre perdelisin. Her şey seninle doğar, Ya diken ya gülüsün, Ne istersen o yağar, Marifet ekilisin. Hiç olmak hepe değer, Hiç olursan velisin, Ne at gerek ne eğer, Sen artık ötelisin. 04.06.07 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sezdirmeksizin Mor yüzlü vahalar içimde saklı Nedense geceler ağuşum üşür Dua pınarım var yeşil yaşmaklı Aklıma geldikçe kalbim büzüşür Bir ben varım birde ufak bir ağaç Birden çocukluğum aklıma geldi Biri dürttü dedi gözlerini aç Hasret çizgileri rüyamı deldi Pencere ben ışık rüzgâr perdeler Gözlerim mazide üst üste hüzün Hızar gibi nefes göğsüm rendeler Uyandım sessizce sezdirmeksizin 18.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sıdk Gözlerim bulutlandı bilinmez tatlar tattım Çıkıp geldi bir adam dedi sadık ol ahde Sıdk hecesi olmayan mısraları fırlattım Yaşlandıkça anladım, anladım her şey sahte Aslında biliyorum bu zor oyun tek perde Ve oyunun tasası beni düşürdü derde Hoş tasanın ritmiyle beslenirim seherde Beslendikçe anladım, anladım her şey sahte 22.01.13 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sıgara Senden miras kaldı kör öksürükler; On yıl oldu şükür seni atalı! Dalga geçer doktor, gelin çürükler Doktor mu hatalı ben mi hatalı? Hınzır hınzır güler şımarık kovboy, Ambalaj tılsımlı jelâtin renk renk, Mazgallar zift dolmuş afişler boy boy, Sam amcanın zehri uranyuma denk... Boş ver abi diyor çek bir sigara, Yiğidin ölüm arpadan olsun. Kaç bin zehir taşır tek bir sigara, Bu defa kurbanlar körpeden olsun. Kızıllık yaslandı içimi sarmış Hücremde tek sağlam yer bırakmadan Bir tek ciğer vardı oda sararmış Ölüm estiriyor dönüp bakmadan Bu ne bir rüyadır ne sırlı haber Kendine benzetir yakar upuzun Sessizce inletir söner beraber Atar kucağına atar sonsuzun Ve buhranlı geçer sabah akşamlar Her yanım karanlık her yer sis duman Kararmış hayatlar kesilmiş kollar Biryandan üretir satar durmadan Kan ter içindeyim kayboldu yarın Ecel kuşağında ölüm sancısı Sevdası içimde kor gibi yar'ın Ruhumu sarıyor gurbet acısı Bir sigaraya baktım birde maziye Gözlerim solumuş emekleyerek Ölüm kokusu var sanki taziye Nefesim duruyor kalp tekleyerek Micingirt anlattı bilmem ne gerek Acıklı tükeniş mevt bestesinde Tükendi nefesim ellerim titrek Ümitsiz tablo var gör ertesinde Ömer Ekinci Micingirt Sığın Muhâbbetin kadar yol alılırsın sen, Geçmişi şâd eyle geçip giderken. Öteki ömrünü bu güne satma; Alnın koy divana sığın bugünden. 30.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sır Yollar uzun dere yokuş, Nere Micingirt, Micingirt! Koş yorulma kanatlan koş Vara Micingirt, Micingirt! Vakit miat hesap tek tek, Çile gerek emek gerek, Candan öze demek gerek, Çıra Micingirt, Micingirt! O benimle benimle sır, Zihnim yanık ruhum kısır, Kimler yandı sor kaç asır, Sora Micingirt, Micingirt! Mevzu uzun konu derin, Cilvesidir hep kaderin, Ezel ebed kafa yorun, Yora Micingirt, Micingirt! Deş yaramı yaram azsın, Deşmez isen eremezsin, Sebat yoksa varamazsın, Yâre Micingirt, Micingirt! 31.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sır Ve İfşa Çoklukta hiçliğin sırrına erin; Nasibi hüsrandır sır verenlerin! 11.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sırat Gibi Gözlerime dön bak, kaç mevsim hüzün Sensiz takvimlerde içtiğim hüzün Ben sana divane ben sana vurgun Tıpkı sırat gibi geçtiğim hüzün 07.12.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sırdaş Bu hayat daima keder acının Nasibi tedbiri harmanı yârım Yarası bende yok aşk ilacının Tıpkı mecnun gibi yoka duçarım Hislerle yeşeren olmak niyetim Avam meclisinde dinle beni can İnan tartışılmaz hüsnüniyetim Sendeki ben var ya seni haykıran Kim kimin sahibi dünün bu günün Çokluğu terk ettim hiçliğe hiçe Kalanı bana ver kısa ömrünün Hayret seyir sükût ifşa iç içe Farkında mısınız hep deli diye Delinin halinden deliler anlar Cürümü düşündüm döndüm geriye İdrakten idrâke çarpan vicdanlar Hep hüzün saklarım şiir deyim de Hep acı üretir bendeki resim Azrail bekliyor beni köyümde Yüreğim çarpıyor zâr zâr nefesim. Izdırâbım çok,derdim çok ama O'nu bekliyorum gözlerimde yaş Yönelişi düşün sakın ağlama Bir Fâtiha oku tamam mı sırdaş 20.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sızı İnan bizimkisi vuslata gebe. Sen benim yanımda saklısın aşkla. Aşkın kitabında yoktur engebe, Allah'ım kavuştur bana bağışla… 17.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sızı Kaldı Yaktı beni yavaş yavaş Aşk, ızdırap,sızı kaldı. Dört bir yanım acı telaş Yüreğimde közü kaldı. Gece gündüz çok bekledim, Zaman mevsim itekledim. Tasa sattım gam ekledim, Hüzün sitem özü kaldı. Sükût yüzlüm sataşacak, Hislerimle tutuşacak, Nurlu eller bitişecek, Sitem gitti nazı kaldı. Sessiz solgun yana yana, Desenim gül rengim rana. Nere gitsem hangi yana, Yüreğimde yüzü kaldı. Hele yaklaş adım adım, Son sözlerin hatırladım. Yed-i beyza benim adım, O ellerin közü kaldı. 22.09.2004 Ömer Ekinci Micingirt Siliver Mihrabı gizleyip iş mi haykırmak, Nice talihsizler çark edip gitmiş. Küheylan saatte tepinen ırmak, Vadiyi yalayıp ark edip gitmiş. Söngün bakışların par par salıver, El açıp gizlice vecde geliver, İster ah de oku ister siliver, Nam nişan meçhulü fark edip gitmiş. İklimi sallıyor karanlık rüzgâr, Yaz kış ve ötesi birde sonbahar, Mevsimden ziyade bende bir hal var, Hüznüm şûh renkleri terk edip gitmiş. 29.09.09 Bursa. Ömer Ekinci Micingirt Silvan Hadsiz garez kin hile, perde üstüne perde, On üç kurban Silvan'da ve ülkemde her yerde… Ölümleri öldürüp, dirilişi fark eden; Peygamberden müjdeli, rütbe gizli siperde! 18.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Simav Altıgen kubbesi Üzüm Pazarı Nasuh Ağa Ece Sultanı vardır Simavlı Nazife iffet diyârı Dağ gibi çelikten vicdanı vardır Çeşme kitabesi efsunlu mekân Cennetten bir köşe adeta her yan Nerde Halil Ağa okunsun ezân "Lüplüp" bahçesi var, harmanı vardır Terbiye edebi usul "yâren"i Apayrı tebessüm derviş ereni Rengârenk bir hisle anar vereni Kuşatır elbette zamanı vardır Bakışı Elazığ duruşu Bursa Edirne'den Van'a Sinop'tan Karsa Doğu güney batı nerde ne varsa Usta şairleri, şöleni vardır. Seyrettim Simav'ı manevi hazla Eynali şifa aşk, raks eder nazla Orkestra seslenir oynar niyazla Büyülü iklimi Lokmanı vardır... 13.11.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sîret Estetik kıvrım kıvrım, hâl eylemiştir eti, Zihinden yarı çıplak, boy veriyor cüreti! Şehvetin reçinesi, kahpenin meyhanesi; Sûreti faş eyler mi, eyler mutlak sîreti… 31.08.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sistem Şapa oturmuş millet, hazneden haram akmış, Sisteme lâf eylemek, belâyı aramakmış! O gün köleler gibi, yurdun gerçek sahibi, Son kaç asrı düşündüm, gözyaşı verem akmış. 09.27.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sistemler Şehvetin gayyaları, ben flört falan bilmem, Zulmetin oyuncağı, sistemlere gelemem. Ağlayan anlar beni, O her yerde ve Nazır, "Çok ağlayın az gülün" artık bir daha gülmem. 09.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sitem ve ızdırap Elazığlı Dostum Rabih Yüksel Bey melalini paylaşıp bir şiir istedi. Bende yazmaya çalıştım… Kendisinin bu yaralı günleri atlatmasını diler saygılar sunarım. Dertliyim dostlarım derdim çok ağır, Ne ana ne avrat ne babam anlar. İçim kan ağlıyor hissiyat sağır, Dayan kalbim dayan kanar vicdanlar. Emre mi gördükçe ruhum dirilir, Erenim nur topu canlar verilir, Babam bir muamma zihnim gerilir, Yüreğim kan revan derin hicranlar. Örfümüz sırlıdır açamıyorum, Ve karmakarışık seçemiyorum, Hepside ciğerim geçemiyorum, Yüreğim kor ateş anlayın canlar. Can yoldaşım var ki içimde sancı, Şaşkın ve elemli sanki yabancı, RABİH bir misafir o ise hancı, Ne hasadım belli nede harmanlar. 07.04.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Siyah Diyâr Bu gün siyah çalarım; Siyah çıksın sesiniz! Koşunuz kankalarım, Kim bilir nerdesiniz? Vicdan talip tesir et, Gaflet galip,esir et, Nefsi delip kusur et, En mühim yerdesiniz! Fitre zekât oruç tam, Bilmem nasıl anlatsam? "Hizmet nimet" intizam, Paylaşın kârdasınız! 22.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Siyah Perdeler Yaş döken gözlere muhtacım her an, Mühürlü gözlerin neşveler alır. Yönümü çevirip silah dayasan Ve ben de kan değil vicdan boşalır. Ümitler gizlenip yeisler vursun, Ölü gelgitlerim bir ömür boyu, Siyah perdelerde beni bulursun. Hep hiçte koşarım yalnız kopkoyu. 07.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız mı? Hoşgeldiniz Efendim... Zahmet edip beni ziyaret edip gönlümün gözyaşlarına ortak olduğunuz için tesekkür ederim. Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız mı? Siz hiç anne oldunuz mu Filistinde? Buldozerler, çeyiz sandığı ve baykuşlar... Ya kucağınızda körpecik Mahmut? Kıpkızıl kan ve şarapnel parçası... Ve gece üç... Siz hiç ağladınız mı ay ışığında? ... Peki, siz Gazze'de, ya Gazze'de Üç aylık bebek, bir nine... Çıldırdı mı hiç çırılçıplak yavuklun... Sarsılınca yer gök, iffet tarumar... Siz hiç ağladınız mı ay ışığında? ... Peki, siz hiç Beyrut'ta Beyrut'ta tarla gördünüz mü? Cesetlerle ekili gül verdiniz mi? Sessizce, çiğnemeden... Ve sordunuz mu soracak kimse yokken? Siz hiç ağladınız mı ay ışığında? ... Sahi sizin hiç Ebu Gureybte, Boğazınıza urgan atıldı mı? Sürüklenerek sırtlanların ininde! Öldürün beni piçim var dedi mi? Zulmetin bağrında ıraklı nur... Siz hiç ay ışığında ağladınız mı? … Seyrettiniz mi sırça köşkünüzden, Cam fanusta kan kokan misketleri? Düşündünüz mü davayı ve sarsılan vuslatı, Yüzünüzü zift bürümeden? Titredi mi soluğunuz, ürperdi mi vicdanınız, Seherde sadece birkaç gece birkaç kez? Yatağından fırlayıp gecenin kör vaktinde, Karanlık yırtılırken… Hay! .. Sahi siz hiç ay ışığında ağladınız mı? … Peki, siz hiç düşündünüz mü? Bir akşamüstü muhteşem maziyi acı acı... Ve şimdi ve şimdi ölüden de betersin. Çoraklaşmış ufkunla tasasız ve vefasız Garbın karanlık ve iğrenç tuzağını hazmetmekte... Yetmez mi bu kadar zillet! Nefsinin gölgesinde… … Gelin ne oldu size, Ey eşsiz millet! Gelin kurban olayım ümitsizlik yok hâşâ! Yeniden şahlanalım gözyaşına bürünüp… Hakka eşik olalım… Rabbe âşık olalım. Ağlamasın Vaadlar bayram etsin Mahmutlar, Kararmasın şakaklar coşsun mazi yeniden, Coşsun sevdalı gözler meltemler estirelim, Akın akın yetişsin tekrar beyaz atlılar. Sen çileli yiğit hislerine ne oldu? Ümit korku pür edep alev alev gözyaşım… Duygularım kördüğüm,utandım gözyaşımdan,. Hay! .. Siz hiç ay ışığında ağladınız mı? Siz hiç ay ışığında ağla MA dınız! ... 28.06.2006 Ömer Ekinci Micingirt Softa Durun hele kim âsi, kim medeni kim softa? Yalan tarih güruhu, softa kimin tarafta! 23.07.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Soğanlı Bembeyaz kuşatmış ağır hatıra, Hüzünle diz dize yaslı Soğanlı, Bu bir acı destan sığmaz satıra, Kederli tasalı hisli Soğanlı… Orkestra ney sesi kuşlar ırmaklar, İç içe baş başa başsız kalpaklar, Efsunlu ağıtlar kardan konaklar, Ölmeden ölmenin aslı Soğanlı… Sormuştum baş koyup acaba niçin, Ne desem bilmem ki basiret… Geçin, Yüzbinler buz oldu bir deli için, Maziye haykıran Karslı Soğanlı… 07.11.08 Bursa Soğanlı Sarıkamış dağ ve yaylalarının bulundu bölgenin ismi... Ömer Ekinci Micingirt Soğuk Sesler Sükûn sarmış benzimi, gurbet değil hengâme, Hasret kemirir beni, kâbus çöktü enseme. Duygularım karakış, keskin ayaz savurur, Kefen kokusu iklim, kalbim küt küt küt vurur. Bazen gurbet ötesi, hisler sarıyor yer yer, Amansız yürüyorum biraz korku biraz ter. Gösterişsiz edayla daldım sanki derine, Zaman delik ben dertli bu dünyanın varı ne! Şu gurbetin ardından gördüm ki her şey yalan, Her bayramım bir matem, düğünler falan filan. Bir ömür baştanbaşa, çile ve bilmeceyi… Ümit korku beklerim mertek boylu geceyi. Tezek yok ki gurbette, soğuk sesler duyulur Nasır bilmez ellerde, hay huy ile yuyulur. Gösterişsiz edayla daldım sanki derine, Zaman delik ben dertli bu dünyanın varı ne! 09.09.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sokak Hidayet, takva, iffet Yüzün ne kadar güzel Hele anlat tarif et Lütfeylemiş gizli el Ve incecik kâkülün Sanki zümrüt tentene Gülü müsün bülbülün Yok, emsalim desene Sokak böyle olacak Sükûn sarmış her yanı Yüzlerde yitik sancak Cezp ediyor insanı 06.11.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sokak Çocuğu Gel beraber günlüğünü yazalım, Suçlu biziz sen değilsin kömür göz. Hortumlandık affet bizi güzelim, Suçlu biziz sen değilsin kömür göz. Sen gelirsin nere kaçsam gözüme, Gel bu akşam başını koy dizime, Köprü altı tükürüyor yüzüme, Suçlu biziz sen değilsin kömür göz. Can yavrucuk köpek kadar korunsan, Karnın açtır bir yuvada barınsan, Sırça köşke! Tinerciysen, sorunsan, Suçlu biziz sen değilsin kömür göz. Zengin çoktur zekâtını vermeli, Çözüm gerek devlet kafa yormalı, Şaşı gözler artık bunu görmeli, Suçlu biziz sen değilsin kömür göz. Ellerin çok isli bakışın acı, Deşildi çıbanım sensin ilacı, Ömer'e gardaş ol gitsin utancı, Suçlu biziz sen değilsin kömür göz. 21.09.2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sokak Köpeği Kemik düştü düşüne Köpek bu ya işi ne Köpek sarmış her yanı Rahat bırak hayvanı! Şatolar ve sunalar Her odada fino var Kangal asil cins köpek Finolaşmaz gözü pek Sen namuslu hayvansın Namussuzlar utansın! Medya patron ve hortum Hortumlandım oturdum Ve çirkef çark kuruldu Gericilik soruldu Plan gerek din yafta Sisi lazım bu hafta Hey ramazan mübarek Gaflette orta direk Tren bakar öküze Öz kök denen köksüze! Yalan-gerçek unuttuk Elli yıldır kül yuttuk Vicdan bonkör ben sağır Taşınmıyor çok ağır Simsiyah köle gibi Yurdun gerçek sahibi Çakal kızgın bu leşte Silahşör çok kalleşte Hem söyledi hem sordu Esiyor korku sardı Bu ne celal ne telaş Su sızdı yavaş yavaş Zikzak dümen yamuk çark Talan bitti son durak Deniz domuz devlet mal Mezar hesap ve hamal Hak -batıl, yalan-gerçek İlelebet sürecek 21.09.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sokaklar Nasıl oldu bilmem öyle bir anda, Yüreğiyle geldi taht kurdu birden. Rüya gibi aynı eşsiz cihanda, Kuşattı her yanım en derin yerden. Kaybetmek hissiyle hep nabzım durur, Vuslata erer mi acep bu rüya? Hep bazen yemyeşil bazen pembe mor, Dingin sokaklarda yattım uykuya. 28.04.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Solgun Rüyalar sizin olsun, vedalara katınız. Yâr olmak bedel ister, bu mu liyakâtiniz? Geceye doydum artık, nerde kaldın meşale, Gel gitlerle iç içe, hapsoldu takatiniz. 29.05.09 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Son Dantelâm İçime sensizlik çöker, yaralar. Hasret yağmurlarI girer düşüme, Yokluk eşya varlık başlar naralar. Ayaz günlerdeyim gel de üşüme! Renklerin buğulu, hislerim eşsiz Son dantelâm; sen ki yaş ol yaşıma. Kuşat gel ruhumu gizlice sessiz, Tabutum geçerken gelme peşime. 14.02.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Son Hadde Çıplaklığını giyinip; soyundum loş caddede, Yürüyorum berduşça mâna ile maddede. Nefse siper mi zekâ, belki büyük tehlike, Tahsisatı bitirip; tükendim son haddede! 25.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Son mektup Kurulan her pusu, soysuza bayram, Neden bu soysuzluk,neden diyorum! Benimle birlikte kızıyor kirvem; Ben büyük tuzağı,düşünüyorum. Azgın fahişeler, mayın doğurur, Bu kimin vebâli, ben benim diyor. Derin vadiler de düşeni vurur, Düşen vuruldukça yer gök inliyor. Vuslata son mektup,yatan her yiğit, O anki coşkuya dokunma sakın. Mutlak vadedilen zamanlara git, Gel gel duyacaksın, O gün pek yakın. 15.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Son Nokta Hayat bir fısıltı, ne derse desin, Sonu yok,son nokta yeri herkesin. Sahilsiz yürüyüş kıyı engebe, Koş tekne geliyor yolcu nerdesin! 30.09.10 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Son Türküm İlham çiçekleri ek Turuncu türkü söyle Mısralar aksın tek tek Ruhum köpürsün şöyle Benim son türküm olur Vuslat denilen şeyle Dört biryanda duyulur Zâr zâr inleyen neyle 13.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sonra Git Gel hele yitiğim sana ne oldu, Ay yüzün çevirme dur bak sonra git Bu can sensiz mecnun, perişan oldu, Bambaşka yastayım gör bak sonra git Yanıyor yüreğim fecir tutuştu, Varlığım virane baykuş ötüştü, Bendeki hüzün aşk dillere düştü, Bir kırık besteyim sor bak sonra git Görüyor gibiyim pâr pâr nazını, Ne kadar mahzunsun göster yüzünü, Büyü giz iç içe, sakla gizini Yemyeşil histeyim bir bak sonra git 13.10.2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sonsuzluk Tevbeler yerine mutlak erecek Belki de günahla aynı saatte En acı dehşeti kimler görecek Sonsuzluk son bulur gayyalı katta 02.02.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Soyum Affet beni Allahım, Sen Ğafûrsun Sen Rahîm, Gayri soy sop tanımam, zürriyetim İbrahim. 17.02.2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sözün Kısası Hakikati gizleyip, katırlara at dedi, Güneşe şaşı bakıp, gölgeleri sat dedi. Hep gerçeğe muhalif, iradeyi güldürüp; Mâziyi perdeleyip konuyu kapat dedi. Başladı münakaşa ne söylersem yut dedi, Vuslat nedir sorunca böbürlenip git dedi. Rest çekip bekleyince, bedbaht adam çıldırıp; Sahibine bakmadan, hınzır bana it dedi. Dürtüleri boşlukta hâlâ şerri tut dedi, Şirki şirkle boyayıp sonsuzluğa put dedi. On dört asrın ruhunu tozlu rafa kaldırıp; Uzun sözün kısası, uyu uyu yat dedi! 09.05.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sözün Özü Ömrümü vurdum yere, hayal gerçek gülerim, Kan rengi gülüşlerim, ense köküm karakış. Ak alnıma kazınmış zifiri düşüncelerim; Yalnızlık koca mızrak,gece ben ve yakarış. Bulun havarileri, toplayın dürzüleri, Medeni puştlukları bir kenara atamam. Kadı yok saraylarda, kırın terazileri, Gözleriyle yaşayan, perdeyi anlatamam. Sevgi, niyâz, aşk namaz, nerde hadi be sende, Beden ve organlarım, kurşun gibi şer şerde. Üfürürüm körükte ve aklım değirmende, Sözün özü yakarış, tevbe af yok mahşerde! 11.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Srebrenica Afaki sözlerle bekleyip durdum Tarihi kültürü feni kaybettik Srebrenica ah yaralı yurdum Yakıldık yıkıldık dünü kaybettik Gözyaşım soğudu çatlar derece Ateş yağıyordu sanki o gece Yüzümü çevirdim göğe sesizce Tecelli ettiği ânı kaybettik Çığlık çığlık hasret yarası benim Tufanda dolaştı sarhoş bedenim Bu mahzun şarkıyı çalma nedenim Bir nesil derbeder O'nu kaybettik Üst üste iç içe azap bıraktı Çeçenya Filistin Irak kan aktı Bosna'ya koşanlar çark edip baktı Vicdanı izanı şanı kaybettik Ağlayın köhnede gizli ağlayın Yunus'la diz dize sözlü ağlayın Diriliş bürünüp özlü ağlayın Amansız vâdide kanı kaybettik Izdırap fışkırır toprağı deşin Kan kokar dağ bayır bacı kardeşin Bir eski meyhane tıpkı gidişin Biz seni kardeşim seni kaybettik 21.07.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Su Su nurdan çağlayan, rahimde çocuk, Masmavi aşk sevda ırmaklarda su Onunla döşeli, şehir köy bucak, Ezelden ebede aktı akacak Mecnun olup yandı, parmaklarda su Mevsimlere inat, gece ve gündüz Maverada bulut, yapraklarda su Ağaçta kırağı, musallada güz Su ışık su tekmil, su yetim öksüz Yüreklerde sevda, topraklarda su Ahenkle tüllenir latif nefesi Alev alev yanar, dudaklarda su Yanık bestelerde mana su sesi Hasretle iç içe dağlar herkesi Dövünür dolaşır yataklarda su Yıkanır ölüler, paklanır sağlar! Kederde neşede laklaklarda su Zülüfte ıslanır gözlerde ağlar! Ateşte alışır, gazapta dağlar Alt alta üst üste, yapraklarda su Tuna boylarına sen yaramazsın Gözyaşım olsan da yanaklarda su Hüznümü yoklayıp hiç aramazsın Yetiş "ab-ı hayat" deş yaram azsın Fıçıyla boyanmış konaklarda su Su hikmet su idrak, Kevserli Irmak Firdevs'in cilvesi, şakaklarda su Su sitem, belki de hedefe varmak Keşfetmek yeniden aşkı haykırmak Ve müthiş musiki sokaklarda su… 07.12.08 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Su Gibi Sen ki nazlı sitemkâr, koş gel iklimine sal, Kavuşmanın şevkiyle uzatıver ellerin. Gelmez gelinceye dek boğmakta sensiz masal, Sen-ben hasret iç içe, kilitle güzellerin. Çakırkeyf sokaklarda gel gör ben yürüyeni, Perişan gecelerim suskunluğumdan belli. Avuturum zamanı peşinden sürüyeni, Süprizlere gebedir, teselliler besbelli. Taptazesin su gibi,ışıkların vuracak, Her bakışın yepyeni rengârenk semâvîdir. Ömür bize yeniden bir ömür doğuracak, Ve seninle birlikte gelecek masmavidir 14.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Suç Ve Kabahat Koruyan besleyen, uyuyanda var, Zevk-i şartlanmalar ne acı resim. Kurdun iştahıdır uyuyan davar, İdrâk nispetinde, var -yok merasim... Ölümlerle seviş, seyret derinden, Sonuç birkaç okka mezar taş duvar. Usta eserinden aslan yerinden; Beni şu çok gülen haydutlara sor. Söyle ağlamaklı kaç resim kaldı, Beyne hükmedemez, kaygısız rahat. Koskoca adamlar tek tek alçaldı. Yönelişin adı; suç ve kabahat… 15.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Suizan Ham hayalle bir ömür sahibine bakmadan, Takılmış görünüşe gırtlağında sûizan. İffet hayâ namus ar şahsiyet bırakmadan, Düşünmez ki hesabı, ne hesap var ne mizan. Hem çileli oyunda bütün kapılar açık, Ne gerek sûizana yüz yüzeyiz apaçık, Öteye bak Micingirt akıllı ol azıcık, Kazanmanın mantığı hüsnüzandır hüsnüzan. 02.03.07 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sultanım Aklı irâdeyi attım da geldim Zaafım ruhumu gerdi sultanım Gâm keder üzüntü sattım da geldim Duygular hükmüne erdi sultanım _______"Veliyyen murşidâ" buyurmuş ayet _______Gerçek sevgiliyi buldum nihâyet Dirilten deryâya daldım sizinle Çilenin zevkini aldım sizinle Aşk ile hizâya geldim sizinle Mevlâna Şems'ine vardı sultanım _______Vuslat takdirine ermekse şâyet _______Vardım idrâkine belki hidâyet Semâvi bahçede hisleniyordum Dökük hecelerle sesleniyorum Yaş döküp markata yaslanıyorum Avluya ışıkla girdi sultanım _______Bu öyle ışık ki ölümsüz sanat _______Ancak ve sadece O'na itaat Perdeyi terk edip geçilse bile Bu hayat bir hâyal belki aşk çile Pişmanlık ötede boşa nafile "Yâ Râb Ben Pişmanım" derdi sultanım _______Büyülü bir meydan efsunlu adet _______İşte dost meclisi işte ibâdet İrem bahçesi bu dirilten bahar Keşke nidâları peşinden rüzgâr Küfrün gayyâları hâşâ ne arar Rahmet bulutları sardı sultanım _______Bu nasıl bir yanış bu ne celâlet _______Yürekten duyulur ezel ve ebed Gayrisi aslında şeytana secde Çöl kokan yüreğim gelir mi vecde Yol, hakka giden yol tövbe var hac'da Yaş döküp diz çöktüm durdu sultanım _______Gözyaşı ırmağı renk renk icabet _______Vuslat çırpınışı mübarek markat Gerçek bu her zaman arayamadım Bilmem ki ömrümü nere yamadım Kendimi kendimden koruyamadım Zekâ beynimdeki urdu sultanım _______Gölgene yaslanan her can selamet _______İster halvet eyle ister selam et Yalnızlık, Allah'a mahsustur derler Asla eksik olmaz siz gibi erler Sizle cennet olur mübarek yerler Şu Durak ne güzel yerdi sultanım _______Üç minâre var ki âhengi mâbet _______Hu hu nağmeleri sonsuz şehadet Sükûtun nasihat, ârifibillah Her asra müceddid gönderir Allah Ve "Hizmet Nimettir" koştum inşÂllah Bir güzel kalbimden vurdu sultanım _______Mecnun'un tutkusu aşkı tek ümmet _______Şad et tebessümle yeşert mürüvvet Kimisi çorbayı yemeğe gelir Nankörler emeksiz, emeğe gelir Kimisi pişmanım demeye gelir Ateş-i suzân ki nardı sultanım _______Cezbeler hıçkırık sükûtlar naat _______Sen gavsül âzam mevcudat şahit Yeryüzü, gökyüzü, kışı, yazı var Kâinat mührünün sizde izi var Ve Hakk'ın perdesi, gönül gözü var Yanık sinelere yârdı sultanım _______Keşke çeşmesinden başlar tilavet _______Ve çaylar içilir başlar sahavet Her yanda bir sufi getirir tekbir Her renkten her ırktan münafık kâfir Dönmeyi unutur giden misafir Kardeşlik postunu serdi sultanım _______Teslimde aksağım sultanım affet _______Sendedir her desen sendedir saffet İsmin yutkunurum, yeşerir vezin En son müjdecisi sizler sonsuzun Belki Varaka'sı son kılavuzun Görmeden göreni gördü sultanım _______Sende tattım aşkı sende muhâbbet _______Sende kalp sadâkat sende kerâmet Hâşâ huzurunda konuşmak hata Hâl makama gider makam fıtrata Senin olmadığın sensiz hayata Şu Micingirt kördü, kördü sultanım _______Ey asrın güzeli sultanım heyhat _______Sende kurtuluşum sendedir himmet 26.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sultanlar Sultanı Geriye bir dönüp antik bakmadan Çileyi kucakla zamana yürü Sabrı, kanaati aç bırakmadan İzana irfana imana yürü. Sağında solunda önünde vuzuh Sokaklar arası ham fikir ham ruh Her yöne göz kırpan yığınlar güruh Sen seni doğuran mekâna yürü. Beşikten mezara hep cürüm serdik Hep hazan hep hazan hep hazan verdik Ab-ı hayat değil gözyaşı derdik Lokmanı hatırla dermana yürü. Leyla'yı sevmeye gerçek aşk gerek Başkayı neylerim Onsuz diyerek Emsali emsalsiz yükler çekerek Hasatı büyülü harmana yürü Kendime sitemim döndü bu gece Meçhulün bağrında aşk bir tek hece Yürekten fışkıran müthiş derece Sultanlar Sultanı Sultana yürü 25.01.09 Ömer Ekinci Micingirt Sunam Gülistanda seni gördüm Hayellerim bezer sunam Turnalardan haber sordum Ceylan gibi gezer sunam Soğanlı'dan haber saldı Sinemi kor ateş aldı Sunam benden ayrı kaldı Sessiz mektup yazar sunam Ben gurbette sunam orda Kavuşmamız sanki zorda Az ötede vallah darda Sensiz yaşam üzer sunam Yok, olasın kara sevda Ben ellerde sunam evde Rüya gibi kuşat sev de Bala şerbet ezer sunam Sunam oldu nurlu ana Üç kuzucuk verdi bana Şükür ettim Yaratana Dua ile bezer sunam Derken canım Sultan yazar Ruhu yüreğimde gezer Ya kavuşmak ya da mezar Belki ağıt dizer sunam Ömer Ekinci Micingirt Sungur Ağabey Ey vefakâr adam o sesi dinle İçimde hasret var ızdıraplar var Nice dağlar aştı senin derdinle Dön geriye seyret kimler bahtiyar Fatih mahşer yeri dün sabah erken Güneşte hararet bulutta sükûn Diyanet reisi helallik derken Bambaşka efkârda yine ben bu gün Seccadem çöl gibi yüreğim tipi Ahu zâr başladı hemen peşime HasbinAllah dedi yolun sahibi,. İstikamet verdi yakarışıma Bir ömür hasretle ölünceye dek Üstatla birlikte Risale-i Nur Sonsuzluk azmiyle onla beraber Koştu üstadına Ağabey Sungur 04.12.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sunuyorum Sanıyorum Sırtımda koca dağlar "Ağlarsa anam ağlar" Sanıyorum! Yanıyorum! Yan, yandıkça yeşerir Ruhum mum gibi erir Yanıyorum! Anıyorum! Mazi sükûnla dolu Ve gözlerim buğulu Anıyorum! Kanıyorum! Dört yanım şehit sesi! Öte ve endişesi! Kanıyorum! Donuyorum! Buz kesilmişim meğer Duyularım yanıyor Donuyorum! Kınıyorum! Şehvet yüzlü heceler Edipsiz dereceler Kınıyorum! Yonuyorum! Duyguyu en yerinden, Ağır ağır derinden… Yonuyorum! Sunuyorum! Ben ve nefsin atını, Şiir mehâbetini. Sunuyorum! 17.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sus Ağlama yaş döküp gözlerine yük, Fısıldayan köhne zamanlarda sus. Sükûtun ahengi tatlı bir ufuk, Şafağı inleten kemanlarda sus. Umut huzmeleri her gece çeşit, Gönlüm çağıldıyor kulak ver işit, Gel beni hatırla derinlere git, Yapayalnız bensiz akşamlarda sus. 08.07.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sus Bülbül Sabır yangınında vuslat var ama Bilmem daha nasıl kalabilirim Ötme bülbül ötme değme yarama Belki kokusunu alabilirim Her seher her seher sesleniyorum Hicran katarından besleniyorum Yakıyor ötüşün hisleniyorum Seni de sevdaya salabilirim Ağardı saçlarım verdim ecele İster ezber oku ister hecele Ezanlar okunur işim acele Görünce secdede ölebilirim Fecir büyülendi bak yavaş yavaş Yüreğim sancılı gözlerimde yaş Belki de vuslat var ağla arkadaş Bir tatlı rüyada bulabilirim Renksiz gecelerde bekleyip durdum Kalbin hu hû'ları cezbeye vurdum Yüksek hayalleri seninle kurdum Senli sevdalarda gülebilirim Hem yüce ruhlarda gözyaşı bâde Ben ise elemli ziyâdan geda Vallâhi edemem derdim ifâde Hüznün güllerini bilebilirim Hele anlatıver yok mu var mısın Sükûn mu efkâr mı ahuzâr mısın Kurbanın olayım duyuyor musun Uzaktan el salla gelebilirim Şu öksüz garibi unutma sakın Çok şeyin fethidir senin firâkın Nihayet muştusu o gün pek yakın Bir damla gözyaşı olabilirim 12.09.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Susadıkça Yaşlı bir çınar gibiyim susuz kalan Karanlıkta üşüyen Dallarım çıtkırıldım Alnından öptüğüm yağmur nerdesin Dibimde namussuzlar Tepinir nâra atar Gölgeliklerimi ezer İnadına kadeh vurur Şerefe der Ben susadıkça Şerefe dostum Hangi şerefe Gövden pek doğurgan Ve gözlerin soğulmuş Tıpkı ikiz anası kalp atışların Yüzün kırık tabut Bakışların korkusuz Dört mevsim ölüm sağıyorsun Farkında mısın be adam Cigara haraç, idrak ezelden mahpus Şişelerin ırgadı gel hele Reva mı böyle Duyuyor musun? 20.04.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Susma İstanbul Sevdalı gönlümle geldim kapına, Dur çehreni asma,asma İstanbul. Meftunum muştuna kutsal tapuna, Derdin nedir susma, susma İstanbul. Nebi'nin gözdesi İslam'ın mülkî, Vefanın belgesi şehr-i hakiki, Sokaklar berduşsa suç bende mi ki Arsız poyraz gibi esme, esme İstanbul. Seninle sensizim piştim kavruldum, Mecnundan Ferhat'tan beter savruldum, Takatim tükendi sustum devrildim, Yarama tuz basma, basma İstanbul. Haliç durgun akar gözlerinde yaş, Bu ne tasa gamdır böyle arkadaş? Mevsim boğuluyor duruşun ayyaş, Nefesimi kesme, kesme İstanbul. Ekinci biliyor derdini amma, İzahı karışık biraz muamma, Yeniden Fatihler doğurmaz sanma, Bu garibe küsme küsme İstanbul. 24.03.2006 Ömer Ekinci Micingirt Susun Artık susturdum onu Nefs ya bu ulur meler Ölmek doğmanın sonu Ateş ve pervaneler Hayret kutsal şey demek Ondan hep ayaktayım Var mı O'na dönmemek Sorup aramaktayım Başlatın hu huları Silkelenmek ne çok zor Öldürün tutkuları Susun başım dönüyor 08.06.12 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Suzan Bahtın cefa imiş iffetli yüzün, Yanar Hak aşkıyla kıvranır Suzan. Resimler silindi hatıran hüzün, Selamda huzursuz davranır Suzan. Söyle kurban öyle neden durgunsun, Kendinden geçmişsin sanki yorgunsun, Biz kardeşiz artık kime vurgunsun, Yüreğim tarumar söylenir Suzan. Yılları unuttum gönülden ırak, Dedim ya kardeşiz gururu bırak, Ölürsem cinlere çaldır çıngırak, Gördüm ki bebekle eğlenir Suzan. Biz aynı kilimden farklı nakıştık, Kelamlar eyledik dostça bakıştık, Kaderde böyleymiş böyle yakıştık, Gönlümde hüzzamca neylenir Suzan. Savruldu hicranım kül oldu ciğer, Aşkım sana değil Leyla'ymış meğer Çevirme selamı verirsem eğer, Selamı verince yaylanır Suzan. Sinem kebap oldu ateşmiş Suzan, Yanar kıvrım kıvrım tutuşmuş Suzan, Çorbası dualı yetişmiş Suzan, Ömer'de içince huylanır Suzan. 29.01.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükût-u Lisan Uyan deli gönlüm kime varmışım, Dışım güler lakin içim hafakan. Yer yer engebeler, zonkluyor başım, Görünür bir ışık bilmem ne zaman. Ayrılık vaktine sözlerin kalır, Tutsağım ben sana mevzu derinde. Her gecem sabaha titrer mıhlanır, Bir yıkık söz saklı eşiklerinde… Sızlar kuytularım inceden ince, Yanar yüreğimi alır gözlerim. İçime ayrılık hissi gelince; Eşsiz bir hasretle dolar gözlerim. Sükût-u Lisan hem senle duyulur, Renklerin köpürür ruhuma eser. Vuslatım vuslata senle yol bulur, Gül, mahzun düşlerim senle gülümser. 18.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükût Sus da dinle ey gamsız, Sukûttan edep vakar. Bir sorarsan bin dinle, Ve tefekkür nur akar. Susmaktır ilk merhale, Boş laf dehşet şekavet. Muhabbettir hakikat, Habib-i Hak şefaat. Ya Rab! Bana ihsan et, Bîçareyim insanım. Hal dilimle her daim, Aynı olsun lisanım. 27.12.2005 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükût Bilmez Karanlık ışık saçar, çivi çiviyi deler, İmkânsızlık yok asla ikliminde uzlaşır. Mantık kime gem vurur, arsızlaşır gülmeler, Derinliği fark edip; gülen de sonsuzlaşır. Kaçıyorum kendimden, koptukça prangalar, Tutsaklar vadisinde arıyorum kendimi. Kırılır mı bilmem ki zihnimdeki halkalar, Sükûtla yükleyelim, sükût bilmez bendimi. 14.06.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükût Etti Sükût Etti Bu nasıl bir iştir bu neyin sesi? Sarar suratımı ufuksuz eda… Belki de tükeniş, yok emaresi Yorgun gecelerde kime elveda… Yaktı bu fanilik birde naralar, İnim inim yollar, yine of çekti. Her bucak bir ölüm, çarpıp yaralar, Az kalsın içime kan inecekti. Beni kimler anlar tenha caddede; Baktım ki habersiz benden her biri. Bir ben varım yalnız birde seccade, Çığlık sükût etti, döktü şiiri. 26.05.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükût Güzeli Bir çiçek bekledim ayazda gelen Ve güle rastladım her yanı titrek Nihayet ruhuma açtı kardelen O sükût güzeli söze ne gerek. 05.04.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükûtum Sabırım sükûtum edebimdendir, Çakala yenilir koyun sanmayın. Şehitlik vuslattır buyruk dindendir, Satılık beyinler oyun sanmayın! Ellerini açmış ediyor niyaz, Sükûtu büyülü bakışları naz, Bestesi hoşgörü düşman olamaz, Mevlana torunu hain sanmayın! Nefsime saldırın lakin darılmam, Sırtımda taşırım bıkıp yorulmam, Saldırtmam davama yakar dürülmem, Nefsine satılmış beyin sanmayın! Rikkatle bakınız şaşkın hissizler, Ve ulu davayı satan yüzsüzler, Vicdanı satılık pür beyinsizler, Flört vadisini düğün sanmayın! Hiddetlendim Ömer ruhum gerildi, Sabır, sebat, iffet yere serildi, Nesiller peş peşe sele verildi, Tefekkürü, zikri ayin sanmayın! 07.06.2006 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükûtuma Yaslan Kan kırmızı düşler, yirmi dört saat, Hâl makam herkese açılmıyor ki. Dünya bu bitmez ki, çile nihayet, Zifiri zamanlar,içilmiyor ki. Nefesim bir soluk, aileden ırsi, Sıtmamsı bir durum, yer altan alttan. Döşüme yatırdım, edeple hırsı, Hırs edep ben de mi, oksa fıtrattan. Elliye yaklaştım, bizarım kırktan, Sabır taşlarımı yitirmişim hem. Bıçak emiyorum susuz çıkrıktan, Mavzerden dert yaptım, hançerden merhem. Mecnun serkeşim ben, dem diyecekler, Yok yok frengili, bendeki yürek. Huzurda upuzun, kim diyecekler? Vurdukça mor kazma, ses verir kürek. Sen de gel kazma vur, bin bir ah işit; Paramparça hüzzam, susar bu şehir. Sükûtuma yaslan, yaş dök ağla git, Hesap vakti ateş kusar bu şehir! Buz kar yağmur dolu, gözlerimde sis; Kitap yazdım oku, ay ışığında. Yılan çıyan gelir,cürmüme mahsus Feryadımı sakla, kırışığında Titrek sarsıntıyla buldum huzuru, Sonun eteğinde, öyle bir gece… Biraz keşke'lerim,biraz göz nuru Ağladım mezarım genişledikçe! 27.08.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükûtun Rengi Bu gün çocuklar gibiyim Gözlerim avuçlarıma sığmıyor Uçup düşüyorum takvimlerden Bakmayın yaşımın kırk sekiz olduğuna Hâlâ on sekiz edâsında… Bu gün çocuklar gibiyim yine Salmışım kendimi iklimin musikisine Ruhum sakin dupduru Dupduru yüzüm Annemin ak sütü tıpkı Ellerim ufukta gözlerim ellerimde Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir On sekizce oynaşırım Gâh bıçkın delikanlılar gibi Bu gün çocuklar gibiyim yine Gözlerim avuçlarıma sığmıyor Uçup düşüyorum takvimlerden Ölümün gözyaşı tırmalıyor arada Şu kıllı kulağımı Kendime geliyorum, Neşvelerim yerlere savruluyor. Sahilsiz acılarla boğuşuyorum, Ateş yağıyor peşimden Meçhul bir kente doğru Kıpkızıl koşuyorum Kötülüklerim hırıltıda Kendimi arıyorum ufkumu köpürterek Görüyor gibiyim derince bakınca Az ötede engebe vuruyor suratıma Omzumda akıbet korkusu Kucağımda vuslat sevdası Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir On sekizce oynaşırım bıçkın delikanlılar gibi Bir başkayım bu gün Bu gün çocuklar gibiyim Gözlerim avuçlarıma sığmıyor Uçup düşüyorum takvimlerden Sükûtun rengiyle 03.10.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sükûtun Sesi Alnım öpüverip kalbimden tuttu Vuslatı gizleyip aşkı uyuttu Bir şeyler fısıldar sükûtun sesi Görünmez bir âlem başka boyuttu 25.11.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sümme Hâşâ Dertler sabra muhtaç,sabreyle boşa Sabır-dert yazalım toprağa taşa Bir şey olabilmek her şeyi terktir Beni derdim ile koyun baş başa Huzur sevgi rahat, muhtacım derde Derdim başüstüne varsa kaderde Hâlâ şikâyet mi yok, sümme hâşâ Öncekiler hani,sonraki nerde! 10.09.11 Bursa Ömer Ekinci Micingirt Sürmelidir Mavi yeşil pembe mor ela göz sürmelidir Aşk kokan yaşlarını yarama sürmelidir O yaşa muhtaç ruhum, o yaş kucaklar beni Leyla için dökülen gözyaşı sürmelidir 05.03.09 Ömer Ekinci Micingirt Sürü İzandan soyunuk boz itin biri Sözü salyalamış akıtmış kiri Ar çatlatıp şarap çeker din eler Adı saklı bilmem kimin beygiri Cürmü ve vebâli kendinden iri Dizginle şu nefsi getir tekbiri İrâde uğrarsa gör neler neler Çokluğu yağmala hiçliğe yürü Kavgamız davamız öteden beri Sevdayı besleyen aşklardan diri İnançta ufuksuz nankör sineler Ancak ve sadece gerçekte sürü 09.01.13 Bursa

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.