Şiirin ölüm kalım savaşı verdiği bir dünyada yaşıyoruz. Gerici güçler gerçek bilimi gerçek felsefeyi gerçek sanatı boğma yolunda bütün çabalarını ortaya koyarken ince bilge kırılga…
Afşar Timuçin 1939 yılında Manisa ilinin Akhisar ilçesinde doğdu. Kökenleri Bakü ve Batum'a dayanan Timuçin, baba tarafından Azeri, anne tarafından ise Gürcü asıllıdır. Yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünde başladı. 1967 yılında, eğitimini tamamlamak üzere Kanada'ya gitti. 1967'de Montreal Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde lisans eğitimini, 1970'de İstanbul Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. 1968–1970 yılları arasında Fransızca okutmanlığı yaptı. 1981 yılında doçent, 1992 yılında profesör oldu. Bir süre Kocaeli Üniversitesi Felsefe Bölümü başkanlığı görevini yürüttü. Kocaeli Üniversitesi'nden 2006 yılında emekliye ayrıldı. Ataç, Dönem, Milliyet Sanat, Papirüs, Soyut, Yazko, Yelken, Yeni Edebiyat, Yeni Ufuklar, Varlık dergilerinde şiirleri yayımlanmıştır. Afşar Timuçin, Tuncer Tuğcu ile birlikte hazırladıkları, ilk sayısı 1972 yılının Ekim ayında çıkan Felsefe Dergisi'nin sorumlu yönetmenidir.
Çöl (1968)
- Tahir ile Zühre (1968)
- Destanlar (1969)
- Böyle Söylemeli Bizim Türkümüz (1974)
- Savaşçı Türküleri (1980)
- Boş Beşik (1981)
- Ey Benim Güzel Sevdalım (1984)
- Bu Sevda Böyle Gider (1992)
Afşar Timuçin şiirleri
Açıklara çıkalım boğulmamak için Günün kuytu yerleri şimdi harap İçimizde bir ezgi inceden inceye Bizi kendimize bağlarken akşam olur…
Açıklara çıkalım boğulmamak için Günün kuytu yerleri şimdi harap İçimizde bir ezgi inceden inceye Bizi kendimize bağlarken akşam olur…
Son mavilerin yavaşça Akşama ölgün seslerle döküldüğü Zamanları hareledim ince ince Uzayları ekledim uzaylara…
İyileşmez çocukluğum yüzündendir Bu dalgalar arasında gidip gelişim Bilge ve güngörmüş martılarla Benim işim sevinç, aşk bana göre…
Akşamın binbir rengi Deli bir tekne olur yüreğimde Nerede gül beyazı balıklarım…
Yorgun bir günden kalan Avuçların uyudu avucumda Saçların yüzümde, omuzumda Bana neler anlattı…
Gölgem ol ve beni izle Kimselerin bilmediği yerlere - Ne güzeldir ıslak kıyılar şimdi - Gülerek gidelim seninle…
Toplarız yansılarımızı sulardan Akşamlar kilitlerken suları karanlığa Akşamlar karanlığa kilitleyince suları…
Birlikte bir kıyıyı kuşattık Bütün tarihçiler eski kuşatmaları…
Bir seferden döneriz seninle bazı akşamlar Gün bulutları açık mora boyadıktan az sonra Bile bile karanlığın bizi kalın örtülerle örteceğini Son ışıklara dalarız koşa koşa gene de…
Akşamın binbir rengi Deli bir tekne olur yüreğimde Nerede gül beyazı balıklarım…
Beyaz bir gün üstüme kapanıyor Yeşilini süze süze ormanların Ah deniz dipleri neredesiniz Derin deniz dipleri…
Baba kar çok olunca balkonda Çıkıp kardan adam yapalım mı? (İyi giyiniriz üşümeyiz) Ama ya kar tutmazsa…
Ateş ve yağmur Bütün yanlışları yıkar götürür Gün gecenin sonunu temizler Ses arındırır sessizliği…
15 / 106 gösteriliyor