Atatürk diyorki,amerika avrupa ve bütün dünya bilmelidir:ki, türk halkı her medeni ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve bagımsız yaşamaya katiyen karar vermiştir…
"Adnan Yeşiltaş halkın içinden halk Kültür'ünü özümseyerek yetişmiş bir halk çocuğudur. O aynı zamanda seçkin bir aydın, toplumcu ve yurtseverdir. Toplumcu şiirimizin ustalarından da el aldığı görülmektedir. Şiirleri şiir severlerin ilgi ve sevgisini hak etmektedir." - Ataol Behramoğlu- (Tanıtım Bülteninden) Adnan Yeşiltaş, Sivas doğumlu. Hani derler ya, Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş, Yaşar Kemal'in "İnce Memed"i gibi, ince uzun kara yağız bir genç adam. İnce Memed, nasıl şalvarlı, poturlu "ağa"lara başkaldırmışsa, Adnan da sanki, günümüzün "kostüm-kravat", kol düğmeli gömlek giymiş "ağa"larına kafa tutmaya gelmiş bu cihana… Efendiliğine "efendi", ozanlığına "ozan", amma, Kuva-i Milliyeci gibi savaşçı, Teşkilat-ı Mahsusacı gibi teşkilatçı. Onu tanıdığımda, 30'lu yaşların başındaydı. Bir yandan siyaset girdabının ortasında kulaç atıyor, öbür yanda emlakçı meslektaşlarını bir dernek çatısında toplamaya çalışıyordu. Şu anda Maremder Başkanı. Hümanist, yardımsever, merhametli su katılmadık "Atatürkçü"dür de hepsinin önünde "insancıl"lığı gelir. Ayın 14'lerinde, ay tolunay olduğunda, evinin boğaz manzaralı terasında, dostlarına verdiği mangal gecelerinde, alırdı sazı eline, sözü müziği kendine ait türküler söyler, Veysel'den başlar, Yunus'ta gezinir, Mahsuni'den, Neşet Ertaş'tan sonra bir dürüm molası verilir, sonra yeniden başlardı Nazım'lı, Mehmet Akif'li, Eşref'li sohbetler… O zamanlar bekârdı. Şimdi evli, kızı ve eşiyle mutlu bir aile reisi. Sanırım şimdi, en güzel şiirleri küçük kızına söylüyor, doğruyu güzeli öğretiyordur. Şiir kitabının kapağını bana toparlattı, arka kapağa bir yazı yazmamı istedi. Terastaki mangal gecelerinin bedelini mi ödetiyor nedir? Adnan'ın "hak dağıtımı" da böyle oluyormuş demek… -Suat Yalaz- (Tanıtım Bülteninden)
- ''Kanatlarım Kanıyor'' Şiir Kitabı 2016
Adnan Yeşiltaş şiirleri
dünyada aynı zamanda yaşamak büyük tanıdıklık büyük ortaklık…
Bir Gün Bir gün anlıyacagını anladıgım için içim yanıyor içip içip sana geliyorum…
Bir yanım .................................... Daglarına ovalarına yayılmışım dünyanın Her karıncası tenime degmiş…
Gök yüzüne bakar umutlar bazen yanagını sürer ana gibidir kardeştir dosttur bulutlar…
kıbrıs kaybebedilmiş topraktır kuru ayaz rüzgarlar önünde sürüklenen yapraktır…
NE ÇEKTİYSEM KORKUDAN SANA BAGIRMAMDA AYNADA ÇAGIRMAMDA ANNEMDEN UZAKLAŞMAMDA ÖYLE BIKTIM USANDIM BU KORKULARDAN…
önce ben terkettim sonra anılar senden sonra çivi bile çakmadım seni bıraktıgımdan…
ölü dogmuş çocuklar bagırtı çagırtı ölü…
Aylar yıllar sonra kalem gene elimde; şiir yazmak istiyor elim, bu defa sana. Yılanlar gene belime dolandı…
umut bazen dal olur yeşillenir dallanır kayalardan uçurumlardan…
Uzakta şimdi uzaklardayım yüregim darda geldi sarı saçın…
ELLERİM BAGLI DİLLERİM DAGLI DAGLARIM KARLI VAY İKİ GÖZÜM VAY…
yalnız kaldıgım zamanlarda gelenim gidenim çok oldu nar kırmızı ayva sarı eşitti insan…