A Adnan Satıcı

Adnan Satıcı

27 şiir · 1962 — 2007

0 Altın Yaprak

Diyarbakır'da doğan Adnan Satıcı 6 yaşında babasını kaybetti. Bundan üç yıl sonra annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte Eskişehir'e yerleşti. Bir dönem Eskişehir’de bulundu. Daha sonra ilk ve orta öğrenimini tamamlamak üzere Diyarbakır’a döndü. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi’nin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün ardından, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Uzun yıllar edebiyat öğretmenliği yaptı. Son görev yeri Ankara Akdere Ticaret Meslek Lisesi’ydi. Bazı gazetelerde köşe yazarlığı da yapan Adnan Satıcı evli ve iki çocuk babasıydı. Şiirleri Edebiyat Eleştiri, Yeni Düşün, Yeni Olgu, Papirüs, Varlık, Ayrım Şiir, Evrensel, Kum gibi çeşitli dergilerde yayımlandı. 1984 yılında yayımlanan "Ülkesiz Şarkılar'la Yeni Türk Şiiri Ödülü’nü kazandı. "Serin Gel Ölüm" adlı şiiriyle 1994 yılında Dünya Şiir Ödülü'ne layık bulundu. Türk Tabipler Birliği'nin 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta hayatını kaybeden Şair Doktor Behçet Aysan ve 36 kişi anısına verdiği Behçet Aysan Şiir Ödülü’nü "Yerçekimine Uyan Portakal Çiçeği" adlı eseri ile 1995 yılında Cahit Öktem’le ("Melankolik Masal" adlı yapıtı) paylaştı. 1996-1997 yılları arasında Evrensel gazetesinde, "Güzeylem" başlığı altında kültür-sanat konulu köşe yazıları yazdı. Hayatının son 7-8 yılında Özgür Bakış, Yeni Gündem, Özgür Gündem ve Özgür Politika gazetelerinde düşüncelerini okurlarla paylaşmayı sürdürüyordu. Adnan Satıcı kendini şu satırlarla anlatıyor: "Yazıyorum ya, ha ben ha pişmiş tavuk! Gerçi tüylerim yolunmadan da mutlu bir hayat sürdüğüm söylenemezdi. Belki de aklıma her geleni kılçığını ayıklamadan söyleme cüreti, mutsuz hayatımın armağınıdır bana. Belki de sırf bu yüzden müthiş bir gevezeyim. Belki de ağaçlarının her biri çatlamış kalın kabuklarla kaplı, güvenliğinin üstüne tir tir titreyen bir mırıltı ormanında yaşamak tat vermiyor bana. Durup durup beklenmedik sesler çıkarışım, ya yanlış anlaşılmam ya da hiç anlaşılmamam bu yüzden."

Ülkesiz Şarkılar (1985)

  • Yerçekimine Uyan Portakal Çiçeği (1994)
  • Dokuzuncu Blues (1996)
  • Hep Unutur Uzaktaki (1999)
  • Poetika (2000)
  • Eksikti Geceler ve Bazı Günler (2004)
  • Sonsuzluk Sandalı (Masallar, 1996)
  • Burada Bir Orman Var (Denemeler, 1998)

Ödülleri

  • 1983 Yeni Türkü Şiir Ödülü
  • 1994 Dünya Şiir Ödülü
  • 1995 Behçet Aysan Şiir Ödülü

Adnan Satıcı şiirleri

Arama yardımı

Şu senin eşsiz sessizliğin kabaran yerlerinden duyulabilir pekâlâ mesela kolunun dirsek içine dokununca göğsüne başını dayadığında herhangi biri…

346

Nereye O uysal saçlarınla nereye, hem sen nereye Nereye ey gözleri gurbet Sınadım kendimi bir başka biçimlerle…

350

Sevgilim karakol menekşesi bıçkın İsmetpaşaya dik dik bakan joplu sopalı Anafartalar pervazında…

449

derinlik olmayı sürdüreceğim bu sığ denizde bir halkım ben, dünyanın kalbinde paslı bir hançer kabuk bağlayan yaranın altında kaynayan irin yurdumda konuk, içimde tutsak, uğraksız…

315

sürpriz yok, özgelik sizlere ömür alışverişte gram kaçırmıyor dijital teraziler birebir ölçekli aşk kuramına göre yargılıyorlar oracıkta asıveriyorlar itiraz edenleri…

302

Akşamlar rakılar laflar... burdan çıkınca Gün ortası bana da uğrayalım bir bir sağıma soluma, olmadı, üstüme başıma…

401

Seviyorum seni, ölümsüz bir meyvenin zamanlara eşit yüzyıllardan bu yana benim de pırıltılı diş izimi taşıyor güneşli geceler ağacında sallanan elma…

469

Daha önce de görmüştüm seni; Gezici bir yağmur ağacının Dallarından damlayan ılık kuş cıvıltısı Terden bir şemsiyenin üstüne.…

488

Bunu sana nasıl söylerim her şey bitti! Bittiyse eğer günün artık saatlerine benzer yürek kelimesi pervaneler denli…

371

Unut bildiğin tek türküyü suyu kıskanmayı bırak ateşi düşünmeyi o sana aldırmıyor…

407

biraz üzgün biraz kırgınım ama kavuşmak gibi ayrılmak da senin eserin sormasın mı yakınmaya da mı hakkı olmasın korkusunu saklayan kör cesaretin…

472

Bilmem nerden gelirdim, yolumu zaman kesti hayata lime lime ödediğim borç artıyor bir, beş, on; derken bir ömür ucuza kapatılmış yıllar yığını…

422

Büyük konuşmamalı insan birgün yenilebilir ıssız bir patikanın dar bükümünde neler bekler insanı kimler karşılar belki güneş yağmuru belki çığ…

351

Diyorum ve seni izliyorum hiç erinmeden dokunduğun her çalıya bir tutam yapağı bırakarak soyunup serildiğin kumsala ulaşıyorum senden bir adım sonra ancak…

438

Bu benim esrik yazım durmadan yalpalıyor derinliği bulandıran kıpkızıl mürekkebim çağırır gibi sessiz bir gülümseyişle bir şeyler mırıldanıyor anlamıyorum…

451

15 / 27 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.