Aşkın acemisiyim ve şiirin Yine de yangınlara söylemişim ömrümü Aşsız olabilirim kimbilir işsiz Seherlere gün işlemek kimlerin işi…
Ahmet Can Akyol, Tunceli doğumlu. Şiirleri ve yazılarıyla çeşitli yayınlarda görünmesi 1987’ye rastlıyor. İlk şiir kitabı 1990’da okurla buluştu. İstanbul’da ikamet eden Akyol, 1997-98’de Bursa’da yayınlanan Mozaik Şiir / Sanat Dergisi’ni yönetti. Bir dönem de İstanbul’dan yayın yapan özel bir radyonun (Radyo Umut) genel koordinatörlüğünü üstlenerek, şiir programları hazırlayıp sundu. Zaman zaman bazı dergilerde görünen şairin, çok sayıdaki şiiri de çeşitli seçkin sanatçılar tarafından bestelenip okundu, okunuyor... 'Sevinçleri Sevilerde Çoğaltmak Yürek İşididir; Ama Aynı Yüreği Yangınlara Sürmek, Daha Büyük Erdemdir! '
- Şafağı Kirletilmemiş Ufuklar (1990) , Gülvatan (1991) ,Ölü Sürgün ve Dersim (1994) ,Yüreğim Sınanmıştır (1996) ,Hüzündür Aşk (1997) ,Şairler Erken Ölür (2000) ,Seni Aşka Yazmalı (2002) .
Ahmet Can Akyol şiirleri
Geçer zaman aşk da biter Bir sonraya kederi kalır Çünkü bütün aşklar Eskimeyen acılar toplamıdır
Ağlama küçüğüm Sessiz bir acımazlık olur Yeryüzü senin ağlamanda…
Seni öpüyordum dün gece Uyandığımda yoktun Bir düş'müş hepsi…
I- Başım rüzgar olsa sesim fırtına Diyar olur yollar hicrana gider…
l- Ne zaman saçlarıma yağmur değse Korkuyorum düşlerim ıslanacak diye…
Bugün kederliyim, beterim bugün Sesime ses değse çığlık oluyor Üşüyor toprak, taşlar üşüyor Vuslatı yakın eden yollar üşüyor…
-Ey hüznümün kızı Asude Ayrılık eski bir hikaye Bir varmışım bir sen olmuşum Böyle de dalgınlık mı olur…
Önce bengisu yandı Derken bitap gözlerim Al güllerin gölgesinde Kaldı küllerim…
Seherler bekledim şafağı kutlu Mutlu günler için yarını utku Aşk diye bir ülke kurdum gönlümde Umudu içenlerindi sevdalar…
Coşkusu ırmakça olmalı sevginin kanı Durur mu yoksa güzellikler emek olmayınca Sev kendini ve çok şey yap sevdiğin için Yoksa hiç olur yaşam sen hiçbir şey olmadan…
Bir ateşin harına yüz sürdüm de Ben yandıkça benzim suları yaktı Payıma bir sıcak kucak dedikçe Bana ecel gibi gitmeler kaldı…
Gölgeler çoktan örtündü gecenin laciverdini Bir ben kaldım uyumadık bir de rüzgarların sesi Çetelem olmadı hiç hesabım kitabım yok Hep kanayan bir ıslık zorladı seherlerimi…
(Gidiyorum nefesin koynumda saklı Duyma beni seni dediğim için) Her alev kendini içinden yakar…
Bir elinde sigarası sarmalı Saçı başı sakalına karışmış Kara günün toprağınca cefalı Gözlerini döker durur hıçkırık…
15 / 70 gösteriliyor