Yokluğun Aklıma Düşende

A Acer Güven
0 Altın Yaprak
Yokluğun aklıma düşende Yollara düşüyorum, Üstüme, üstüme geliyor her şey Kaldırım taşları bir cellat gibi Her yolun sonu çıkmaza gidiyor sanki Dağa taşa vuruyorum kendimi Şehirden kaçıyorum, Yokluğun aklıma düşende İçim daralıyor, kendimden geçiyorum Duvarlar yıkılıyor üstüme İçtiğim su kan kırmızı Yattığım yer virane Her şey amansız bir kabus Gölgemden korkuyorum çaresiz Aklımdan korkuyorum. Yokluğun aklıma düşende Benzim sararıyor son bahar gibi Yapraklar düşüyor dallarımdan Sonra bir fırtına ,bir boran Bilsen iliklerime kadar işliyor hasret Gece gibi örtüyor üstümü hüzün Öleceğim tutuyor sanki Ya da dermansız bir dert sarıyor Terleyen avuçlarımı yüzüme örtüyorum Yokluğun aklıma düşende Gözlerin oluyor tan yeri Bulutlar oluyor tenin ,kar beyaz Seher yeli saçlarında bin pare Ve dipsiz deniz kadar derinleşiyor Gizliyor bütün acılarımı yalnızlık Hülyaların saklıyor beni sabahlara dek Ben yüzünü saklıyorum Yokluğun aklıma düşende Öksüz bir çocuk gibi kendime acıyorum Sayıyorum özlemlerimi her seferinde Şu koca dünyada bir başıma Tutunacak daldan yoksun Tüm yokluklara küfrederek Ve kopararak her şeyle tüm bağlarımı Bir başıma yapa yalnız Kurduğum dünyaya koşuyorum Yokluğun aklıma düşende Bütün korkular kapımı çalar Yine başlar kara basan Ve yine sonsuz bir elem Her şey yokluğunu haber verir Her kes yokluğundan bahseder Baykuş olur dünya alem biliyorum Gece kalleş bir avcıdır böyle zamanda Dara düşmüş bir sincap gibi çarpar yüreğim Yüreğim çatlayacak el aman diliyorum

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.