Yayladağında

A Abdurrahman Kara
0 Altın Yaprak
Sabah kahvaltılarının katıklı ekmeği, Duzlu yoğurdu, sürkü, kesniği, Mis gibi kokan demli çayı ile başlarsın gün'e, Yayladağında… Cebel-iakra gibi Yukarıdan başlarsın şehri gezmeye Piknik vardır, tepeden bakar Dalıp gittiğin manzarasında… Bazen mutlaka bir yerinde Bir hâtıran saklıdır kucaklar seni Yeşil yeşil gülümser, serin serin… Yaşadıklarından Pişman olmamayı öğreten bir yanı vardır Yayladağı'nın… Her sabah işe gederken Bakmaktan bıktığın yüzler yoktur burada Aynı kişiler vardır her zaman ama Hep başka bir şekilde gülümser insanı Yayladağının… Ayakkabı boyattığın Kezzek' den Kocaman laflar dökülür de kalakalırsın!.. Her köşesi ayrı bir sürprizdir, Yayladağı' nın… Bulutlu bir gök gibi dingin ve derindir Lisenin karşısında parkta Randevularını bekleyen yeni âşıkları Cami önünde Bıyyığın çayını içerken Memleket kurtaran yaşlıları, Yaşlıların takıldığı İsmail KARAGÖZ' ü vardır Yayladağının… ğustosta öğle sıcağında cehennemken her yer Rüzgar ıslığı melodiyle çalan Kasaplısı vardır Yayladağının… Mazının dibinde kırdın mı soğanı Doğradın mı kamalak biberi Vurdun mu siresil' in gözüne Karşında hamam, önünde baraj Cenneti olur, Yayladağı' nın… Gelipte aklı kalmayan Yüreğinin bir ucunu Burada bırakmayan olmamıştır hiç Ama olur da Gitmek istersen küsmez sana bu şehir Bir gün gelmeni ister yeniden Aynı gülümseyen yüzüyle sana "Hoşgeldin" diyebilmek için

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.