Zamansız Gidiş

A Ahmet Adıgüzel
0 Altın Yaprak
Ve sen gitmiştin, henüz ilkbahar yeni düşmüştü toprağa: Günlerdi... belki de saatlerdi sen gideli, Ayrılığın solmuş rengini almıştı duvarlar. Daha sonra yıllar geçti aramızdan Kim bile bilirdi ki bu kadar uzun süreceğini, Yılların bu kadar çabuk geçeceğini, Sen gitmiştin ve ben hala seni yazıyordum: Ama bu defa ilkbahar değildin, sonbahar da değildin, Senden bana kalmış garip bir mevsimdin. Yazıyordum, okuyordum, tekrar ve yeniden. Bu sendin, bu sensizlikti, bu öfkemdi, Bu bir zamansız gidişti. Şimdi ise yıllar birer birer eskimiş, Zamansız gidişin çalışmayan saatlere kazınmış; Ayrılığın solmuş rengini artık duvarlar değil, Bembeyaz karlar altındaki topraklar almış, Ve sen yıllar önce gitmiştin: O zaman ki kadar değil artık yıllar Daha kısa, daha hızlı, ve daha da zamansız. Biliyorum sevgili! yıllar ikimizden de çok şeyler götürmüş. Sen zamansızca gitmiştin, bense seni beklemiştim. Şimdi ise sen neredesin, ben neredeyim, Anlayabiliyor musun beni sevgili? Anlayabiliyor musun zamanın neleri değiştirdiğini? İşte bu da yılların bana verdikleri... Görüyor musun sevgili görüyor musun?

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.