..ey acılara tat veren güzellik Yüreğimize hoşgeldin Geldin de Çiçekli dallara döndürdün öfkemizi…
Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünü bitirdi. Bir süre çeşitli ortaöğrenim kurumlarında öğretmenlik yaptıktan sonra Çukurova Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Şiirleri, Edebiyat 81, Evrensel Kültür, Petek, Sanat Emeği, Somut, Söylem, Yapıt, Yeni Olgu gibi dergilerde yayınlandı.
Kavgalara Söylenen Sevda (1979)
- Soframda Kaval Sesi (1982)
- Bir Özlem Bir Türkü (1983)
- Acıya Kurşun İşlemez (1985)
- Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (1986)
- Rüzgarla Bir (1989)
- Ateşin ve Güneşin Çocukları (1991)
- Çukurova Çeşitlemesi (1993)
- Sular Tanıktır Aşkımıza (1998)
poèmes de Adnan Yücel
Sabrın çalkalanıp taştığı sulardadır Çığlıklarla parçalanmış uykularda Buruşturulup atılmış aşklarda Ve çalınmış mutluluklardadır…
Deniz yok olursa diyor bir çocuk Balık kaybolursa Ne derim benden sonraki çocuklara İnsanlar kaybolurken gözaltılarda…
Çıksam şimdi güzelliğin gökyüzüne Dolaşsam Görsem bütün tanrısal sevgileri Ölümsüzlüğün sofrasına bağdaş kursam…
Bilirsin ki en büyük acılar Hep ayrılıkla başlar Bir serüven olur her ayrılık Nasıl anlatsam…
Geceler midir tükenip giden Aylar mı yoksa ay ışığında Ey soluğumu soluğunda sevdiğim Sesimi sesinde dinleyip,yüreğinin rengine gönül verdiğim.…
Onurun çırpındığı bütün göğüslerde Azgın lokomotifler gibi her nefes Bir ses dolaşıyor yürekten yüreğe Bir ses…
Bir saz kadar mutlu Ve hüzünlü başlıyoruz bütün günlere Ve bir türkü kadar sıcak Biliyoruz kidağların göğsünü saracak…
ey herşey bitti diyenler korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler. ne kırlarda direnen çiçekler ne kentlerde devleşen öfkeler…
-Aysel Zehir için- Yarım kalan hiçbir yolculuk yok bu yaşamda Birbirine Karıştırılan hiçbir boyut yok…
(ateşin ve güneşin çocukları) (...) özlenen ateş yakılmıştı sonunda…
Neyi yaşıyoruz şu anda Nelerle sığmıyoruz dünyaya Aşktan Öfkeye geçiriyoruz birdenbire…
bunca yıl çığlıklar koşturulmuş bu yolda deli taylar gibi ter içinde çığlıklar savrulan bir yanlışa vurulmak için mi yoksa dağları yırta yırta yürüyen…
Sancısını yaşıyorsun kaç zamandır Yeni bir güne sevinçle başlamanın Yoluna ışık tutan sözcükler Var mı o günün ışıltılı kanatlarında…
Son çocukluk da bitmişti ömrümde Düşlerim belki kış ölüsü belki yaz Kırlara bahar yetmese de içimde Yüreğim nar çatlamasıydı sana kadar…
15 sur 36 affichés